Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > basit cisim nedir, basit cisim ne demek, basit cisimin anlamı, ingilizcesi (basit cisim nnd)

basit cisim nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






basit cisim

  1. Maddesi tek elementten oluşmuş cisim.
  2. (en) element.

basit (nedir ne demek)

  1. Yapılması veya anlaşılması kolay olan, karışık olmayan, bayağı
    Örnek: Derin hislerden uzak, basit zevklere düşkün, bütün manasıyla alafranga bir adamdı. Y. K. Karaosmanoğlu
  2. Kolay
    Örnek: En basit şeyi yazamayacak kadar cahildi. H. Taner
  3. Süssüz, gösterişsiz
    Örnek: Üstünde basit ve kapalı bir çarşaf vardı. A. Gündüz
  4. Bilgi ve görgüsü sınırlı olan, bayağı, görgüsüz
    Örnek: Bu, fikirsiz, basit ve masum bir çocuk hafifliği değildi. R. N. Güntekin
  5. Her zaman rastlanan, özelliği olmayan, olağan
    Örnek: Bu basit takılmalar, her seferinde onları güldürdü. N. Cumalı
  6. (en) Simple. basic. easy. elementary. countrified. crude. elemental. everyday. facile. foolproof. frugal. homely. humble. jejune. potty. primitive. simplex. simplificative. simplistic. small. straightforward. undemanding. vulgar. frugally.
  7. (en) Artless. bluff. chaste. cheap. commonplace. dry. easy. elementary. facile. homely. plain. quiet. rudimentary. simple. spartan. uncoloured. unpretentious. unsophisticated. easy kolay. basic. plain sade. ordinary. unimportant. small-time. small-time. simple. not difficult. easy to do or understand. simple. unadorned. ill-bred. who's never been taught any manners. ordinary. run-of-the-mill. average.
  8. (en) Elementary. plain. simple. ordinary. common. manifest. natural. incomplex. unaffected. artless. bare. chaste. fiddling. homely. jammy. rustic. simple bonus. simple person. single. straight up and down. straightforward. uncoloured. uncolored.

cisim (nedir ne demek)

  1. Katı maddenin biçim almış durumu.
  2. Gövde, beden, vücut
    Örnek: Yataktaki örtülü cisim dertop olmuş şeklini, hareketsizliğini muhafaza ediyor. R. H. Karay
  3. 1- Bilinçten bağımsız olarak uzayda yer kaplayan nesne. 2- (Fiziksel olarak) Bölünebilirlik ve yer kaplama nitelikleri olan sınırlı bir özdek parçası.
  4. (en) Matter. substance.
  5. (en) Matter. body. material thing. mass. object. substance.
  6. (en) body
  7. (fr) corps
  8. (la) corpus

madde (nedir ne demek)

  1. Duyularla algılanabilen, bölünebilen, ağırlığı olan nesne, özdek
    Örnek: Bütün uyuşturucu maddeler gibi, vazgeçemeyeceği kadar bağlanarak yalana alışır. N. Cumalı
  2. Bir şeyi oluşturan öge.
  3. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm
    Örnek: Kanun tatbikatında merhamet bilmez. Suçları maddeleriyle ölçer. Hükmünü verir, çarpar. H. R. Gürpınar
  4. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri
    Örnek: Bir uzmanla buluşacağı zaman ansiklopediyi açar, o konuyla ilgili maddeyi okur. S. Birsel
  5. İleri sürülen sorun.
  6. Para, mal vb. ile ilgili şey.
  7. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım.
  8. Bk. özdek
  9. Bk. sınar
  10. Bir testte yer alan soru ya da alıştırmalardan her birine verilen ad.
  11. (en) Material. matter. stuff. item. substance. article. clause. entry.
  12. (en) Article. body. clause. lubricant. material. matter. object. provision. stuff. substance. entry. paragraph. subject.
  13. (en) Article. clause. item. matter. question. substance. theme. material. component. ingredient. entry. section. topic. provision. stipulation. commodities. element. head. stuff. thing. timber.
  14. (en) item
  15. (en) proviso

tek(nedir ne demek)

  1. Eşi olmayan, biricik, yegâne
    Örnek: Hamit, biliyorsunuz edebiyatımızın tek dâhisidir. Y. Z. Ortaç
  2. Birbirini tamamlayan veya aynı türden olan nesnelerden her biri
    Örnek: Dirseği hafifçe dizime dokunuyor ve bir saçı, bir tek tel saçı kaşının ucuna sürünüyordu. M. Ş. Esendal
  3. Bir kadeh içki.
  4. Önüne getirildiği cümleye istek ve özlem kavramı katar.
  5. Yalnızca.
  6. Hiç, hiçbir
    Örnek: Tek kelime konuşmadan bu yokuşu indik. R. H. Karay
  7. İki ile bölünemeyen (sayı).
  8. Sessiz, hareketsiz, uslu.
  9. Biricik, eşi olmayan.
  10. (en) Only. single. unique. one. solitary. odd. individual. exclusive. lone. singular. sole. one and only. single. one. fellow. mono-. uni-. homo-. homeo-. homoeo-.
  11. (en) İndividual. isolated. lone. odd. one. only. particular. single. singular. sole. solitary. solo. unique. alone. merely. odd. single thing. a single thing. only once.
  12. (en) A Siberian ibex.
  13. (en) Mono. odd. single. one. only. sole. solitary. unique. unrivaled. inimitable. exclusive. individual. simple. uneven. unit. unitary.
  14. (en) uneven

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük