|
benzer dil
-
Daughter language
-
Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, müşabih, mümasil
Örnek:
Baksana kız, paşaya benzer yerim var mı benim? H. Taner
-
Benzeşim.
-
Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör.
-
Bazı önemsiz ya da tehlikeli görünçlükilerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapısı ve yüzü bu oyuncuya benzeyen kimse. (Bu kimse, asıl oyuncunun yerine oynarsa oyunbenzeri, ışıkların düzenlenmesi sırasında çalışırsa ışıkbenzeri adını alır. Tehlikeli görünçlüklerdekibenzere kavgacı denir).
-
Nitelik, görünüş bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan.
-
Double, stand-in (man), twin
-
Alike. like. similar. analogous. parallel. same. analogic. analogical. approximate. conformable. congener. congenerous. connate. correlative. homologous. indistinguishable. kindred. look-alike. simulant. vicinal. like. closely. in common. of a piece.
-
Akin. alike. analogous. corresponding. double. fellow. like. match. parallel. similar. resembling. akin. analogous.
-
Analogous. like. similar. resembling.
-
Double, Doubel, Darsteller(-in)-Doubel
-
Double, doublure, "stand-in"
-
Ağız boşluğunda, tatmaya, yutkunmaya, sesleri boğumlamaya yarayan etli, uzun, hareketli organ, tat alma organı
Örnek:
Ağzımı dolduran kocaman dil, kelimelere yer bırakmıyor ki... Y. Z. Ortaç
-
İnsanların düşündüklerini ve duyduklarını bildirmek için kelimelerle veya işaretlerle yaptıkları anlaşma, lisan, zeban
Örnek:
Dilinden Anadolulu olduğu ancak belli oluyordu. S. F. Abasıyanık
-
Bir çağa, bir gruba, bir yazara özgü söz dağarcığı ve söz dizimi
Örnek:
Halk dilinin günebakan ismini verdiği bu çiçek, güneşe âşıktır. H. S. Tanrıöver
-
Belli durumlara, mesleklere, konulara özgü dil.
-
Birçok aletin uzun, yassı ve çoğu hareketli bölümleri.
-
Büyükbaş hayvanların haşlanıp pişirildikten sonra yenebilen dili
Örnek:
Birkaç dilim ekmek, ince bir iki dilim peynir veya dil, bazen de haşlanmış bir sebze yemeği. S. F. Abasıyanık
-
Ayakkabı bağlarının ayağı rahatsız etmemesini sağlayan ve bağ altına rastlayan saya parçası.
-
Düşünce ve duyguları bildirmeye yarayan herhangi bir anlatım aracı.
-
Gönül, yürek.
-
Ağız boşluğunda bulunan, çizgili kaslardan oluşmuş, lokmanın biçimlenmesinde, yutma, tat alma ve konuşmanın biçimlenmesinde görev alan çok hareketli bir organ, glossa, lingua.
-
Tat alma organı.
-
İnsanların düşündüklerini ve duyduklarını bildirmek için sözcüklerle veya işaretlerle yaptıkları anlaşma.
-
Tutsak, esir.
-
Körfez, koy.
-
Speech. tongue. language. speech. clapper. lingo.
-
Language. neck. spit. tongue.
-
Language. tongue. promontory. point. spit. bolt of a lock. index of a balance. prominence. speech.
-
Two parallel rows of connection holes on a PCB Also, the type of connector used with this array.
-
Dataphor Interface Language An XML format for describing user interfaces independent of the platform on which they will be realized. dilate Dx diagnosis. dual in line package: simplest type of plastic package where the I/O's are found on either side of the package.
-
Dual-In-Line Refers to component shape with two parallel rows of connection leads Syn: DIP. ate:.
-
parlance
-
Lingua Dgr.: Yun. glossa
-
Benzer dil, aynı kökenden türemiş dil
-
Kız evlât, kız, kerime
-
Kız, kız evlat; bağ, ilişki
-
Dil, lisan
-
Konuşma kabiliyeti
-
Herhangi bir ifade tarzı
-
Bir kabileye veya bir yere mahsus lehçe
-
Kompütör lisanı
-
Dil, lisan, mesleki dil
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|