Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > beyyine suresi nedir, beyyine suresi ne demek (beyyine suresi nnd)

beyyine suresi nedir, beyyine suresi ne demek?

beyyine suresi

  1. Kur'an-I Kerim'in 98. suresi olup "Kayyime, Münfekkin, Beriyye, Lemyekün" Suresi gibi isimlerle de söylenir. (Osmanlıca'da yazılışı: beyyine sûresi)

beyyine (nedir ne demek)

  1. Bir olayın doğruluğunu ortaya koyabilen yöntem.
  2. Duruşma sırasında bir düşünceyi gerçekleştirmek için başvurulan belge, kanıt, tutamak, delil.
  3. Bk. bilit
  4. Tanıt. ~ külfeti: tanıt yükü.
  5. (en) Evidence.
  6. (en) Proof.
  7. (en) Argument.
  8. (en) Conclusive argument.

bilit (nedir ne demek)

  1. Bir bilgiyi sağlamlaştırmak üzere tanıklığına başvurulan kişi ya da belge; bir çıkarımın bir savın geçerlenmesi ya da çürütülmesi amacıyla kullanılan sağlayıcı bilgi.
  2. (en) Evidence.

sure   US UK (nedir ne demek)

  1. Kur'an'ın yüz on dört bölümünden her biri
  2. Kur'an-I Kerim'in 114 bölümünden her biri.
  3. (en) Sura.
  4. (en) Certainly knowing and believing; confident beyond doubt; implicity trusting; unquestioning; positive.
  5. (en) Certain to find or retain; as, to be sure of game; to be sure of success; to be sure of life or health.
  6. (en) Fit or worthy to be depended on; certain not to fail or disappoint expectation; unfailing; strong; permanent; enduring.
  7. (en) Betrothed; engaged to marry.
  8. (en) Free from danger; safe; secure.
  9. (en) In a sure manner; safely; certainly.
  10. (en) Physically secure or dependable; 'a sure footing'; 'was on sure ground' certain not to fail; 'a sure hand on the throttle' infallible or unfailing; 'a sure sign of one's commitment' worthy of trust or confidence; 'a sure friend'.
  11. (en) Definitely or positively ; 'the results are surely encouraging'; 'she certainly is a hard worker'; 'it's going to be a good day for sure'; 'they are coming, for certain'; 'they thought he had been killed sure enough'; 'he'll win sure as shooting'; 'they sure smell good'; 'sure he'll come'.
  12. (en) Having or feeling no doubt or uncertainty; confident and assured; 'felt certain of success'; 'was sure she had seen it'; 'was very sure in his beliefs'; 'sure of her friends'.
  13. (en) Exercising or taking care great enough to bring assurance; 'be certain to disconnect the iron when you are through'; 'be sure to lock the doors'.
  14. (en) Certain to occur; destined or inevitable; 'he was certain to fail'; 'his fate is certain'; 'In this life nothing is certain but death and taxes'- Benjamin Franklin; 'he faced certain death'; 'sudden but sure regret'; 'he is sure to win'.
  15. (en) Physically secure or dependable; 'a sure footing'; 'was on sure ground'.
  16. (en) Capable of being depended on; 'a quick and certain remedy'; 'a sure way to distinguish the two'; 'wood dust is a sure sign of termites'.
  17. (en) Worthy of trust or confidence; 'a sure friend'.
  18. (en) İnfallible or unfailing; 'a sure sign of one's commitment'.
  19. (en) Certain not to fail; 'a sure hand on the throttle'.
  20. (en) İmpossible to doubt or dispute; 'indisputable proof'.
  21. Muhakkak, şüphesiz
  22. Olumlu, müspet
  23. Kesin, kati
  24. Emin, sağlam, güvenilir
  25. Sabit, metin
  26. Nad
  27. Kesinlikle, tabii

kuran (nedir ne demek)

  1. İslam dininin temel ilkelerini, hz. muhammet'e gönderilen tanrı buyruklarını içeren, müslümanlığın temel kitabı, kelamıkadim, mushaf.
  2. Kur'an-ı Kerim
    Örnek: Yeni icatların hepsine dair Kur'an'da ve daha başka din kitaplarında işaretler bulmak huyundan da vazgeçemez. R. N. Güntekin
  3. (Kur. C.) f. Körler. amalar. (Osmanlıca'da yazılışı: kûrân)
  4. Allah (C.C.) tarafından Hz. Muhammed Aleyhissalatü Vesselama Cebrail Aleyhisselam vasıtası ile (yani vahiyle) gönderilen ve beşeriyetin bütün saadet düsturlarını havi en mukaddes ve en son kitab-ı semavidir. Din ve dünyanın nizamını en iyi şekilde bildirir, kainatın neden ve niçin yaratıldığını ve hikmetlerini beyan eder. Başıboşluk ve serserilikten kurtarıp ibadet ve taata, emniyet ve nizama ve saadete sevkeder ve insanın ebedi selametine vesile olur. (Osmanlıca'da yazılışı: kur'an)
  5. (en) Qur'an.
  6. (en) Builder.
  7. (en) Alcoran.
  8. (en) Koran.
  9. (en) Koran, Alcoran, Quran, sacred book of the Muslims which serves as the foundation for the Islamic religion.

beriyye (nedir ne demek)

  1. Halk. Mahluk. İnsan.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.022