|
beyin kanaması
-
Beyni besleyen damarlardan bir veya birkaçından dışarı kan sızması sonucu, beslenen bölgenin çalışmaz duruma gelmesi
Örnek:
Bir beyin kanaması ile ölen Cenap Şehabettin... A. Ş. Hisar
-
Beyin damarlarının travmatik sebeplerle veya damar lezyonları yırtılması sonucu oluşan beyinde biçimlenen kanama, serebral hemoraji, serebral apopleksi. Büyüklüğü ve biçimlendiği bölgeye göre bilinç kaybı, felç ve eş güdüm bozukluğuna sebep olur.
-
apoplexy.
-
Cerebral hemorrhage.
-
Brain hemorrhage
-
Kafatasının üst bölümünde beyin zarı ile örtülü, iki yarım yuvar biçiminde sinir kütlesinden oluşan, duyum ve bilinç merkezlerinin bulunduğu organ, dimağ.
-
Muhakeme, usa vurma.
-
Bir şeyi yönetmede önemli görevi olan kimse.
-
Akıl, anlayış.
-
Bilgisi, eğitimi, düşüncesi yüksek düzeyde olan kimse
-
Omurgalılarda kafatası içindeki merkezi sinir sisteminin bir bölümü
-
Omurgalı hayvanların sinir sisteminin kafatası içinde bulunan merkez bölgesi.
-
Omurgasız hayvanlarda yutağın ve sindirim borusunun üzerindeki büyük sinir düğümü olan ganglion. Serebrum.
-
Sinir sisteminin kafatası içerisinde kalan ve büyük beyin, beyincik ve beyin sapı olmak üzere üç kısma ayrılan merkez
-
Cerebral. brain. encephalic. brain. cerebrum. brains. intelligence. gray matter. grey matter. loaf. mastermind. sensorium.
-
Bean. brain. cerebrum. head. loaf. mind. brains. cerebral.
-
Brain. mind. intelligence. noddle.
-
brain
-
Hirn, Gehirn
-
encéphale
-
cerebrum:beyin
-
Kanamak işi, nezif
Örnek:
Burun kanaması, diş kırılması, ötede beride ufak tefek sıyrıklar ve şişler. R. N. Güntekin
-
Kanın veya alyuvarların kalp ve damarlar dışına çıkması, hemoraji.
-
Bleeding. loss of blood. haemorrhage. hemorrhage.
-
Bleeding. hemorrhage.
-
Hemorrhage, bleeding
-
Alimentary, giving sustenance
dışarı(nedir ne demek)
-
Dış çevre, dış yer, hariç, içeri karşıtı
Örnek:
Dışarıda yağmur yağıyor. S. F. Abasıyanık
-
Kişinin konutundan ayrı olan yer
Örnek:
Dışarıda, çocuklar birdirbir oynamaya dalmışlardı. A. İlhan
-
Yurt dışı
Örnek:
Dışarıyla iyi geçiniyorduk, Yunanlılarla az kalsın birleşecek kadar sıkı fıkı idik. B. Felek
-
Dışa, dış çevreye
Örnek:
Artık komutanlardan başka hiç kimse dışarı çıkmazdı. A. İlhan
-
Out. outside of. forth. outside. exterior.
-
Clear. forth. out. outside. exterior. abroad.
-
Out. the outside. exterior. abroad. outdoors. forth.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|