|
bildirmelik bölümleme çizelgesi
-
Gümrük bildirmeliklerinde yer alan malların düzen ve bölümlendirilişine ilişkin çizelge, a. bk. Brüksel Mal Bölümleme Çizelgesi.
-
Tariff nomenclature
-
Nomenclature traifaire
-
Yasama organının ya da yasaların görev ve yetki verdiği kuruluşların meydana getirdiği eder göstergeci. [Belediyeler gibi].
-
Autonomous tariff system
-
Autonome système
-
Bölümlemek işi, sınıflama, tasnif.
-
Aralarında dizgesel bağıntılar olan öğe, özdek, aygıt vb. nesneleri amaca göre kümelere ayırma ya da uygun kümelerde birleştirme.
-
classification
-
Çizgilerle bölümlere ayrılmış kâğıt, cetvel.
-
Kadro, kademe, basamak ve derecelerin yer aldığı liste.
-
Birbiriyle ilgili verilerin toplu ve düzenli sunumu.
-
Chart. table. graph. exploded view.
-
Schedule. table. chart tablo.
-
Table. chart. form.
-
Bir ülkeye giren veya bir ülkeden çıkan mal ve eşya üzerinden alınan vergi.
-
Bir verginin alınması işlemiyle uğraşan devlet kuruluşu.
-
Bir ülkenin giriş ve çıkışında gümrük denetim ve gözetiminin yapıldığı yer
Örnek:
Sayfaları girip çıktığı gümrüklerin dalgalarıyla dolu pasaportlar eskitti. N. Cumalı
-
Eşya ve kişilerin ülke sınırlarından giriş ve çıkışlarında denetimlerinin yapıldığı ve vergilerin tahakkuk ettirildiği kamu kuruluşu.
-
Bk.Gümrük vergisi
-
Customs. customhouse.
-
customs.
-
Customs. duty. tariff. customs house. clear in. customhouse.
-
Customs, duty
yer
(nedir ne demek)
-
Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân
Örnek:
İzinsiz bir yere gitmek ne haddime? M. Ş. Esendal
-
Gezinilen, ayakla basılan taban
Örnek:
Ayıp bir şey gördü mü kulaklarına kadar kızarıyor, gözünü yerde bir noktaya dikip öylece kalakalıyordu. H. Taner
-
Bulunulan, yaşanılan, oturulan şehir, kasaba, mahalle
-
Durum, konum, vaziyet.
-
Ülke, bölge.
-
Görev, makam
Örnek:
Askerden gelirse bakalım bir yere yerleştirebilecek miyiz? M. Ş. Esendal
-
Önem.
-
Yerküre.
-
Dışarıdaki çevirimlerin gerçekleştirildiği uzay.
-
location
-
Terraneous. earth. premises. footing. whereabouts. glebe. ground. locale. locality. location. locus. mother earth. place. position. post. quarter. room. seat. site. situation. situs. slot. space. spot. stand. standing. station. stead. terrain. ubiety.
-
Ground. earth. landmark. locality. location. place. point. position. room. seat. site. situation. space. spot. stand. station. stead.
-
Location. floor space. ground. land. lieu. locale. locality. locus. place. room. seat. slot. spot. spot of land. station. stead. terrain. way. world.
-
Aufnahmegelande, Aufnahmeort, Drehort, Schauplatz, Standort, Motiv, Originalmotiv
-
Heu
-
Önce, evvel (Eski Kullanım)
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|