|
behave
-
Davranmak, hareket etmek
-
Görgü kurallanna göre hareket etmek
-
Davranmak, hareket etmek; terbiyeli olmak, terbiyesini takınmak, görgülü davranmak; çalışmak [müh.]
-
Bir kimseye veya bir şeye karşı belli tavır takınmak
Örnek:
Hiç gerekmezken dönüyor ve onu yeni görmüş gibi davranıyor. T. Buğra
-
Bir şeye el atmak, girişmek
Örnek:
Polisi görünce kaçmaya davrandılar. H. Taner
-
Bir işi yapmaya hazır olmak, hazırlanmak
Örnek:
Kalbine bu üzüntü düşünce duramadı, ayağa kalkıp gitmeye davrandı. R. H. Karay
-
Behave. act. treat. conduct oneself. proceed. bear oneself. comport oneself. cut up. demean oneself. deport oneself. do by. do to. use.
-
Behave. act. treat. conduct oneself. proceed. bear oneself. comport oneself. cut up. demean oneself. deport oneself. do by. do to. use. conduct. do.
-
To act. to behave. to treat. to behave toward. to get ready for action. comport. conduct. deal. spurt. use. walk.
hareket(nedir ne demek)
-
Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon.
-
Vücudu oynatma, kıpırdatma veya kımıldanma
Örnek:
Her hareketi kamera önünde rol yapıyormuşçasına hesaplı. R. H. Karay
-
Davranış, tutum
Örnek:
Sakin, dürüst, kıyafeti ve hareketleriyle hiçbir ayrılık göstermeyen bir adamdır. H. E. Adıvar
-
Yola çıkma.
-
Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılan ilerlemeler, akım.
-
Yer sarsıntısı, deprem
-
Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri.
-
Devinim.
-
Bk. devinim:
-
Bk. devinim
-
Bk. devim
-
Bir organizmanın çeşitli kısımlarının birbirine göre durumunu ya da yerini değiştirmesi.
-
1. Yangıyla ilgili olaylarda; akyuvarların uygun koşullar altında yapılarındaki miyozin ve aktin gibi kontraksiyonu sağlayan proteinleri vasıtasıyla etkin olarak damarlardan dışarı çıkma hareketi veya bu hareketi gösterebilme gücü, lokomosyon. 2. Bir yerden diğer yere gitme hareketi veya bu hareketi gösterebilme gücü. 3. Atın bacaklarının hareketi.
-
Action. movement. move. motion. starting. behavior. behaviour. act. bearing. conduct. demeanour. deportment. gesture. locomotion. play. setout. step. stroke.
-
Action. activity. behaviour. deed. departure. front. life. locomotion. motion. move. movement. play. start. stir. stroke. act. conduct.
-
Transaction. conduct. deed. departure. locomotion. move. movement. play. step. stir. activity. act. earthquake. tremor. leaving. performance. start. proceeding. procedure. exploit. set-out. take-off. running. drive. function. stroke. traffic. dispatching.
-
movement
-
movemnt
-
Locomotion, action
-
motion
-
mouevment
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|