Nedir Ne Demek Sözlük
Ana Sayfa > baz nedir, baz ne demek, bazın anlamı, ingilizcesi (baz nnd)

baz nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.








baz

  1. Temel, esas.
  2. Taban.
  3. Bir asitle birleştiğinde bir tuz oluşturan madde, esas.
  4. Bk. taban
  5. 1. Herhangi bir şeyin temeli veya en küçük parçası, bileşiğin ana maddesi. 2. Kimyada tuzun asit olmayan kısmı veya tuzların oluşumu için asitlerle birleşmiş madde veya bir çözeltide hidrojen iyonu (proton) alan madde.İng.: base Biyo
  6. (en) Base. alcali. alkali.

taban (nedir)

  1. Ayağın alt yüzü, aya.
  2. Üstü kapalı bir yerin gezinilen, ayakla basılan yüzü, tavan karşıtı.
  3. Ayakkabının alt bölümü.
  4. Kaide.
  5. Bir şeyin en alt bölümü.
  6. Değerlendirmede en alt derece.
  7. Bir toplumu, bir kuruluşu oluşturan, yönetime katılmadan etkili olan kitle.
  8. Temel, temel ilke, baz.
  9. Huy bakımından.
  10. Yaradılıştan.
  11. 1- Başlangıç ya da temel sayılan yer ya da nesne. 2- Transistorun salgıcı ile toplacını ayıran kesimi.
  12. 1. Üzerine, duyarkatı oluşturan kimyasal özdek sürülmüş selüloit kuşak
  13. Mıknatıslı kuşak ve mıknatıslı görüntü kuşağında, üzerine demir oksit sıvanan asetat, polivinilklorit ya da polyesterden kuşak.
  14. (en) 1. base, support, backing, film base, emulsion support (carrier), 2. tape base
  15. (en) Bedrock. sole. girder. base. basement. floor. fundament. sill. substratum. substructure.
  16. (en) Base. bed. floor. sole. underside. sole. heel. subsoil. plateau.
  17. (en) Base. cushion. sole. floor. pedestal. foundation. bed. floor. lower limit or base. base. base plane. base line. steel of good quality. bottom. basal. bedding. footing. fundament. underlying. underwork. groundwork. platform. inner botto.
  18. (en) Base
  19. (en) Sole
  20. (al) 1. Schichtträger, Träger, Filmträger, 2. Schichtträger, Träger, Magnetbandschichtträger
  21. (al) Grundfläche, Base
  22. (fr) Base, support
  23. (fr) Plante du pied
  24. (fr) Base

temel (nedir)

  1. Bir yapının toprak altında kalan ve yapıya dayanak olan duvar, taban vb. bölümlerinin tümü
    Örnek: Evin temelleri sökülüyor gibi sarsılıyor. H. E. Adıvar
  2. Bu bölümleri yapmak için kazılan çukur.
  3. En önemli, belli başlı, ana, esas, asıl, baz
  4. Bir şeyin gelişimi için gereken ilk ögeler
    Örnek: Temelde sıradan bir Fransız vodviline dayanırdı oynadıkları oyun. N. Cumalı
  5. 1- (Genel anlamda) Bir şeyin üzerindetemellendiği, kurulduğu şey (bir evintemeli, bir kurumuntemeli vb.). 2- Tinsel nitelikte bir şeyin varsaydığı ve kendisine dayandığı ilke. (Ma tematiğintemeli, hukukuntemeli, eğitimintemeli, ahlâkıntemeli vb. Ahlâkıntemeli, bir ahlâk öğretisinde, ahlaksal doğruların kendisinden çıkarıldığı ilkedir; (ör. Epikuros'un ahlâk felsefesinde bu ilke haz'dır). 3- Bütün bir bilgiler bağlamının kendisinden çıkarılabildiği en genel ve en yalın önerme; en genel önermelerden ve en genel düşüncelerden kurulmuş bir dizge. (Ör. Tümevarımıntemeli, kendisinden biçimsel olarak olaylardan yasalara geçme hakkının çıkarılabileceği bir ilkedir.)
  6. 1. Bir şeyin gelişimi için ilk ögeler. 2. En önemli, belli başlı, ana, esas. 3. Dayanıklı. 4. Bir yapının sağlam dayanak buluncaya kadar toprak içinde aşağıya doğru uzatılan dip duvarları.
  7. (en) Basic. bread-and-butter. fundamental. primary. principal. underlying. elementary. basal. abecederian. constitutive. elemental. guiding. parent. rudimental. rudimentary. staple. working. foundation. base. basis. footing. ground. groundwork. root. back.
  8. (en) Base. basic. basis. bed. central. cornerstone. elementary. essential. footing. foundation. fundamental. ground. grounding. groundwork. keynote. leading. main. precept. primary. principal. rationale. rudimentary. rudiments. chief.
  9. (en) Basic. basis. foundation. basic principle. origin. basic fundamental. principal. chief. main. most important. footing. foot. ground work. ground. support. basement. bedding. base. bottom. essence. fabric. grounding. groundwork. leading. master. pedestal.
  10. (en) Foundation
  11. (fr) Fondement
  12. (la) Fundamentum

esas (nedir)

  1. Bir şeyin özünü oluşturan ana öge, temel.
  2. Bir iş veya sözde doğru biçim.
  3. Ana, temel olarak alınan, başlıca, asal, esasi.
  4. Bk. temel
  5. Bk. temellendirim
  6. (en) Main. principal. fundamental. basic. original. master. ultimate. authentic. basal. broad. central. constitutive. elemental. guiding. intrinsic. parent. pivotal. staple. underlying. foundation. the merits. beginnings. principle. base. basis. extract.
  7. (en) Base. basic. basis. cardinal. cornerstone. essence. essential. footing. fundamental. ground. groundwork. intrinsic. kernel. mother. nucleus. principal. soul. staple. foundation. true state. principle. real.
  8. (en) Base. bottom. nucleus. source. foundation. basis. the true state of a thing. the essence. the fundamental principle. the essentials. fundament. origin. original. body. institute. ground. standard. keynote. matter. head. point. pith. staple position. top.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  İletişim

© NND Sözlük (Nedir Ne Demek Sözlük)