|
beslenme sorunu
-
Eğitim yetersizliği, ekonomik güçlükler, gıda üretimi ve dağıtımı, teknolojisindeki düzensizlikler sebebiyle ortaya çıkan olumsuz durum.
-
Vücut için gerekli besin maddelerinin alımı.
-
Beslenmek işi.
-
Besin maddesinin canlı tarafından yutulması, sindirilmesi, damarlarla kullanılacakları yerlere taşınması ve sonunda organizma tarafından kullanılacak hâle getirilmesi. Alimentasyon, nütrisyon.
-
Canlıların gelişmeleri ve yaşamlarını sürdürebilmeleri için gerekli olan besin maddelerini dışardan sağlamaları ve kullanmaları faaliyeti.
-
Alimentary. nutritive. nutrition. alimentation. nourishment.
-
Nutrition. alimentation.
-
Nutrition. feeding. aliment. alimentation. nourishment.
-
Nutrition, alimentation
-
nutrition
-
Nutrition, alimentation
-
Alere:Beslenme; nutrire:beslenmek
-
[soru] n. question, inquiry, enquiry, interrogatory, interrogation, query, inquiries
-
Araştırılıp öğrenilmesi, düşünülüp çözümlenmesi, bir sonuca bağlanması gereken durum, mesele, problem.
-
Sıkıntı veren durum, dert.
-
1-Çözümü, yaratıcı düşünmeyi gerektiren önemli ve güç durum. 2- Bir soru ya da bir dizi soru aracılığıyla kişiyi soruların nedenleri ile sonuçlarını araştırmaya yönelten durum.
-
Problem. difficulty. trouble. question. issue. case. cause. funeral. grievance. hangup. hurdle. ill. knot. look-out. packet. proposition.
-
Business. case. concern. difficulty. drawback. matter. problem. question. strife. tribulation. trouble. complication. affair. case problem. mesele.
-
İssue. problem. matter. question. point under consideration. business in question. case. difficulty. hurdle. point. preoccupation.
-
problem
-
Belli bir bilim dalı veya sanat kolunda yetiştirme, geliştirme ve eğitme işi
-
Çocukların ve gençlerin toplum yaşayışında yerlerini almaları için gerekli bilgi, beceri ve anlayışları elde etmelerine, kişiliklerini geliştirmelerine yardım etme, terbiye
Örnek:
Eğitim, bizim istediğimiz kalıplara göre adam yetiştirmek değildir. H. Taner
-
bilimi.
-
Eğitim bilimi.
-
İlkellerde çocukların ilerde yapacakları işleri, görevleri, davranış biçimleriyle ilgili olarak onların erginlik çağına girinceye dek aileleri, akrabaları ve toplumun yaşlı üyelerince geleneklere uygun biçimde eğitilmeleri, yetiştirilmeleri.
-
İnstructional. education. training. instruction. schooling. practice.
-
Course. education. schooling. training.
-
Training.
-
education
-
éducation
ekonomik(nedir ne demek)
-
Ekonomi ile ilgili olan, iktisadi
Örnek:
Bugüne kadar ekonomik bakımdan ne sıkıntılar çektiğimizi bir biz biliriz. Y. K. Karaosmanoğlu
-
Az masraflı, kazançlı, hesaplı, iktisadi.
-
Kolay kullanılabilen
Örnek:
Matematik dili ayrıca en ekonomik dildir. H. Taner
-
Economic. economical. economy.
-
Economic. economical.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|