Nedir ne demek sorularına kısa cevaplar

Ana Sayfa > biletli nedir ne demek, biletlinin anlamı

biletli nedir

nedir  -  ingilizce  -  fotoğraf  -  web araması  -  bulmaca  -  bis  -  matematik  -  sembol

biletli

  1. Yüksek, uzak veya geçilmesi güç bir yerin öte yanına geçmek
    Örnek: İki gündür sarp dağ yollarından aşıyoruz. F. R. Atay
  2. Süre geçmek, bitmek, sona ermek
    Örnek: Üstelik çekingenliğin de kaybolmuş, hatta sokulganlığı aşarak girişkenlik derecesini bulmuştu. T. Buğra
  3. Erkek hayvan dişisiyle çiftleşmek.
  4. Görünmeden kaçmak.
  5. Bileti olan.
  6. Bilet kullanılan.

yüksek (nedir)

  1. Altı ile üstü arasındaki uzaklık çok olan
    Örnek: ... mekik dokuduğu yüksek bez tezgâhından kalktı. Ö. Seyfettin
  2. Belirli bir yere göre daha yukarıda bulunan
    Örnek: İri kanatları ile bir kaşıkçı kuşu çok yükseklerde tur atıyor. H. Taner
  3. Güçlü, etkili, şiddetli.
  4. Derece veya makamı bakımından üstün.
  5. Normal değerlerin üstünde olan, çok
    Örnek: Türk milletinin karakteri yüksektir. Atatürk
  6. Erdemli, faziletli.
  7. Toplum içinde para, ün vb. bakımından üstünlüğü olan.
  8. Yukarıda, üst tarafta olan yer
    Örnek: Yüksekten avluya açılmış iki pencereden aydınlık alıyordu. M. Ş. Esendal
  9. yüksek ne demek (en) Elevated. exalted. high. highrise. lofty. loud. spheric. stately. superior. tall. acro-. hyper-. above. over. (sadece ingilizce sonuçlar)
  10. yüksek ne demek (en) Dominant. eminent. grand. high. lofty. noble. precipitous. rarefied. superior. tall.
  11. yüksek ne demek (en) High. eminent. great. high- level. lofty. moor. noble.

uzak (nedir)

  1. Gidilmesi çok süren, çok ötelerde bulunan, ırak, yakın karşıtı
    Örnek: Mualla, uzaklardan bir ses duyar gibi oldu. P. Safa
  2. Arada çok zaman bulunan.
  3. Eli, gücü veya hükmü yetişmez.
  4. İhtimali az olan.
  5. Ayrı, birbiriyle yakın ilgisi olmayan
    Örnek: Ne iyi! Sizinle birlikte uzak şeylerden bahsedebileceğiz. P. Safa
  6. Yer.
  7. Uzak yer.
  8. uzak ne demek (en) Far. distant. remote. out-of-the-way. faraway. off. back. far-off. outlandish. outlying. recluse. standoffish. away. far away. far. afar. aloof. far off. insofar. off. a long way off.
  9. uzak ne demek (en) Afar. aloof. back. cool. distant. far. faraway. farther. off. out. outlying. remote. far-off. off the beaten track. out-of-the-way. improbable. unlikely. outside. distance place. far off. distant place. the distance.
  10. uzak ne demek (en) Remote. far. out- of-reach. outlandish. wide.


Hakkında  -  İletişim  -  Yasal Konular  -  Son Eklenenler  -  Araçlar

© Nedir Ne Demek, 2.0.019
Bunları kaçırmayın!