|
basına gösterim
-
Bir filmin özel olarak basına sunulması amacıyla gösterimi.
-
Press show
-
Vorführung für Press
-
Présentation pour la presse
-
Görüntülerin gösterici yardımıyla bir yüzeye yansıtılması işi, projeksiyon.
-
Salonlarında filmin gösterilmeye başlanması, vizyon.
-
Sinema, tiyatro, konser vb. sanat dallarında verilen gösterilerden her biri, seans.
-
Sinema salonlarında filmin gösterilmeye başlanması, vizyon.
-
Bir niceliği, bir dizgeyi ya da bir olayı simgelerle belirtme.
-
Bir film üzerindeki resimlerin gösterici yardımıyla görüntülüğe yansıtılarak görüntülerin oluşturulması
-
Bu yolla, filmin tümünün ya da bir bölümünün izlenmesinin sağlanması
-
Bir sinemanın belli bir izlencesinin yer aldığı ve belirli bir saatten başlayıp yine belirli bir saatte sona eren çalışması.
-
1-2. projection, film projection, showing, film showing, performance, (ABD) screening, film screening, 3. show, performance
-
Projection. run. presentation. staging.
-
Projection. showing. variety show.
-
Notation. representation. projection. variety show.
-
representation
-
1-2. Projektion, Filmprojektion, Vorführung, Filmvorführung, Vorstellung, Filmvorstellung, Kinovorstellung, 3. "Séance"
-
Darstellung
-
1-2. projection (cinématographique, de film), 3. séance (de cinéma)
-
représentation
-
Yalnız bir kişiye, bir şeye ait veya ilişkin olan
Örnek:
Kendisini özel olarak görmek istediğini söyledi. F. R. Atay
-
Bir kişiyi ilgilendiren veya kişiye ait olan, hususi, zatî
Örnek:
Özel bir diyeceği varmış gibi koluma girdi sokakta. N. Cumalı
-
Devlete değil, kişiye ait olan, hususi, resmî karşıtı.
-
Dikkatle değer, istisnai.
-
Her zaman görülenden, olağandan farklı.
-
1- Genelden ayrı olan; bir nesneler öbeğine ya da tek bir nesneye özgü olan. 2-(Mantıkta) Cinse karşıt olarak türle ilgili olan.
-
Special. personal. private. distinctive. particular. specific. proper. ad hoc. closet. esoteric. especial. exclusive. express. extraordinary. individual. intimate. peculiar. privy. proprietary. sole. state. very. self.
-
Distinctive. especial. exclusive. individual. intimate. particular. peculiar. personal. private. special. specific.
-
Custom. private. special. personal. exceptional. different. especial. express. own. particular. peculiar. privy. proprietary. single. specific. very.
-
special
-
spécial
olarak(nedir ne demek)
-
As, qua
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|