Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > belirtili ad tamlaması nedir, belirtili ad tamlaması ne demek (belirtili ad tamlaması nnd)

belirtili ad tamlaması nedir, belirtili ad tamlaması ne demek?

belirtili ad tamlaması

  1. Tamlayanı ilgi durumu eki almış bir ad veya zamir, tamlananı teklik 3. şahıs iyelik eki almış olan, dolayısıyla belirti eki taşıyan ve tamlayanla tamlanan arasında şahıs bakımından uygunluk ve geçici anlam bağı bulunan ad tamlaması: akşam+ın serinliği, oda+nın rengi, dam+ın tepesi, gözleri+nin siyahlığı, kapı+nın önü, duman+ın kokusu, ben+im kitabım, sen+in yolun vb. Karşıtı belirtisiz ad tamlaması’dır.
  2. (en) Genetival construktion.
  3. (fr) Construction génitive

belirtili (nedir ne demek)

  1. Belirtisi olan.
  2. Belirtilmiş olan, belirli kılınan.
  3. (en) Sign, indication; symptom.

belirti (nedir ne demek)

  1. Bir olayın veya durumun anlaşılmasına yardım eden şey, alamet, nişan, nişane
    Örnek: Kendinde yaşlılığın en küçük belirtisi yok. H. Taner
  2. Vücuttaki işlevsel bir bozukluğun, hastalığın göstergesi olan durum veya görüntü, sendrom.
  3. Suçun, sanıkça işlendiği kanısını uyandıracak nitelikte olmakla birlikte, bağımsız biçimde ve kesin bir kanıt gücü olmayan ipucu.
  4. Hasta hayvanların genel durumunda veya organlarında klinik muayenelerle veteriner hekim tarafından saptanabilen ve normal hayvanlarda görülmesi olağan sayılmayan, anatomik, fizik, şimik ve işlevsel değişiklikler, araz, bulgu, beldek.
  5. (en) Circumstantial evidence.
  6. (en) Sign.
  7. (en) İndication.
  8. (en) Symptom.
  9. (en) Mark.
  10. (en) Clinic.
  11. (en) Evidence.
  12. (en) Foretoken.
  13. (en) Glimpse.
  14. (en) İmpression.
  15. (en) Note.
  16. (en) Prognostic.
  17. (en) Prognostication.
  18. (en) Spark.
  19. (en) Spark of.
  20. (en) Stamp.
  21. (en) Strain.
  22. (en) Streak.
  23. (en) Tinge.
  24. (en) Token.
  25. (en) Trace.
  26. (en) Hint.
  27. (en) Precursor.
  28. (en) Symbol.
  29. (en) Augury.
  30. (en) Badge.
  31. (en) Distinction.
  32. (en) İndicator.
  33. (en) Omen.
  34. (en) Show.
  35. (fr) İndice "comme base de la preuve

ad   US UK (nedir ne demek)

  1. Bir kimseyi, bir şeyi anlatmaya, tanımlamaya, açıklamaya, bildirmeye yarayan söz, isim: Çocuk, kedi, ağaç, düşünce, iyilik, Ahmet, Ertuğrul birer addır.
  2. Herkesçe tanınmış veya işitilmiş olma durumu, ün, nam, şöhret.
  3. Anılacak değer, önem.
  4. İsim.
  5. Sayma.
  6. Sayılma.
  7. Varlıkları bildiren sözcük: Ev, kedi, Ali, Ayşe, hayal, ordu, vermek, yarış vb.
  8. Bir filme verilen ad ve bu adı yazılı olarak belirten görüntüler. TV
  9. Bir izlenceye verilen ad ve bu adı belirten yazıların görüntüleri.T.: isim, filmin ismi. isim, programın ismi, programın adı
  10. (en) As a prefix ad- assumes the forms ac-, af-, ag-, al-, an-, ap-, ar-, as-, at-, assimilating the d with the first letter of the word to which ad- is prefixed.
  11. (en) It remains unchanged before vowels, and before d, h, j, m,.
  12. (en) Examples: adduce, adhere, adjacent, admit, advent, accord, affect, aggregate, allude, annex, appear, etc.
  13. (en) Alzheimer's Disease Alzheimer's disease is a degenerative disorder that strikes brain neurons, causing memory loss and impairing the patient's ability to communicate, pay attention and make judgments As it progresses, the disease also affects the ability to perform simple everyday tasks on one's own, such as bathing, dressing and eating The disease was named for German neurologist Alois Alzheimer, who, in 1907, first described the brain lesions that mark the condition Some 4 million Americans are estimated to suffer from Alzheimer's disease, most of them over age 65.
  14. (en) Administrative Director.
  15. (en) Active Duty Full-time duty in the active military service of the United States It includes federal duty of the active list , full-time training duty, annual training, and attendance while in the active military service at a school designated as a service school by law or the Secretary of the Military Department concerned As it relates to medical care, the term Active Duty does not include Active Duty for Training.
  16. (en) Administrative Domain Group of hosts, routers, and networks operated and managed by a single organization.
  17. (en) Administrative leaders within OSU Extension who provide program direction The four program areas in OSU Extension are: Agriculture and Natural Resources, Family and Consumer Sciences, 4-H Youth Development, and Community Development.
  18. (en) This abbreviation stands for the Latin phrase 'anno domini' It designates a year since the hypothetical birth year of Christ This is a common western method of citing historical dates Dates prior to the birth of Christ are designated with the abbreviation BC.
  19. (en) Symbol for a dichromatic absorbance It is equal to the absorbance at the secondary wavelength subtracted from the absorbance at the primary wavelength.
  20. (en) Entering a two-digit or four-digit number into a terminal which has been pre-programmed to recognize the number as an abbreviation for a frequently dialed number which can be automatically dialed by the switching center.
  21. (en) Active Directory.
  22. (en) Active Duty.
  23. (en) Graphic or a banner on a web page that when clicked on, takes the visitor to another site.
  24. (en) Applicable Document abbreviation for the documentation.
  25. (en) The two-character ISO 3166 country code for ANDORRA.
  26. (en) The final and conclusive level of appeal of your claim unless you take your case to the Supreme Court of B C on judicial review An appeal to the Appeal Division can only be made on facts, law or policy.
  27. (en) Athletic Director- responsible for organizing, scheduling and supervising interscholastic sports for the high school.
  28. (en) Airworthiness Directive.
  29. (en) Automatic double, sometimes called a Ground Rule Double.
  30. (en) Name, noun, substantive.
  31. (en) Main title,.
  32. (en) Programme (ABD: program) title.
  33. (en) To, up to.
  34. (en) Appellation.
  35. (en) Denomination.
  36. (en) Forename.
  37. (en) Name.
  38. (en) Noun.
  39. (en) Renown.
  40. (en) Reputation.
  41. (en) Repute.
  42. (en) Title.
  43. (en) It becomes ac- before qu, as in acquiesce.
  44. (en) Public promotion of some product or service in the Christian era; used before dates after the supposed year Christ was born; 'in AD 200'.
  45. (en) Substantive.
  46. (en) Designation.
  47. (en) First name.
  48. (en) Monniker.
  49. (en) Nomen.
  50. (en) Public promotion of some product or service.
  51. (en) İn the Christian era; used before dates after the supposed year Christ was born; 'in AD 200'.
  52. (en) Ace Directive/Assistant Director.
  53. (en) Advertisement GO - to move along ON - batsman's side of wicket.
  54. (al) Haupttitel,
  55. (al) Programmstitel, Titel der Sendung, Sendungstitel
  56. (fr) Substantif, nom
  57. Ad Anno Domini milâttan sonra
  58. İlân, reklâm.
  59. La [müz.], pek iyi
  60. Reklam, duyuru, ilan

tamlama (nedir ne demek)

  1. Bir adın başka bir ad, zamir veya sıfatla birlikte oluşturduğu kelime grubu, terkip: Evin kapısı. Bizim evimiz. Karlı dağlar gibi.
  2. Tamamlama.
  3. (Derleme., takım) Bir adın anlamının tam belirtilmesi için, bir başka addan, adıldan ya da sıfattan yardım görmesi: Evin kapısı, sokak kedisi, demir köprü, bankanın açılış töreninin ertelenmesi, senin evin, onun evi, bizim evimiz, kendi evin, beyaz ev, karlı dağlar vb.
  4. (en) Determinative group.
  5. (en) Noun phrase.
  6. (en) Propositional phrase.
  7. (en) Prepositional phrase.
  8. (fr) Groupe déterminatif

ilgi (nedir ne demek)

  1. İki şey arasında bulunan herhangi bir bağlılık, ilişki, alaka, taalluk.
  2. Kimyasal şartlar eş veya birbirine çok yakın olduğunda ögelerin birbirleriyle birleşmede gösterdiği seçicilik.
  3. Dikkati öncelikle belirli bir şey üzerinde toplama eğilimi.
  4. Belirli bir olay veya etkinliğe yakınlık duyma, ondan hoşlanma ve ona öncelik tanıma.
  5. Bk. başvuru
  6. (en) Pertinency.
  7. (en) Play.
  8. (en) Tie up.
  9. (en) Aida.
  10. (en) Ha hah.
  11. (en) Keen interest.
  12. (en) Connection.
  13. (en) Relation.
  14. (en) Attachment.
  15. (en) İnvolvement.
  16. (en) İnterest.
  17. (en) Affinity.
  18. (en) Concern.
  19. (en) Attention.
  20. (en) Liking.
  21. (en) Bearing.
  22. (en) Care.
  23. (en) Connexion.
  24. (en) Curiosity.
  25. (en) Pertinence.
  26. (en) Reference.
  27. (en) Regard.
  28. (en) Relationship.
  29. (en) Relativeness.
  30. (en) Relevance.
  31. (en) Relevancy.
  32. (en) Respect.
  33. (en) Solicitude.
  34. (en) Sympathy.
  35. (en) Though.

durum   US UK (nedir ne demek)

  1. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon
    Örnek: Genel Sekreter, kazadaki sıtma durumu hakkında verdiğim uzun tafsilattan pek memnun kaldı. R. N. Güntekin
  2. Duruş biçimi, konum.
  3. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.
  4. İsim soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl.
  5. Bkz. hal.
  6. Bir ayaktopu kümesinde takımların aldıkları sonuçlara göre kazandıkları değerler. Uluslararası kurallara göre kazanan takım iki, yenişemeyen takımlar birer değer alırlar. Yenik takımlar ise değer alamazlar.
  7. (en) Capacity.
  8. (en) Order.
  9. (en) Point.
  10. (en) Things.
  11. (en) Circumstances.
  12. (en) Wheat with hard dark-colored kernels high in gluten and used for bread and pasta; grown especially in southern Russia, North Africa, and northern central North America.
  13. (en) Condition.
  14. (en) Situation.
  15. (en) Circumstance.
  16. (en) State.
  17. (en) Case.
  18. (en) Position.
  19. (en) Status.
  20. (en) Attitude.
  21. (en) Score.
  22. (en) Occasion.
  23. (en) State of affairs.
  24. (en) Ball game.
  25. (en) Conjuncture.
  26. (en) Context.
  27. (en) Estate.
  28. (en) Event.
  29. (en) Fact.
  30. (en) Fettle.
  31. (en) Footing.
  32. (en) İnstance.
  33. (en) Pass.
  34. (en) Plight.
  35. (en) Posture.
  36. (en) Repair.
  37. (en) Set-Up.
  38. Unundan makarna yapılan bir cins buğday (bot.) Triticum durum.
  39. Durum, durum buğŸdayı, bir buğŸday türü

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.014