|
bir alem
-
Kendine özgü bir niteliği olan
Örnek:
Bir âlem bu toprakların üstü. B. Necatigil
-
Sayıların ilki.
-
Bu sayıyı gösteren 1, I rakamlarının adı.
-
Bu sayı kadar olan.
-
Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı).
-
Tek.
-
Beraber.
-
Eş, aynı, bir boyda.
-
Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek.
-
One. single. some. one. single. mono-. uni-. un.
-
One. single. some. mono-. uni-. un.
-
One. single. a. an. unique. sole. the same. owned in common. united. such a. only. any. certain. identical. indifferent. solitary. some. the.
-
Stands for Bureau of Internal Revenue and is in charge of collecting all internal taxes.
-
British Institute of Radiology.
-
Bayrak.
-
Minare, kubbe, sancak direği vb. yüksek şeylerin tepesinde bulunan, madenden yapılmış ay yıldız veya lale biçiminde süs, ayça.
-
Yeryüzü ve gökyüzündeki nesnelerin oluşturduğu bütün, evren.
-
Dünya, cihan
Örnek:
İnsan âlemde, hayal ettiği müddetçe yaşar. Y. K. Beyatlı
-
Aynı konu ile ilgili kimseler.
-
Bu kimselerin uğraşlarının bütünü
-
Hayvan veya bitkilerin bütünü.
-
Durum ve şartlar.
-
Herkes, başkaları
-
Ortam, çevre
-
Canlıların sınıflandırılmasında sınıflandırmanın ilk basamağı için kullanılan terim. Canlılarâlemi, regnum.
-
Biyolojik sınıflandırmanın en üst sınırı.
-
Bayrak, sancak.
-
İm iz, nişan.
-
Yüksek dağ.
-
Minare tepesi.
-
Universe. world. kingdom. class of beings. state. condition. party. booze. booze-up. entertainment. spree. junket. razzle-dazzle. whoopee. bat. bender. binge. blast. blind. blow-out. burst-up. bust. buster. carousal. creation. jollification. nature.
-
Binge. blowout. jamboree. kingdom. merrymaking. orgy. revelry. spree. flag. the crescent and the star on top of a minaret.
-
The imperial standard of the Turkish Empire.
-
World. universe. state. condition. field. people. the public. banner. kingdom. macrocosm. rave. rave up.
-
Combination of individual and whole class approach which helps to integrate students with special needs into the classroom.
-
World So Addis Alem is 'New World' and Madane Alem is 'Savior of the World '.
-
The crescent made out of bronze or copper which is placed on the domes and at the peak of the mosques and minarettes.
-
kingdom
-
régne
-
Regnum: dominyon
-
regnum
-
Bir kimse veya şeye özgü olan, kendine mahsus, kendine has.
-
Distinctive, specific, typical
-
Birine, bir şeye ait olan, belli bir kimsede veya şeyde bulunan, has, mahsus
Örnek:
Hepsi de halis sporculara özgü sevimli bir çocukluk ve candanlık içinde kocamışlardı. H. Taner
-
Bir özdek ya da işlemin özelliklerine ilişkin.
-
Peculiar to. particular. special to. appropriate. endemic. incidental. indigenous.
-
Particular. peculiar. proper. special.
-
Peculiar to. unique to. special to. peculiar. proper. special. specific.
-
characteristic
-
caractéristique
-
Olmak eyleminin şimdiki zaman ortacı.
-
[Olan] pron. one
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|