Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > bir arpa boyu nedir, bir arpa boyu ne demek (bir arpa boyu nnd)

bir arpa boyu nedir, bir arpa boyu ne demek?

bir arpa boyu

  1. Çok az (gitmek veya yol almak): “Süfli gayeler, kütleleri ya oldukları yere mıhlayan ve bir arpa boyu ileri götürmeyen sefil isteklerdir.” -S. Ayverdi.

bir (nedir ne demek)

  1. Sayıların ilki.
  2. Bu sayıyı gösteren 1, I rakamlarının adı.
  3. Bu sayı kadar olan.
  4. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı).
  5. Tek.
  6. Beraber.
  7. Eş, aynı, bir boyda.
  8. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek.
  9. Yıldırım. Bulutdan buluta veya bulutdan yere elektrik boşanması.
  10. Kuyu. (Osmanlıca'da yazılışı: bi'r)
  11. (en) Stands for Bureau of Internal Revenue and is in charge of collecting all internal taxes.
  12. (en) British Institute of Radiology.
  13. (en) Single.
  14. (en) Some.
  15. (en) Mono-.
  16. (en) Uni-.
  17. (en) Unique.
  18. (en) Sole.
  19. (en) The same.
  20. (en) Owned in common.
  21. (en) United.
  22. (en) Such.
  23. (en) Only.
  24. (en) Certain.
  25. (en) İdentical.
  26. (en) İndifferent.
  27. (en) Solitary.

arpa (nedir ne demek)

  1. Buğdaygillerden bir bitki (Hordeum vulgare).
  2. Bu bitkinin ekmek ve bira yapımında kullanılan, hayvanlara yem olarak verilen taneleri.
  3. Buğdaygiller (Gramineae, Poaceae) familyasından, tohumları ve otsu kısımları hayvan yemi olarak kullanılan, ülkemizde geniş bir alanda kültürü yapılan, bir yıllık otsu bitki.
  4. Buğdaygiller familyasından, tohumları ve otsu kısımları hayvan yemi olarak kullanılan, enerji içeriği yüksek, yapısında bulunan beta glukanlar nedeniyle kanatlı rasyonlarında sınırlı kullanılan ülkemizde geniş bir alanda kültürü yapılan bir yıllık otsu bitki.
  5. (en) Barley.
  6. (en) Advanced Research Projects Agency.
  7. (en) Advanced Research Projects Agency The agency which initially sponsored the development of the ARPAnet, the forerunner of the Internet.
  8. (en) Advanced Research Projects Agency, part of DOD.
  9. (en) See: Defense Advanced Research Projects Agency.
  10. (en) Advanced Research Projects Agency Now called DARPA, the U S government agency that funded the ARPANET.
  11. (en) Advanced Research Projects Agency The US governmental agency responsible for creating the ARPANET, the ancestor of the Internet Now known as Defense Advanced Research Projects Agency.
  12. (en) The Defense Advanced Research Projects Agency is the central research and development organization for the Department of Defense It manages and directs selected basic and applied research and development projects for DoD, and pursues research and technology where risk and payoff are both very high and where success may provide dramatic advances for traditional military roles and missions and dual-use application.
  13. (en) Advanced Research Project Agency of the Department of Defense.
  14. (en) Advanced Research Projects Agency Research and development organization that is part of Department of Defense ARPA is responsible for numerous technological advances in communications and networking ARPA evolved into DARPA, and then back into ARPA again See also DARPA.
  15. (en) Advanced Research Project Agency USA's defense department agency.
  16. (en) Advanced Research Project Agency.
  17. (en) US Advanced Research Projects Agency This agency developed the first system of networked computers in the United States.
  18. (en) The Advanced Research Projects Agency , founded in 1957 by President Eisenhower and controlled by the U S Department of Defense, was part of the U S reaction to the Soviet Union's launch of Sputnik.
  19. (en) Abbreviation for Advanced Research Projects Agency.
  20. (en) Advanced Research Projects Agency An agency of the U S Department of Defense responsible for the development of new technology for use by the military ARPA was responsible for funding much of the development of the Internet we know today, including the Berkeley version of Unix and TCP/IP.
  21. (en) Common barley.
  22. (en) Barleycorn.
  23. (en) Money.
  24. (en) Dough.
  25. (en) Advance Research Projects Agency.
  26. (en) Advanced Research Projects Agency The governmental organization responsible for creating the beginnings of the Internet.
  27. (en) Sponsored a wide area network called ARPANET Today ARPA is called DARPA and the network is called The Internet.
  28. (en) Advanced Research Projects Agency of the U S Department of Defense ARPA funded research and experimentation with ARPANET, the predecessor to the Internet See also TCP/IP.
  29. (en) The Defense Advanced Research Projects Agency is the central research and development organization for the Department of Defense It manages and directs selected basic and applied research and development projects for DoD, and pursues research and technology where risk and payoff are both very high and where success may provide dramatic advances for traditional military roles and missions and dual-use applications.
  30. (en) This is the U S Advanced Research Projects Agency.
  31. (en) US governmental organization responsible for creating an experimental network which heralded the beginning of the Internet Now known as Defence Advanced Research Projects Agency.
  32. (fr) Orge commune
  33. (la) Hordeum vulgare

boyu (nedir ne demek)

  1. Kendi boyu kadar.
  2. (en) Height, length, linear measurement, size, bulk, stature; clan, tribe.

boy   US UK (nedir ne demek)

  1. Bir şeyin tabanı ile en yüksek noktası arasındaki uzaklık
    Örnek: Boyu uzundu, yalnız biraz fazla semizdi. Ö. Seyfettin
  2. Bir yüzeyde, en sayılan iki kenar arasındaki uzaklık, en, genişlik karşıtı.
  3. Uzunluk.
  4. Yol, ırmak, deniz kıyısı
    Örnek: Sınır boylarındaki şeyhlerin göğsünde İngiliz ve Alman nişanları yan yana idi. F. R. Atay
  5. Kumaş için ölçü.
  6. Uzaklık
    Örnek: Günde üç boy şehrin öbür ucuna gider, gelir. H. Taner
  7. Destan
    Örnek: Boy boyladı, soy soyladı. Dede Korkut
  8. Ortak bir atadan türediklerine inanılan toplumsal ve ekonomik ilişkilerinde anaerkil, ataerkil anlayışı uygulayan geleneksel topluluk, kabile, klan
    Örnek: Türk boyları birbirlerini kardeş tanıyorlar. O. S. Orhon
  9. Bir televizyon almacının, görüntülüğünün köşegen uzunluğuyla belirtilen büyüklüğü. (Bugüne değin ölçün bir televizyonboyu belirlenmemiştir. Çeşitli ülkelerde, genellikle en küçükten en büyüğe doğru sıralanan başlıcaboylar (köşegen uzunlukları) şöyledir: 7,5 cm, 13 cm, 28 cm, 32 cm, 36 cm, 41 cm, 43 cm, 44 cm, 48 cm, 51 cm, 59 cm, 61 cm, 63 cm, 65 cm. Buboylar, genellikle, cep televizyonu, el televizyonu, taşınabilir televizyon, salon televizyonu olarak kümelendirilir. En çok kullanılanboylar 44 cm, 51 cm, 59 cm, 61 cm'dir).
  10. Herhangi bir filmin, iki kenarı arasında kalan uzunlukla yani eniyle belirtilen büyüklüğü. (Belli başlı filmboyları şunlardır: 8 mm, büyük 8, 9,5 mm, 16 mm, 35 mm, 70 mm. Film alıcı ve göstericileri de buboylara göre belirlenir). TV
  11. Bir aşiretin kollarından her biri.
  12. Bk. yükseklik
  13. (en) Stature.
  14. (en) Male child, from birth to the age of puberty; a lad; hence, a son.
  15. (en) To act as a boy; in allusion to the former practice of boys acting women's parts on the stage.
  16. (en) Size, gauge, width, film size (gauge, format, dimension), raw stock dimension, format,.
  17. (en) Screen size, size of the picture screen.
  18. (en) Clan.
  19. (en) Extent.
  20. (en) Figure.
  21. (en) Length.
  22. (en) Size.
  23. (en) Tribe.
  24. (en) In various countries, a male servant, laborer, or slave of a native or inferior race; also, any man of such a race.
  25. (en) Offensive term for Black man; 'get out of my way, boy' a friendly informal reference to a grown man; 'he likes to play golf with the boys'.
  26. (en) Height.
  27. (en) Edge.
  28. (en) Bank.
  29. (en) Magnitude.
  30. (al) Format, Filmformat, Kinoformat,
  31. (al) Bildschirmformat, Schirmbreite, Schirmgrösse
  32. Erkek çocuk, oğlan
  33. Delikanlı
  34. Aşağ
  35. Oğlan, erkek (genç), delikanlı, erkek çocuk, oğul, erkek hizmetli

yükseklik (nedir ne demek)

  1. Yüksek olma durumu.
  2. Yükselti, irtifa.
  3. Geometrik biçimlerde, tabandan tepeye olan uzaklık.
  4. Almaçtaki resmin düşey uzunluğu.
  5. Bk. diklik
  6. (en) Height (of image), vertical size, image height, picture height, frame height.
  7. (en) Altitude.
  8. (en) Eminence.
  9. (en) Headroom.
  10. (en) Gradient.
  11. (en) Elevation.
  12. (en) Extent.
  13. (en) Height.
  14. (en) Highness.
  15. (en) Loftiness.
  16. (en) Rise.
  17. (en) Steepness.
  18. (en) Swell.
  19. (en) Acro-.
  20. (en) High ground.
  21. (en) Levelling up.
  22. (al) Bildhöhe

çok az (nedir ne demek)

  1. (en) Slightly.

çok (nedir ne demek)

  1. Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı
    Örnek: Bana matematik çok kolay geldi. F. R. Atay
  2. Aşırı bir biçimde
    Örnek: Sanırım ki anamı daha çok severim. M. Ş. Esendal
  3. (en) Much.
  4. (en) Many.
  5. (en) Very.
  6. (en) Awfully.
  7. (en) Badly.
  8. (en) Considerably.
  9. (en) Copious.
  10. (en) Dearly.
  11. (en) Dreadfully.
  12. (en) Too much.
  13. (en) Too many.
  14. (en) Bountiful.
  15. (en) Devilish.
  16. (en) Downright.
  17. (en) Galore.
  18. (en) Great.
  19. (en) Handsome.
  20. (en) İnfinite.
  21. (en) Like blazes.
  22. (en) Perfectly.
  23. (en) Power of.
  24. (en) Profu.
  25. (en) Plenty.
  26. (en) Plentiful.
  27. (en) Good.
  28. (en) Fair.
  29. (en) Like hell.
  30. (en) Deadly.
  31. (en) Heavy.
  32. (en) Abounding.
  33. (en) Abundant.
  34. (en) Affluent.
  35. (en) Ample.
  36. (en) Countless.
  37. (en) Dead.
  38. (en) Exuberant.
  39. (en) Hearty.
  40. (en) Hell of.
  41. (en) Helluva.
  42. (en) İnnumerable.
  43. (en) Lavish.
  44. (en) Multitudinous.
  45. (en) Numerous.
  46. (en) Piping.
  47. (en) Plenteous.
  48. (en) Precious.
  49. (en) Eminently.
  50. (en) Enormously.
  51. (en) Exceedingly.
  52. (en) Excess.
  53. (en) Extreme.
  54. (en) Extremely.
  55. (en) Full.
  56. (en) Greatly.
  57. (en) Hard.
  58. (en) Heartily.
  59. (en) Highly.
  60. (en) Hugely.
  61. (en) İmmensely.
  62. (en) Jolly.
  63. (en) Large.
  64. (en) Madly.
  65. (en) Manifold.
  66. (en) Most.
  67. (en) Multiple.
  68. (en) Myriad.
  69. (en) Positively.
  70. (en) Power.
  71. (en) Profoundly.
  72. (en) Profuse.
  73. (en) Rich.
  74. (en) Roaring.
  75. (en) Simply.
  76. (en) Soaking.
  77. (en) Sorely.
  78. (en) Stinking.
  79. (en) Substantially.
  80. (en) Such.
  81. (en) Terribly.
  82. (en) Terrifically.
  83. (en) Umpteen.
  84. (en) Uncommonly.
  85. (en) Unduly.
  86. (en) Unusually.
  87. (en) Vast.
  88. (en) Vastly.
  89. (en) Whacking.
  90. (en) Wildly.

yol (nedir ne demek)

  1. Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmek için aşılan uzaklık, tarik.
  2. Karada insanların ve hayvanların geçmesi için açılan veya kendi kendine oluşmuş, yürümeye uygun yer
    Örnek: Bahçeleri bahçelere toprak yollar bağlardı. Ç. Altan
  3. Genellikle yerleşim alanlarını bağlamak için düzeltilerek açılmış ulaşım şeridi
    Örnek: Yolda oynayan çocuklara ne olduğunu sordu. Ö. Seyfettin
  4. İçinden veya üstünden bir sıvının geçtiği, aktığı yer.
  5. Gidiş çabukluğu, hız.
  6. Davranış, tutum, gidiş veya davranış biçimi
  7. Uyulan ilke, sistem, usul, tarz, tarik.
  8. Yolculuk.
  9. Kolcuğun veya anahtarın konumlarından her biri.
  10. Elektronlar, iyonlar veya moleküller gibi taneciklerin hareket ettiği iz, patika.
  11. İnsanların, bir yerden başka bir yere gitmek üzere üzerinden ya da içinden geçtikleri, yerleşim yerlerinin gelişme doğrultusunu yakından etkileyen ve düzentasarlarda önemli bir öge oluşturan yerler.
  12. (en) İtinerary.
  13. (en) Road.
  14. (en) Access.
  15. (en) Artery.
  16. (en) Course.
  17. (en) Dodge.
  18. (en) Lane.
  19. (en) Alley.
  20. (en) Form.
  21. (en) Frontager.
  22. (en) Measure.
  23. (en) Way, road.
  24. (en) Way.
  25. (en) Angle.
  26. (en) Approach.
  27. (en) Avenue.
  28. (en) Channel.
  29. (en) Cutting.
  30. (en) Expedient.
  31. (en) Gateway.
  32. (en) Handle.
  33. (en) Journey.
  34. (en) Meatus.
  35. (en) Outlet.
  36. (en) Path.
  37. (en) Route.
  38. (en) Tack.
  39. (en) Thoroughfare.
  40. (en) Trail.
  41. (en) Walk.
  42. (en) Weigh.
  43. (en) Wise.
  44. (en) Line.
  45. (en) Manner.
  46. (en) Means.
  47. (en) Method.
  48. (en) Mode.
  49. (en) Order.
  50. (en) Process.
  51. (en) Recipe.
  52. (en) Rule.
  53. (en) Streak.
  54. (en) Ways.
  55. (en) Street.
  56. (en) Stripe.
  57. (en) Passage.
  58. (en) System.
  59. (en) Proprieties.
  60. (en) Sort.
  61. (en) Tracing.
  62. (en) Track.
  63. (fr) Chemin, voie
  64. (fr) Trajectoire

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.013