|
bayındırılmış toprak
-
Kentesl altyapısı, kolaylıkları sağlanarak görevlerini yerine getirmeye, üzerinde yapı yapmaya elverişli duruma getirilmiş toprak parçası.
-
Improved land, developed site
-
Terrain aménage
-
Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü.
-
Ülke
Örnek:
Bu toprak bizimdir, içinde yabancının işi yok. R. E. Ünaydın
-
Arazi, tarla.
-
Kara.
-
Topraktan yapılmış
-
Kimyasal, fiziksel ve biyolojik faktörler etkisiyle oluşmuş, organik ve mineral maddelerin değişim ve karışımından meydana gelmiş olan litosferin gevşek kısmı.
-
1. Yer kabuğunun canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü. 2. Ülke, memleket. 3. İşlenmiş arazi.
-
Earthen. fictile. earthenware. terraneous. soil. earth. ground. clay. land. country. territory. glebe. terra firma. ground-.
-
Earthen. fictile. earthenware. terraneous. soil. earth. ground. clay. land. country. territory. glebe. terra firma. ground-. dirt. lump. roll. tract.
-
Agricultural geology. chunk. dike. dirt. domain. earth. ground. land. soil. territory. tract.
-
Soil
-
Tache
-
Bir yerleşim yeri veya bir yapı için gerekli olan yol, kanalizasyon, su, elektrik vb. tesisatın tümü.
-
Toplumun ekonomik yapısını oluşturan ve insan bilincinden bağımsız olarak biçimlenen üretim ilişkilerinin hepsi, üstyapı karşıtı.
-
1. Bir ülkede ulaştırma, enerji, iletişim sistemleri gibi kamu yararına kullanılan sermaye varlıklarının bütünü. 2. Marksist yaklaşımda toplumsal gelişmenin belirleyici unsuru olan üretici güçler, bilgi ve teknolojik gelişme bütününden oluşan iktisadi yapı.
-
Eytişimsel dünya görüşüne göre toplumun temelini oluşturan ve siyasa, hukuk, ahlâk, eğitim, din gibi üstyapı öğelerini etkileyen ekonomik yapı.
-
Infra-structure. substructure.
-
Infrastructure. substructure.
-
Underwork. infrastructure. substructure. basic facilities.
-
Infra-structure
-
Infrastructure
kolaylık (nedir)
-
Kolay olma durumu.
-
İşlerin kolayca yapılmasını sağlayan şey.
-
Bir işi yapabilme durumu veya imkânı.
-
Convenience. ease. facility. easiness. simplicity. airiness. straightforwardness.
-
Accommodation. ease. facility. simplicity.
-
Labo r saving device. means or wherewithal to do sth.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|