|
beti
-
Resim ve heykel sanatlarında varlıkların biçimi.
-
(Resim, Heykel) Resim ve heykel sanatlarında insan ve hayvan biçimlerine verilen ad.
-
Varlıkların, doğadaki görünüşlerinin kalem, fırça gibi araçlarla kâğıt, bez vb. üzerinde yapılan biçimleri
Örnek:
Konulu resim parçaları kendiliğinden ve doğru olarak yan yana gelivermiş, hikâye ortaya çıkmıştı. T. Buğra
-
Bunu yapmak için gerekli yöntemleri öğreten sanat
-
Fotoğraf
-
Bazı eşyadan ve işlerden alınan vergi veya harç
-
Tören.
-
Film üzerinde çerçeve içinde yer alan fotoğraflardan her biri
-
Bir canlıresim için çizilenresimlerin her biri. TV
-
Almaç görüntülüğünde, görüntülüğün üst satırdan alt satıra değin taranması sonunda oluşan görüntü
-
İzleyicinin almaç görüntülüğünde gördüğü, izlediği görüntünün en ufak birimi.
-
Bk. görüntü
-
Öğrencilere gözlem, izlenim ve imgelemleri ile duygu ve tasarımlarınıresimle anlatabilme bilgi, beceri ve yetisini kazandırmak; sanat yapıtlarını değerlendirmek için gerekli ölçüleri kavramaları konusunda onlara yardımcı olmak; boş zamanlarını yararlı biçimde geçirmelerini sağlayacak güzel bir uğraşı alanını sevdirmek amacıyla türlü okul programlarında yer alan ders.
-
Cartoon, drawing, 3-
-
Television picture (image)
-
Picture, frame, image, photographie image, film image, single frame,
-
Picture. pictorial. picture. figure. drawing. painting. photo. image. illustration. tableau. tablature. dues. tax. effigy. likeness.
-
Drawing. illustration. pattern. picture. valentine. photograph. design. painting. photo fotoğraf. due. tax. toll.
-
Duty. picture. drawing. painting. fresco. mosaic. print. art of drawing or painting pictures. impost. ceremony. image. plan. figure. chart. drafting. plotting. design. draught. graphic. plate. aspect. device. tableau. due. levy. rate. charge. fee. excise.
-
drawing
-
Bild, Filmbild, Einzelbild, Vollbild, Aufnahme,
-
Zeichnung, "Cartoon", 3-
-
Fernsehbild
-
Photogramms, vue, cadre, image,
-
Dessin, "cartoon",
-
İmage de télévision
heykel(nedir ne demek)
-
Taş, tunç, bakır, kil, alçı vb. maddelerden yontularak, kalıba dökülerek veya yoğrulup pişirilerek biçimlendirilen eser, yontu
Örnek:
Harabenin ortasında bir Afrodit heykeli bulunduğunu hayal meyal hatırlıyor. R. H. Karay
-
(Heykel) Taş, tunç, ağaç, kil, alçı vb. gereçlerden, yoğrumsal değerler düşünülerek biçimlendirilmiş yapıt.
-
Statuary. sculptural. statue. sculp. sculpt. image. effigy.
-
Abstract. sculpture. statue. statue yontu.
-
Crucifixion. iconoclast. image. sculpture. statue.
-
sculpture
-
sculpture
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|