Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > beslemek nedir, beslemek ne demek, beslemekin anlamı, ingilizcesi (beslemek nnd)

beslemek nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






beslemek

  1. Yiyecek ve içeceğini sağlamak
    Örnek: Okulun artıklarıyla otuz kişiden fazla insan besliyorduk. H. E. Adıvar
  2. Yedirmek
    Örnek: Pembe ekmekler kızartacak, üstlerine tereyağı, reçel, havyar sürecek, onu eliyle besleyecekti. H. E. Adıvar
  3. Semirtmek.
  4. Eklemek, katmak, çoğaltmak
    Örnek: Ateş zayıfladıkça besliyor, ateşe gömdükleri mısırlar piştikçe misafirin eline tutuşturuyorlardı. N. Cumalı
  5. Bir şeyi korumak veya sağlamca durmasını sağlamak için çevresini veya altını desteklemek, doldurmak, pekiştirmek
    Örnek: Bacaklarımızın altını iki sabun çuvalı ve atların yem torbalarıyla besleyerek sırtüstü yattık. R. N. Güntekin
  6. Yetiştirmek
    Örnek: Herkes kanarya, kedi, köpek beslemez ya! H. Taner
  7. Bir duyguyu gönülde yaşatmak
    Örnek: Uzun müddetten beri şiddetle beslediği bir histi. Y. K. Beyatlı
  8. Maddi yardım yapmak, desteklemek.
  9. (en) Feed. nourish. raise. breed. bring up. cherish. foster. harbor. harbour. nurse. nurture. suckle.
  10. (en) Feed. foster. nourish. raise. rear. to feed. to nourish. to breed. to raise. to rear. to keep. to support. to maintain. to cherish. to nurse. to bear. to harbour.
  11. (en) To feed. to nourish. to fatten. to support. to reinforce. to fill up. cultivate. entertain. feed on. foster. harbour. keep. maintain. nurture. rear.

yiyecek (nedir ne demek)

  1. Yenmeye elverişli olan her şey
    Örnek: İçkiden yiyeceğe kadar her şeyi gemilere bu müessese temin ederdi. S. F. Abasıyanık
  2. Yenebilen.
  3. (en) comestible.
  4. (en) Airdrop. bite. chow. diet. eats. fare. feed. food. forage. grub. keep. nosh. nourishment. nutrition. provender. refreshment. restorative.
  5. (en) Aliment. board. bread. chow. comestible. diet. eats. fare. feed. food. grub. keep. nosh. nutriment. nutrition. pabulum. provender. rations. scoff. sustenance. tack. tucker. victuals.

sağlamak(nedir ne demek)

  1. Bir işin olması için gerekli durumu, şartları hazırlamak, temin etmek
    Örnek: Biz bu ihtiyara son günlerinde hiç aklından geçirmediği bir saadet sağladık. H. Taner
  2. Elde etmek, sahip olmak
    Örnek: ... o sevimli yavru hâliyle sağladığı sempatinin büyük bir kısmını yitirmişti. Y. N. Nayır
  3. Bir işlemin doğruluğunu ortaya koymak.
  4. Öndeki aracın sağından ilerleyerek önüne geçmek.
  5. Tekeffül etmek.
  6. (en) Provide. ensure. supply. find. accommodate. accommodate smb. with. maintain. make. arm. assure. carry. cater. cater for. come in. derive. extract. fend for. fix. fix up. furnish. get out of. implement. keep. lay in. lay on. obtain. procure. provide w.
  7. (en) Provide. ensure. supply. find. accommodate. accommodate smb. with. maintain. make. arm. assure. carry. cater. cater for. come in. derive. extract. fend for. fix. fix up. furnish. get out of. implement. keep. lay in. lay on. obtain. procure. provide w. administer. allow. enlist. extend. gain. reap. return. secure.
  8. (en) To provide. to procure. to secure to get. to find. to gain. to obtain. to achieve. to win. to bring sth about. to ensure. to guarantee. buy. elicit. furnish. to procure labour. make. make for. purvey. rustle up. satisfy. secure. send. supply. tell. warran.
  9. (en) enlist

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük