|
besprinkle
-
Serpmek, saçmak, lekelemek.
-
Serpmek, saçmak
-
Bir şeyi dağılacak biçimde dökmek, saçmak.
-
Belli bir yere dağılacak biçimde dökmek
Örnek:
Buzlarını atıp karabiberlerini serptikten sonra kadehleri iyice karıştırdım. N. Cumalı
-
Yağmur veya kar azar azar, ince ince yağmak, serpiştirmek.
-
Vermek, saçmak.
-
Scatter. sprinkle. to sprinkle. to scatter. strew. to spit. to drizzle.
-
To sprinkle. to scatter. to sprinkle down. to snowdown. asperse. distribute. spatter. spray.
saçmak(nedir ne demek)
-
Bir şeyi ortalığa dağıtmak, dökmek
Örnek:
Oraya birikmiş sulara basarak çamurları etrafa saçtı. M. Ş. Esendal
-
Işık ve ısı yaymak
Örnek:
Büyümüş gözler örste dövülen kızgın demir gibi kıvılcımlar saçtı. R. N. Güntekin
-
Belli bir görüşü, düşünceyi yaymak.
-
Cast. disseminate. distribute. scatter. shed. sprinkle. strew. to scatter. to sow. broadcast. to strew. to sprinkle. to radiate.
-
To scatter. to screw. to spread. to disseminate. to disperse. to diffuse. to spill. to send forth. to radiate. to emit. to cast. to dissipate. to effuse. to sprinkle. to sow. bestrew. distribute. shed. take. vomit.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|