Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > baz çifti bp nedir, baz çifti bp ne demek, baz çifti bpin anlamı, ingilizcesi (baz çifti bp nnd)

baz çifti bp nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






baz çifti bp

  1. Nükleikasit moleküllerinde bir baz çiftine karşılık gelen uzunluk birimi.
  2. Nükleik asitlerde hidrojenle bağlı bir çift baz.
  3. (en) Base pair
  4. (al) Basenpaar
  5. (fr) Paire de bases

baz (nedir ne demek)

  1. Temel, esas.
  2. Taban.
  3. Bir asitle birleştiğinde bir tuz oluşturan madde, esas.
  4. Bk. taban
  5. Herhangi bir şeyin temeli veya en küçük parçası, bileşiğin ana maddesi.
  6. Kimyada tuzun asit olmayan kısmı veya tuzların oluşumu için asitlerle birleşmiş madde veya bir çözeltide hidrojen iyonu (proton) alan madde.İng.: base Biyo
  7. 1. Herhangi bir şeyin temeli veya en küçük parçası, bileşiğin ana maddesi. 2. Alkali.
  8. (en) Base. alcali. alkali.
  9. (en) base

taban (nedir ne demek)

  1. Ayağın alt yüzü, aya.
  2. Üstü kapalı bir yerin gezinilen, ayakla basılan yüzü, tavan karşıtı.
  3. Ayakkabının alt bölümü.
  4. Kaide.
  5. Bir şeyin en alt bölümü.
  6. Değerlendirmede en alt derece.
  7. Bir toplumu, bir kuruluşu oluşturan, yönetime katılmadan etkili olan kitle.
  8. Temel, temel ilke, baz.
  9. Huy bakımından.
  10. Yaradılıştan.
  11. 1- Başlangıç ya da temel sayılan yer ya da nesne. 2- Transistorun salgıcı ile toplacını ayıran kesimi.
  12. Üzerine, duyarkatı oluşturan kimyasal özdek sürülmüş selüloit kuşak
  13. Mıknatıslı kuşak ve mıknatıslı görüntü kuşağında, üzerine demir oksit sıvanan asetat, polivinilklorit ya da polyesterden kuşak.
  14. (en) Base, support, backing, film base, emulsion support (carrier),
  15. (en) Bedrock. sole. girder. base. basement. floor. fundament. sill. substratum. substructure.
  16. (en) Base. bed. floor. sole. underside. sole. heel. subsoil. plateau.
  17. (en) Base. cushion. sole. floor. pedestal. foundation. bed. floor. lower limit or base. base. base plane. base line. steel of good quality. bottom. basal. bedding. footing. fundament. underlying. underwork. groundwork. platform. inner botto.
  18. (en) sole
  19. (en) base
  20. (en) Tape base
  21. (al) Schichtträger, Träger, Filmträger,
  22. (al) Grundfläche, Base
  23. (al) Schichtträger, Träger, Magnetbandschichtträger
  24. (fr) Base, support
  25. (fr) Plante du pied
  26. (fr) base

çift (nedir ne demek)

  1. Birbirini tamamlayan iki tekten oluşan (nesneler).
  2. Bir erkek ve bir dişiden oluşan iki eş
    Örnek: Kocası İtalyan, karısı Sırbistanlı olan bu çift ile araları pek iyi idi, ailece de görüşüyorlardı. R. H. Karay
  3. Toprağı sürmek için birlikte koşulan iki hayvan.
  4. Küçük maşa veya cımbız.
  5. Osmanlılarda en az birçiftlik genişliğindeki toprağı ekip biçen köylüden yılda bir kez alınan bir toprak vergisi.
  6. (en) Even. dual. double. duplicate. binary. twin. duple. conjugate. dyad. geminate. double. couple. pair. double. brace. yoke. duet. amphi-. bi-. ambi-. dipl-. diplo.
  7. (en) Binary. couple. double. dual. duplicate. pair. twin.
  8. (en) Double. dual. even. binary. couple. pair. duplicate. even number. multiple. twofold. doublet. yoke. plowland. tandem. dublex. coupled. dyad. brace. doubly. twain. two. twosome.
  9. (en) even

bp   US UK (nedir ne demek)

  1. Bk. baz çifti
  2. Birthplace, bishop.

karşılık (nedir ne demek)

  1. Bir davranışın karşı tarafta uyandırdığı, gerektirdiği başka davranış, mukabele
    Örnek: Haykırışlarına etraftan karşılık gelmiyordu. H. R. Gürpınar
  2. Bir dildeki bir sözü başka bir dilde aynı anlamda karşılayan söz.
  3. Cevap, yanıt.
  4. Bir şey alınırken karşı tarafa verilen başka şey, bedel
  5. Bir iş için ayrılmış para, ödenek, tahsisat.
  6. İktisadi karar birimleri tarafından istenen veya gereksinim duyulan malların satılması, paranın verilmesi, ödeneğin sağlanması gibi işler.
  7. bedel.
  8. (en) As against. equivalent. provisions. return. wages. answer. reply. payoff. consideration. counter. counterbalance. counterpart. offset. payment. provision. quid pro quo. quittance. reciprocation. recompense. remuneration. repayment. requital. response.
  9. (en) Answer. comeback. consideration. counterbalance. equivalent. price. recompense. redress. repayment. reply. response. retort. return. reward. reaction. acknowledgement. reciprocity. counterpart. compensation. allowance.
  10. (en) Provision. allowance. response. equivalent. translation. amount paid. equivalent given in return. appropriation. designated fund. opposite. contrary. in contrast to. in response to. in payment for. answer. compensation. consideration. counter. counterpart.
  11. (en) provision

gelen (nedir ne demek)

  1. Gelme işini yapan (kimse veya nesne).
  2. Bir ışık kaynağından çıkıp bir aynanın yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine düşen (ışın).
  3. (en) Coming. incoming.
  4. (en) Coming. incoming. oncoming. arriving. reaching. comer.
  5. (en) İncoming. inbound. who is coming. incident. oncoming.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük