Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > basireti bağlanmak nedir, basireti bağlanmak ne demek, basireti bağlanmakın anlamı (basireti bağlanmak nnd)

basireti bağlanmak nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






Bu kelime tam olarak bulunamadı, belki aşağıdaki(ler) işinize yarayabilir:

Bu kelimeyi ekleyerek katkıda bulunabilirsiniz.

basiret

  1. Doğru görüş, uzağı görüş, seziş, uyanıklık, anlayış, kavrayış, dikkat, sağgörü
  2. Bk. seçerlik
  3. Uzağı görme, seziş, sezgi, uyanıklık; anlayış, kavrayış.
  4. (en) Perception. foresight. clairvoyance. discreetness.
  5. (en) Forethought. foresight. insight. discernment. prudence.
  6. (en) Understanding. insight. foresight. forethought. precaution. prevision. providence. prudence. sagacity.

seçerlik (nedir ne demek)

  1. Nesneleri, özellikleri birbirinden ayırabilme ya da aralarında ayrım gözetebilme yeteneği.
  2. (en) discernment

doğru (nedir ne demek)

  1. Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı.
  2. Gerçek, yalan olmayan.
  3. Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun
    Örnek: Bunları sana şimdiden söylemek daha doğrudur. A. Gündüz
  4. Gerçek, hakikat
    Örnek: Söyleyin doğrusunu, siz insanoğlunun ahlaklı olabileceğine inanmıyorsunuz. N. Ataç
  5. İki nokta arasındaki en kısa çizgi.
  6. Yanlışsız, eksiksiz.
  7. Hiçbir yöne sapmadan, dosdoğru, doğruca.
  8. Yakın, yakınlarında
    Örnek: Şafağa doğru otomobil sesi duyuldu. F. R. Atay
  9. 1- Gerçeğe uygun olan. 2- (Mantıkta) Düşünme yasalarına uygun olan.
  10. Akla, mantığa uygun.
  11. Dürüst, namuslu, ahlaklı.
  12. (en) True. right. correct. exact. accurate. proper. authentic. honest. fair. truthful. straight. direct. above-board. faithful. guileless. just. orthodox. righteous. sincere. spot-on. square. upstanding. straight. through. thru. thro. due. true. right. ar.
  13. (en) True. right. correct. exact. accurate. proper. authentic. honest. fair. truthful. straight. direct. above-board. faithful. guileless. just. orthodox. righteous. sincere. spot-on. square. upstanding. through. thru. thro. due. ar. aboveboard. base. becoming. fitting. mathematical. precise. upright.
  14. (en) correct.
  15. (en) true
  16. (fr) vrai
  17. (la) verus

görüş(nedir ne demek)

  1. Gözle bir şeyi algılama yetisi.
  2. Cezaevi ve hastanede yapılan ziyaret.
  3. Bir olay, varlık veya düşünce üzerinde varılan yargı, fikir.
  4. Olaylar, düşünceler ya da nesneler üzerinde geliştirilen anlayış, değer ve yargı.
  5. (en) Visual. optic. optical. idea. sentiments. opinion. sight. view. concept. apprehension. argument. aspect. case. conviction. estimation. eye. feeling. genius. horizon. interest. notion. outlook. position. thought. vision.
  6. (en) Assess. attitude. conception. contention. error. eye. idea. judgment. observation. remark. sight. slant. standpoint. thinking. thought. view.
  7. (en) Point of view. vision. sight. act or manner of seeing. opinion standpoint. concept. conception. contention. judicium. thought. visibility. opinion.
  8. (en) conception

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük