|
bela arıyor
-
İtching for trouble
-
İçinden çıkılması güç, sakıncalı durum.
-
Büyük zarar ve sıkıntıya yol açan olay veya kimse
Örnek:
Hayatta dipdiri yanmak belasından da kurtulmuştum. Y. K. Beyatlı
-
Hak edilen ceza.
-
calamity.
-
Bugger. evil. hassle. mess. scourge. scrape. tartar. trouble. calamity. misfortune. nuisance. plague. pest.
-
Trouble. misfortune. calamity. evil. aggro. cancer. curse. damnation. deep trouble. disaster. firework. fuck up. hot water. plague. predicament. scourge.
-
Kaşıntı, kaşınma
-
KaşInan, kaşındıran, istekli, hevesli, kaşındırıcı, sinirlendirici, sinir bozucu
for
(nedir ne demek)
-
Genellikle canlı hayvanlardan oluşan malların satıcı tarafından, alıcının belirlediği demiryolu istasyonunda teslim edilmesi yükümlülüğünü içeren bir teslim biçimi ve buna dayalı fiyat.
-
Free on rail
-
Foreign, forestry.
-
Edat bağlaç için, -e
-
uğruna
-
şerefine
-
-den dolayı sebebi ile, cihetten
-
-e mukabil, karşı
-
uygun
-
yerine
-
Hususunda, dair
-
göre
-
Baglaç çünkü, zira
-
İçin, göre, amacıyla, doğru, uygun, yönünde, yarayan, karşı, dolayı, sebebiyle
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|