|
bildik
-
Tanıdık (kimse veya şey)
Örnek:
İstanbullu bir bildikte misafirim. R. N. Güntekin
-
Acquaintance. known.
-
Tanışılıp konuşulan (kimse), bildik, tanış
Örnek:
Mart başlayalı kırkını geçmiş nice tanıdıklarım hastalandı. A. Haşim
-
Daha önceden bilinen, görülen, aşina
Örnek:
Yanaştığımız iskeleden birtakım dost ve tanıdık çehreler bana doğru uzanmış, gülümsüyor... Y. K. Karaosmanoğlu
-
Familiar. friend at court. acquaintance. contact. friend. contact man.
-
Acquaintance. familiar.
-
Acquaintance. speaking acquaintance.
-
Tanışma, tanıma, tanıdık; bilgi
-
Tanıdık, bildik
-
İyi bilme
-
Haber, bilgi, malumat
-
tanış.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|