Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > baz nedir, baz ne demek (baz nnd)

baz nedir, baz ne demek?

baz

  1. Temel, esas.
  2. Taban.
  3. Bir asitle birleştiğinde bir tuz oluşturan madde, esas.
  4. Bk. taban
  5. Alkali
  6. Nükleotid yapısını oluşturan moleküller.
  7. Herhangi bir şeyin temeli veya en küçük parçası, bileşiğin ana maddesi.
  8. Kimyada tuzun asit olmayan kısmı veya tuzların oluşumu için asitlerle birleşmiş madde veya bir çözeltide hidrojen iyonu (proton) alan madde.
  9. Suda çözündüğünde hidroksil yükünü OH
  10. Alkali.
  11. Yeniden, tekrar oynatan, oynayan, geri ve arka tarafa doğru... gibi manalara gelir. Kelimenin sonuna veya baş tarafına getirilerek kullanılan bir "ek" dir. Mesela: Ateşbaz : Ateşle oynayan.
  12. Doğan. Yırtıcı kuş. Av kuşu. (Osmanlıca'da yazılışı: bâz)
  13. Bir şeyin bir kısmı. Bir parça. Bazısı. Biraz. (Osmanlıca'da yazılışı: ba'z)
  14. Suda çözünebilen, çözelti içinde iken ortama hidroksil iyonları veren, pH değerleri 7'nin üzerinde olan ve asitlerle tepkimeye giderek tuz oluşturan maddeler.
  15. (en) Base Biyo.
  16. (en) Base.
  17. (en) Alcali.
  18. (en) Alkali.

taban (nedir ne demek)

  1. Ayağın alt yüzü, aya.
  2. Üstü kapalı bir yerin gezinilen, ayakla basılan yüzü, tavan karşıtı.
  3. Ayakkabının alt bölümü.
  4. Kaide.
  5. Bir şeyin en alt bölümü.
  6. Değerlendirmede en alt derece.
  7. Bir toplumu, bir kuruluşu oluşturan, yönetime katılmadan etkili olan kitle.
  8. Temel, temel ilke, baz.
  9. Huy bakımından.
  10. Yaradılıştan.
  11. Başlangıç ya da temel sayılan yer ya da nesne.
  12. Transistorun salgıcı ile toplacını ayıran kesimi.
  13. Üzerine, duyarkatı oluşturan kimyasal özdek sürülmüş selüloit kuşak
  14. Mıknatıslı kuşak ve mıknatıslı görüntü kuşağında, üzerine demir oksit sıvanan asetat, polivinilklorit ya da polyesterden kuşak.
  15. Bk. temel
  16. Işıklı. Parlak.
  17. Yaratılıştan. Doğuştan. Huy ve tabiat itibariyle. (Osmanlıca'da yazılışı: tab'an)
  18. (en) Base, support, backing, film base, emulsion support (carrier),.
  19. (en) Sole.
  20. (en) Underside.
  21. (en) Cushion.
  22. (en) Pedestal.
  23. (en) Bedrock.
  24. (en) Tape base.
  25. (en) Girder.
  26. (en) Base.
  27. (en) Basement.
  28. (en) Floor.
  29. (en) Fundament.
  30. (en) Sill.
  31. (en) Substratum.
  32. (en) Substructure.
  33. (en) Heel.
  34. (en) Subsoil.
  35. (en) Plateau.
  36. (en) Foundation.
  37. (en) Lower limit or base.
  38. (en) Base plane.
  39. (en) Base line.
  40. (en) Steel of good quality.
  41. (en) Bottom.
  42. (en) Basal.
  43. (en) Bedding.
  44. (en) Footing.
  45. (en) Underlying.
  46. (en) Underwork.
  47. (en) Groundwork.
  48. (en) Platform.
  49. (en) İnner botto.
  50. (al) Schichtträger, Träger, Filmträger,
  51. (al) Grundfläche, Base
  52. (al) Schichtträger, Träger, Magnetbandschichtträger
  53. (fr) Base, support
  54. (fr) Plante du pied
  55. (fr) Base

temel (nedir ne demek)

  1. Bir yapının toprak altında kalan ve yapıya dayanak olan duvar, taban vb. bölümlerinin tümü
    Örnek: Evin temelleri sökülüyor gibi sarsılıyor. H. E. Adıvar
  2. Bu bölümleri yapmak için kazılan çukur.
  3. En önemli, belli başlı, ana, esas, asıl, baz
  4. Bir şeyin gelişimi için gereken ilk ögeler
    Örnek: Temelde sıradan bir Fransız vodviline dayanırdı oynadıkları oyun. N. Cumalı
  5. Bir nota için kaynak alınabilecek en pes perdeli ses.
  6. Bütün bir bilgiler bağlamının kendisinden çıkarılabildiği en genel ve en yalın önerme; en genel önermelerden ve en genel düşüncelerden kurulmuş bir dizge. (Ör. Tümevarımıntemeli, kendisinden biçimsel olarak olaylardan yasalara geçme hakkının çıkarılabileceği bir ilkedir.)
  7. (Genel anlamda) Bir şeyin üzerindetemellendiği, kurulduğu şey (bir evintemeli, bir kurumuntemeli vb.).
  8. Tinsel nitelikte bir şeyin varsaydığı ve kendisine dayandığı ilke. (Ma tematiğintemeli, hukukuntemeli, eğitimintemeli, ahlâkıntemeli vb. Ahlâkıntemeli, bir ahlâk öğretisinde, ahlaksal doğruların kendisinden çıkarıldığı ilkedir; (ör. Epikuros'un ahlâk felsefesinde bu ilke haz'dır).
  9. Bir şeyin gelişimi için ilk ögeler.
  10. En önemli, belli başlı, ana, esas.
  11. Dayanıklı.
  12. Bir yapının sağlam dayanak buluncaya kadar toprak içinde aşağıya doğru uzatılan dip duvarları.
  13. (en) Bread-and-butter.
  14. (en) Central.
  15. (en) Cornerstone.
  16. (en) Essential.
  17. (en) Grounding.
  18. (en) Keynote.
  19. (en) Basic principle.
  20. (en) Origin.
  21. (en) Basic fundamental.
  22. (en) Most important.
  23. (en) Foot.
  24. (en) Basic.
  25. (en) Fundamental.
  26. (en) Primary.
  27. (en) Principal.
  28. (en) Underlying.
  29. (en) Elementary.
  30. (en) Basal.
  31. (en) Abecederian.
  32. (en) Constitutive.
  33. (en) Elemental.
  34. (en) Guiding.
  35. (en) Parent.
  36. (en) Rudimental.
  37. (en) Rudimentary.
  38. (en) Staple.
  39. (en) Working.
  40. (en) Foundation.
  41. (en) Base.
  42. (en) Basis.
  43. (en) Footing.
  44. (en) Ground.
  45. (en) Groundwork.
  46. (en) Root.
  47. (en) Back.
  48. (en) Leading.
  49. (en) Main.
  50. (en) Precept.
  51. (en) Rationale.
  52. (en) Rudiments.
  53. (en) Chief.
  54. (en) Ground work.
  55. (en) Support.
  56. (en) Basement.
  57. (en) Bedding.
  58. (en) Bottom.
  59. (en) Essence.
  60. (en) Fabric.
  61. (en) Master.
  62. (en) Pedestal.
  63. (fr) Fondement
  64. (la) Fundamentum

esas (nedir ne demek)

  1. Bir şeyin özünü oluşturan ana öge, temel.
  2. Bir iş veya sözde doğru biçim.
  3. Ana, temel olarak alınan, başlıca, asal, esasi.
  4. Bk. temel
  5. Bk. temellendirim
  6. Temel. Kök. Rükün. şart. Hakikat ve mahiyetler.
  7. (en) Principal.
  8. (en) Fundamental.
  9. (en) Main.
  10. (en) Cardinal.
  11. (en) Cornerstone.
  12. (en) Essence.
  13. (en) Essential.
  14. (en) Footing.
  15. (en) Ground.
  16. (en) Bottom.
  17. (en) Source.
  18. (en) The true state of a thing.
  19. (en) The essence.
  20. (en) The fundamental principle.
  21. (en) Basic.
  22. (en) Original.
  23. (en) Master.
  24. (en) Ultimate.
  25. (en) Authentic.
  26. (en) Basal.
  27. (en) Broad.
  28. (en) Central.
  29. (en) Constitutive.
  30. (en) Elemental.
  31. (en) Guiding.
  32. (en) İntrinsic.
  33. (en) Parent.
  34. (en) Pivotal.
  35. (en) Staple.
  36. (en) Underlying.
  37. (en) Foundation.
  38. (en) The merits.
  39. (en) Beginnings.
  40. (en) Principle.
  41. (en) Base.
  42. (en) Basis.
  43. (en) Extract.
  44. (en) Groundwork.
  45. (en) Kernel.
  46. (en) Mother.
  47. (en) Nucleus.
  48. (en) Soul.
  49. (en) True state.
  50. (en) Real.
  51. (en) The essentials.
  52. (en) Fundament.
  53. (en) Origin.
  54. (en) Body.
  55. (en) İnstitute.
  56. (en) Standard.
  57. (en) Keynote.
  58. (en) Matter.
  59. (en) Head.
  60. (en) Point.
  61. (en) Pith.
  62. (en) Staple position.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.010