|
benzin istasyonu
-
Araçların benzin, yağ vb. gereksinimlerini karşılayan, yolculara dinlenme ve alışveriş imkânı veren tesis, benzinlik.
-
Gas station.
-
garage.
-
Gas station. petrol station. filling station. gasoline station. gas pump. petrol pump.
-
Petrolün damıtılması ile elde edilen, özgül ağırlığı yaklaşık 0,65 olan, renksiz, uçucu, kendine özgü kokusu bulunan bir sıvı.
-
Bir tür organik yağ çözücü.
-
Benzen.
-
Yeryağının bölümlü damıtılmasıyla elde edilen, genel olarak 5-12 karbon atomu içeren hidrokarbon moleküllerinin oluşturduğu, renksiz, uçucu ve yanıcı sıvı.
-
Ham yeryağının ayrımsal damıtılmasıyla üretilen yeğni hidrokarbonların, kaynama sıcaklıkları 40-200°C arasında kalan, özgün kokulu, yanıcı karışımı. (Başlıca oto yakıtı olmak üzere, çeşitli işleyimlerde girdi ve çözücü olarak kullanılır.)İng.:benzine, gasoline, petrol Fr.:benzine Alm.:benzin
-
Gas. gasoline. petrol. fuel. benzine. benzoline. gasolene. juice.
-
Fuel. gas. gasoline. petrol.
-
Benzine. gasoline. petrol. basic petrol. driving fuel. gas. motor spirit.
-
Benzine , gasoline , gas , petroleum ether , petrol.
-
petrol
-
benzin
-
essence
-
Tren, metro durağı
Örnek:
Hep birlikte ilk istasyonda inerek karakola gitmişlerdi. Ç. Altan
-
Araştırma kuruluşu.
-
Satış, bakım, aşı vb. işler yapılan kuruluş veya yer.
-
Bk. radyo yayacı
-
Bk. televizyon yayacı
-
station.
-
Station. railway station.
-
Radyo izlencelerini veren yayaç.
-
Radio station, broadcasting station
-
Rundfunkanstalt, Rundfunkstation, Sendestation
-
Station radio(phonique)
-
Media. facilities. resources.
yağ(nedir ne demek)
-
Birleşiminde stearik, oleik, palmitik asitlerle gliserin bulunan ve bunların oranlarına göre kıvamları değişen bitkisel veya hayvansal madde
Örnek:
Yağ gelen yerden bal esirgenmez. Atasözü
-
Vazelin, mazot gibi fizik nitelikleriyle yağları andıran ve sanayide kullanılan mineral madde
Örnek:
Yağı tükenmiş motor gibi duraklamış, kalmıştı. E. E. Talu
-
Vücudun, atılması gereken amonyak, üre vb. maddelerini içine alarak deriden sızan ve ter kokusunu veren madde.
-
Güzel kokulu bitkilerden çıkarılan uçucu, kokulu ve sıvı madde.
-
Abartılı övgü.
-
Bağıl devinimli parçalar arasına konarak kaymayı kolaylaştıran, sürtünme ve aşınmayı azaltan kaygan sıvı.
-
1- Uzun zincirli organik asitlerin gliserinle oluşturdukları sıvı ya da katı ester. 2- Sürtünmeyi azaltma görevi yapan çeşitli özdeklere verilen ad.
-
Adipose. fat. grease. oil. slush.
-
Adipose. fat. grease. oil. slush. shortening.
-
Fat. grease. oil. tallow. suet. butter. margarine. oleo. oil. shortening. lubricant.
-
oil
-
Öl
-
huile
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|