Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > beyaz dizi nedir, beyaz dizi ne demek, beyaz diziin anlamı, ingilizcesi (beyaz dizi nnd)

beyaz dizi nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






beyaz dizi

  1. Genellikle sevgi konularını basit bir biçimde işleyen romanlardan oluşan dizi
    Örnek: Okuduğu kitaplar, beyaz ya da pembe dizi türü şeyler değildi. E. Bener
  2. (en) Soap opera

beyaz (nedir ne demek)

  1. Ak, kara, siyah karşıtı.
  2. Bu renkte olan
    Örnek: Müdür, arkasına beyaz bir gömlek giymiş, ellerini de göbeğinin üstünden kavuşturmuş. M. Ş. Esendal
  3. Irktan olan kimse
  4. Baskıda normal karalıkta görünen harf çeşidi.
  5. Beyaz ırktan olan kimse
  6. Kar rengi, ak.
  7. Mec. Temiz, lekesiz.
  8. (en) White. hoar. white part. heroin. white. leuco-.
  9. (en) White. white person. heroin. snow.
  10. (en) White. fair-skinned. blank paper.

dizi (nedir ne demek)

  1. Bir iplik veya tel üzerine dizilmiş inci, boncuk vb.nin oluşturduğu bütün, sıra.
  2. Herhangi bir bakımdan bir bütün oluşturan şeylerin tümü, seri
    Örnek: İşte bütün eserlerini bir araya toplayacak olan bu dizinin başına yazılacak ön söz. A. Ş. Hisar
  3. Yan yana, art arda veya zaman sırasına göre sıralanmış birbiriyle ilişkili nesne veya olayların oluşturduğu bütün sıra.
  4. Aynı söz dizimsel bağlam içinde birbirinin yerini alabilecek olan ve güçlü bir karşıtlık bağlantısı kuran ögelerin oluşturduğu bütün, paradigma.
  5. Saf durumundaki bir kıtada, birbiri arkasında duran erler.
  6. Değerleri artarak veya eksilerek art arda gelen terimler takımı.
  7. Bir oktavın içinde sıralanan sekiz sesin bütünü.
  8. film.
  9. Dizi film.
  10. Oturma yeridizisi.
  11. Konu, tutum, deyiş yönünden birbirine bağlı olan; aynı oyuncular, aynı çevirim takımıyla gerçekleştirilen filmler. TV
  12. Birbirinin devamı olan, aynı takım ve genellikle aynı oyuncular tarafından gerçekleştirilen televizyon izlenceleri
  13. Konusu kendi içinde bir izlence dolduracak biçimde parçalara ayrılmış, her biri öbürünün devamı olarak belirli aralıklarla yayınlanan televizyon izlencesi.
  14. Genel olarak aynı kişi ya da kuruluşça yayımlanan, ortak bir konuyu değişik açılardan ya da değişik bölümleriyle inceleyen yapıtların oluşturduğu bütün.
  15. (en) Series, 2-
  16. (en) serial
  17. (en) Batch. battery. course. line. range. rank. row. sequence. series. string. succession. tier. serial. paradigm. scale. progression. file.
  18. (en) array.
  19. (en) Series. file. range. rank. row. series. string. line. scale. progression. train. linkage. configuration. tier. bank. gear. layer. queue. form. formation. lineup. catena. tail. strand. skein. ordinal. course. alignment. strung.
  20. (en) row
  21. (en) series
  22. (al) Serie, Filmserie,
  23. (al) Reihe, Fortsetzungsreihe, Fortsetzungserie,
  24. (al) Sendefolge, Sendereihe, Fernsehserie
  25. (fr) 1-2. série, 3. feuilleton (télévisé)
  26. (fr) rang

diz (nedir ne demek)

  1. Kaval, baldır ve uyluk kemiğinin birleştiği yer
    Örnek: Köşeye yaslanmış, bir dizini altına almış, öteki dizini dikmiş, kolunu da uzatmış, anlatıyordu. M. Ş. Esendal
  2. Oturulduğunda uyluğun üst yanı.
  3. Diz kapağı kemiğini kapsayan, tibya ile femur arasında kalan bölge.
  4. Uyluk kemiğiyle kaval kemiği arasındaki diz kapağını kapsayan bölge, genu.
  5. (en) knee.
  6. (en) knee
  7. (en) stifle
  8. (en) genu
  9. (fr) genou

genellikle (nedir ne demek)

  1. Genel olarak, büyük bir çoğunlukla, çoğu kez, çoğunlukla, çoklukla, ekseri, ekseriya, ekseriyetle, umumiyetle.
  2. (en) Generally. usually. normally. in general. on the whole. largely. at large. as a general rule. as a rule. by and large. exoterically. for the most part. ordinarily.
  3. (en) Commonly. generally. ordinarily. usually. in general. mostly. as a rule. more often than not umumiyetle.
  4. (en) Usually. in general. persuasive advertising. by and large. authorized capital. generally. generally speaking. mostly. normally. ordinarily. for the most part. passenger service agent. principally. quick fix. widely.

sevgi(nedir ne demek)

  1. İnsanı bir şeye veya bir kimseye karşı yakın ilgi ve bağlılık göstermeye yönelten duygu
    Örnek: Sevgi ve dostluk şu dünyada o kadar az bulunan şeyler ki. H. Taner
  2. 1- (Genel olarak) Hoşa giden bir şeye eğilim; tutkuya dek varabilen bir ruh durumu. Türlü biçimleri: a. Karşı cinse karşı duyulansevgi. b. Çocuğa karşı duyulansevgi. c. Bir nedene dayandırılamayan duygudaşlık (sympathie), d. Uzun süre içinde oluşup gelişen kişisel gönül dostluğu, e. Doğaya vb. lerine duyulansevgi. 2- (Felsefede) Eski Yunan felsefesindesevgi evrende birleştirici ilkedir (Empedokies), Platon'da güzele duyulansevgi (Eros) ideaların bilgisine götüren yoldur. Hıristiyanlıkta: yardım elini uzatma anlamındakisevgi (Caritas) ve hastalara, acı çekenlere, yoksullara duyulansevgi (agape), yakınsevgisi, giderek hiç bir ayırma yapmaksızın tüm insanlara gösterilensevgi (insanlıksevgisi) ve Tanrısevgisi; çağımızda Max Scheler'in felsefesindesevgi temel kavramlardan biridir; Scheler'in baş sorunu olan kişiliğin asıl özüsevgi olduğu gibi, insanları birbirine bağlayan dasevgidir; kendi içine çekilmiş ayrık yaşayan kişi değil, dünyaya ve insanlarasevgi ile yönelen kişi, yine böyle kendisi gibi sevebilen kişilerle kendini bir-duyan kişi değer taşır.
  3. Bir şeye veya bir kimseye karşı duyulan sevme duygusu.
  4. (en) Affections. love. affection. sympathies. compassion. attachment. dearness. fondness. sympathy. piety.
  5. (en) Fondness. affection. endearment. love. predilection.
  6. (en) Love. affection. amity. attachment. endearment. fancy.
  7. (en) love
  8. (fr) amour
  9. (la) Amor, caritas

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük