Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > besi doku nedir, besi doku ne demek (besi doku nnd)

besi doku nedir, besi doku ne demek?

besi doku

  1. Tohumların içinde embriyoyu çevreleyen bölüm.
  2. Yumurta akı maddesi.
  3. (Yun. endon: içinde; sperma: tohum) Tohum çimlenip ilk yaprakları oluşuncaya kadar geçen sürede gerekli besini sağlayan doku. Endosperm.
  4. (en) Endosperm.
  5. (al) Endosperm
  6. (al) Endosperm, Nährgewebe
  7. (fr) Endosperm
  8. (fr) Endosperme

besi (nedir ne demek)

  1. Yaşatmak ve geliştirmek için gereken besinleri yedirip içirme işi.
  2. Bir şeyi istenilen durumda tutmak veya oturtmak için kullanılan takoz vb. şeyler.
  3. Hayvanların, hareketlerini sınırlayan çit veya kapalı alan içerisinde tutularak enerjice zengin rasyonlarla beslenmesiyle kesim ağırlığına ulaşmasını sağlayan, et verimi ve kalitesini artırmaya yönelik besleme yöntemi.
  4. (en) Stock.
  5. (en) Fattening.
  6. (en) Nutrition.
  7. (en) Nourishing.
  8. (en) Nourishment.
  9. (en) Nurture.

be   US UK (nedir ne demek)

  1. Türk alfabesinin ikinci harfinin adı, okunuşu.
  2. "Ey, hey, yahu" anlamlarında bir seslenme sözü
    Örnek: Namluna dayanır, yola dalarsın / Duruşun bakışın yaman, be Ali! F. N. Çamlıbel
  3. Berilyum elementinin simgesi.
  4. (en) To exist actually, or in the world of fact; to have existence.
  5. (en) To exist in a certain manner or relation, whether as a reality or as a product of thought; to exist as the subject of a certain predicate, that is, as having a certain attribute, or as belonging to a certain sort, or as identical with what is specified, a word or words for the predicate being annexed; as, to be happy; to be here; to be large, or strong; to be an animal; to be a hero; to be a nonentity; three and two are five; annihilation is the cessation of existence; that is the man.
  6. (en) To take place; to happen; as, the meeting was on Thursday.
  7. (en) To signify; to represent or symbolize; to answer to.
  8. (en) Prefix, originally the same word as by; To intensify the meaning; as, bespatter, bestir.
  9. (en) To render an intransitive verb transitive; as, befall ; bespeak.
  10. (en) Abbreviation for Base Embossed Used to denote that there is embossing on the base of the insulator See also: Base.
  11. (en) Belgium, with Luxembourg.
  12. (en) British Embassy.
  13. (en) Chemical symbol for Beryllium.
  14. (en) Excess Burst Rate.
  15. (en) Been.
  16. (en) Goddamn.
  17. (en) Onside.
  18. (en) Underarm.
  19. (en) To make the action of a verb particular or definite; as, beget ; beset.
  20. (en) Spend or use time; 'I may be an hour' work in a specific place, with a specific subject, or in a specific function; 'He is a herpetologist'; 'She is our resident philosopher' have the quality of being; ; 'John is rich'; 'This is not a good answer' have life, be alive; 'Our great leader is no more'; 'My grandfather lived until the end of war' be identical to; be someone or something; 'The president of the company is John Smith'; 'This is my house' occupy a certain position or area; be somewhere; 'Where is my umbrella?' 'The toolshed is in the back'; 'What is behind this behavior?' to remain unmolested, undisturbed, or uninterrupted -- used only in infinitive form; 'let her be' happen, occur, take place; 'I lost my wallet; this was during the visit to my parents' house'; 'There were two hundred people at his funeral'; 'There was a lot of noise in the kitchen'.
  21. (en) The two-character ISO 3166 country code for BELGIUM.
  22. (en) To have actuality LO - expresses surprise TI - a tone of the scale.
  23. (en) The maximum amount of uncommitted data in excess of Bc that a frame relay network can attempt to deliver during a time interval Tc This data generally is delivered with a lower probability than Bc The network treats Be data as discard eligible See also Committed Burst Size.
  24. (en) Ken, kehn.
  25. (en) Burn - ENGINE.
  26. (en) To live; to happen; to exist.
  27. Berylium berilyum.
  28. Önek hakkında, etrafında veya tamamen anlamlarını veren ve çoğu zaman geçissiz fiillerden, isimlerden ve bazen de sıfatlardan geçişli fiiller yapan bir ek: begrudge, befriend, belittle.
  29. Olmak, bulunmak, var olmak; anlamına gelmek; mal olmak; tutmak (para); durmak
  30. Olmak, vaki olmak
  31. Varlığını göstermek, mevcut olmak

doku (nedir ne demek)

  1. Bir vücudun veya bir organın yapı ögelerinden birini oluşturan hücreler bütünü, nesiç.
  2. Bir bütünün yapısı ve özelliği.
  3. Belirli bir işi yapmak üzere özelleşmiş hücreler topluluğu.
  4. Bitki ve hayvan organlarını meydana getiren, aynı görevi yapmak üzere bir arada bulunan, benzer hücre topluluklarının hücreler arası maddeyle beraber oluşturdukları yapı. Epitel, bağ, kas, sinirdokusu gibi.
  5. Organları meydana getiren, aynı görevi yapmak üzere bir arada bulunan benzer ya da tek tip hücrelerin oluşturdukları yapı.
  6. Biçim ve görev bakımından birbirlerine benzeyen hücrelerin bir araya toplandıkları yapı. Hücre farklılaşmasıyla organizmada epitel, destek, kas ve sinir dokuları bulunur.
  7. Bitki ve hayvan organlarını meydana getiren, aynı görevi yapmak üzere bir arada bulunan, ortak yapı ve işleve sahip hücreler grubunun oluşturdukları yapı.
  8. (en) Textus.
  9. (en) Texture.
  10. (en) Tissue.
  11. (en) Histo-.
  12. (en) Fabric.
  13. (en) Structure.
  14. (en) Make.
  15. (en) Configuration.
  16. (en) Cambium.
  17. (en) Fibre.
  18. (en) Grain.
  19. (fr) Tissu

dok (nedir ne demek)

  1. Gemilerin yükünün boşaltıldığı veya onarıldığı, üstü örtülü havuz
  2. Ticaret mallarını saklamak için rıhtımda yapılan büyük depo.
  3. (en) Dock.
  4. (en) Warehouse on a wharf.
  5. (en) Wharf.
  6. (en) Average accustomed.
  7. (en) Port construction site.
  8. (en) Shipyard.

içinde (nedir ne demek)

  1. Süresince, zarfında
    Örnek: Bu yarım saat içinde evde neler geçti? Y. Z. Ortaç
  2. Ortamında
    Örnek: Dünya atom çağında, biz hâlâ medeniyet kavgası içindeyiz. F. R. Atay
  3. ... ile dolu bir biçimde.
  4. (en) Full of.
  5. (en) Having.
  6. (en) Within (a limit.
  7. (en) Under (circumstances.
  8. (en) İncluded.
  9. (en) İnside of.
  10. (en) Within.
  11. (en) İnly.
  12. (en) Therein.
  13. (en) İnside.
  14. (en) Among.
  15. (en) Amongst.

çevreleyen (nedir ne demek)

  1. (en) Surrounding, ambient, circumambient.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.009