Nedir Ne Demek Sözlük
Ana Sayfa > biçilen tarlada kalan kökler nedir, biçilen tarlada kalan kökler ne demek, biçilen tarlada kalan köklerin anlamı, ingilizcesi (biçilen tarlada kalan kökler nnd)

biçilen tarlada kalan kökler nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.








biçilen tarlada kalan kökler

  1. (en) Stubble

tarla (nedir)

  1. Tarıma elverişli olan, sınırlı ve belirli toprak parçası
    Örnek: Kulübelerinize ve tarlalarınıza ne kadar üzülseniz yeridir. R. E. Ünaydın
  2. Deniz hayvanlarının çok olduğu yer.
  3. Tarım coğrafyasında, dar anlamıyla "sürülen, ekilen" toprak.
  4. (en) Plantation
  5. (en) Field. arable field. infield.
  6. (en) Field. arable field. garden bed.
  7. (en) Arable field. grounds. plantation.
  8. (en) Field
  9. (fr) Champ

kalan (nedir)

  1. Kalma işini yapan.
  2. Artan, mütebaki
    Örnek: Kalan on lirayı Aliş'e verdim. Halikarnas Balıkçısı
  3. Bir çıkarmanın sonucu.
  4. Bölme işleminde bölünenden artan sayı.
  5. Bakıyye (bk. artan, artık).
  6. (en) Remaining. left behind. residual. residuary. surviving. vestigial. over. remainder. leftover. rest. balance. residual. residue. residuum. rump. arrears.
  7. (en) Remainder. residual. residue. rest. remaining. the remainder.
  8. (en) The sea otter.
  9. (en) Balance. remainder. remainder. the rest. abiding. leavings. remanet.

kökler (nedir)

  1. Usûl, asıllar.

kök (nedir)

  1. Bitkileri toprağa bağlayan ve onların, topraktaki besi maddelerini emmesine yarayan klorofilsiz bölüm.
  2. Süsende olduğu gibi yer üstüne sap çıkaran çok yıllık yer altı gövdesi.
  3. Bazı şeylerde dip bölüm.
  4. Köküyle ve sapıyla çıkarılan bitkilerde tane.
  5. Dip, temel, esas
    Örnek: Ta gölden başlayan tipi ve fırtına Şebben'in sıcak evini kökünden sarsıyordu. H. E. Adıvar
  6. Kaynak, köken
  7. Bir kimseyi bir yere bağlayan manevi temel güçlerin bütünü.
  8. Kelimenin her türlü ekler çıkarıldıktan sonra kalan anlamlı bölümü: Yaptırmak kelimesinde kök, yap- bölümüdür.
  9. Sazı kurmaya yarayan burgu, kulak.
  10. Sap.
  11. (en) Radical. root. fang. origin. base. etymon. ground form. radical. radical word. radix. grass roots. rhizo-.
  12. (en) Radical. root. fang. origin. base. etymon. ground form. radical word. radix. grass roots. rhizo-. offshoot.
  13. (en) Root. origin. radical. root. soul. stump.

stubble (nedir)

  1. I. ekin dibi, anız; anızlık; uzamış tıraş. stubbly s. tıraşsız sakal gibi.
  2. I. anız, biçilen tarlada kalan kökler, traşı gelmiş sakal, fırça gibi sakal, anızlı tarla

elverişli (nedir)

  1. Uygun, işe yarayan, müsait
  2. (en) Suitable. convenient. sufficient. favourable. practicable. opportune. adequate. auspicious. practical. propitious. prosperous. streamlined. susceptible.
  3. (en) Adequate. convenient. favourable. fit. practical. right. satisfactory. strategic. suitable.
  4. (en) Convenient. suitable. adequate. convenable. economic. effective. efficient. eligible. favo u rable. fit. handy. opportune. practicable. practical. propitious. prosperous. ready made. serviceable. strategic. sufficient. usable. workable.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  İletişim

© NND Sözlük (Nedir Ne Demek Sözlük)