|
belgeler üzerine yargı
-
Her iki yanın yazılı savlarına, savunmalarına ve dayandıkları belgelere göre, kendileri dinlenmeksizin verilen vargı ve yargı.
-
Jugement sur procédure écrite
-
Bir gerçeğe tanıklık eden yazı, fotoğraf, resim, film vb. vesika, doküman
Örnek:
Mahkemenin elinde bu iddiaları yalanlayacak bir belge yoktu. T. Buğra
-
Bir olguyu ya da bir savın doğruluğunu gösteren, basılı da olabilen kanıtlayıcı gereç.
-
Bir gerçeğe tanıklık eden yazı, fotoğraf, resim, film vb. vesika, doküman.
-
Document. certificate. voucher. brief. card. deed. instrument. letter. muniment. note. present. record. reference. sheepskin.
-
Certificate. document. voucher.
-
Certificate. document. deed. record. voucher. voucher copy. instrument. paper. process. proof. testimonial.
-
document
-
Üstüne.
-
Hakkında.
-
...-den dolayı.
-
...-den sonra.
-
Over. above. onto. upon.
-
About. on. onto. over. upon.
-
Onto. upon.
-
Kavrama, karşılaştırma, değerlendirme vb. yollara başvurularak kişi, durum veya nesnelerin eleştirici bir biçimde değerlendirilmesi, hüküm.
Örnek:
Hocamız rahmetli Muhsin Bey, bunu sınıfta okurken gözleri yaşarırdı. H. Taner
-
Yasalara göre mahkemece bir olay veya olgunun doğuşuna etken olan sebeplerin de göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi sonucu verilen karar, kaza
Örnek:
Yargı yetkisi, Türk milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır. Anayasa
-
Mahkeme.
-
Yüklemle bildirilen karar veya düşünce: Geleceksin, gideceğiz, yapsın vb.
-
Devletin türe düzenini korumaya ilişkin bağımsız bir yargıç kuruluşunca yaptığı görev ile türe uyuşmazlıklarının yargılıklarda çözümlenmesi eylemi.
-
Yargıcın gördüğü bütün davaları, olaya ilişkin yasalara göre çözümlemek için söylediği en son söz.
-
Hüküm, muhakeme.
-
Adalet.
-
Juridical. bar. deliverance. judgement. jurisdiction. justice. provision. ruling. sentence. verdict.
-
Assess. attitude. conclusion. estimation. judgment. opinion. ruling. sentence. judgement. judgment hüküm. decision. verdict kaza. lawsuit. decision in a court of law.
-
Estimation. idea. opinion. court decision. judgment. verdict of jury. adjudication. award. decree. discernment. discretion. discrimination. estimate. evaluation. ruling. judgement.
-
Administration of justice, jurisdiction
-
Judgement, decision, order, rule, decree, advice "Judicial Committee of the Privy Council", Speech "House of Lords", Sentence "Criminal Courts"
-
judgement
-
Fonctionnement de la justice, juridiction
-
Sentence, jugement, arrêt
-
jugement
-
either
-
Birden sonra gelen sayının adı.
-
Bu sayıyı gösteren 2, II rakamlarının adı.
-
Birden bir artık
Örnek:
Bir sokak başında kavga eden iki çocuğu ayırdı. H. Taner
-
Two. dual. dyad. twain. two. couple. brace. amphi-. two-. bi-. duo-. ambi-.
-
Both. double. either. two.
-
Two. dyad. double double. twin double.
-
Breath Iki refers more to the physical act of respiration, while kokyu signifies the deeper cosmological aspects of breathing.
-
Breath The physical act of respiration Also will power.
yazılı(nedir ne demek)
-
Yazılmış olan, muharrer, sözlü karşıtı.
-
Üzerinde yazı bulunan, yazısı olan.
-
Alna yazılmış olduğuna inanılan, mukadder
Örnek:
Herkes alnında ne yazılı ise onu görecek. M. Ş. Esendal
-
sınav.
-
Yazılı sınav.
-
Tahrîrî. ~ biçim: tahrîrî biçim. ~ tanıma:ikrâr bi'l-kitâbe.
-
İnscribed. inscriptive. written. in writing. written examination.
-
Written. registered. decreed by fate. destined. test. examination. written examination/exam. inscribed. nominal. fated.
-
Written. contract in writing. enrolled in. registered in. written examination.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|