Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > basınç ölçüm nedir, basınç ölçüm ne demek, basınç ölçüm anlamı (basınç ölçüm nnd)

basınç ölçüm nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






basınç ölçüm

  1. Hava basıncı ölçümlerini inceleyen birim.

basınç (nedir ne demek)

  1. Bir yüzey üzerine etkide bulunan gücün yüz ölçümü birimine düşen miktarı, tazyik.
  2. Bkz. havayuvarıbasıncı
  3. Bir akışkanın değdiği yüzeye uyguladığı itme kuvvetinin birim yüzeye düşen tutarı.
  4. (en) Pressure. compression. strain. stress. thrust. piezo-.
  5. (en) Pressure. compression. stress. thrust.
  6. (en) Pressure. buckle. compression. screw. stress.
  7. (en) pressure
  8. (al) Druck
  9. (fr) pression

ölçüm (nedir ne demek)

  1. Ölçme işi.
  2. Ölçülerek elde edilen sonuç.
  3. Ölçümlemek sonucu, takdir.
  4. En, boy, oylum, süre gibi nicelikleri kendi cinslerinden seçilmiş bir birimle karşılaştırıp kaç birim geldiğini belirtme işlemi.
  5. En, boy, oylum, süre gibi nicelikleri kendi cinslerinden seçilmiş bir birimle karşılaştırıp kaç birim geldiğini belirtme işlemi.
  6. Bir değişken taşıdığı özelliği belirtmek için yapılan bir işlem.
  7. (en) Measure. measurement. estimate. evaluation. indication. metage.
  8. (en) Computation. measurement. survey. measure.
  9. (en) Measurement. measure. measuring. size. scale. quantitative. geometric.
  10. (en) measurement
  11. (en) reading
  12. (al) Messung
  13. (fr) mesure

hava basıncı (nedir ne demek)

  1. Yer yuvarını çevreleyen havanın yeryüzündeki bir alana uyguladığı kuvvet.
  2. Gezegen uçunyuvarının uyguladığı her doğrultuya yönelik basınç.
  3. Gezegen uçunyuvarının uyguladığı her doğrultuya yönelik basınç.
  4. (en) Air pressure.
  5. (en) Atmospheric pressure
  6. (al) Luftdruck
  7. (fr) Pression atmosphérique

hava (nedir ne demek)

  1. Yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı.
  2. Meteoroloji ile ilgili olayların bütünü
    Örnek: Hava biraz bozukçaydı, dışarıda serin bir yağmur çiseliyordu. M. Ş. Esendal
  3. Canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu
    Örnek: Havanın üşütecek kadar serinlemiş olmasına göre sabah yakın. R. N. Güntekin
  4. Gökyüzü.
  5. Çevreyi kuşatan boşluk.
  6. Esinti.
  7. Müzik parçalarında tür
    Örnek: Kâğıthane havası tutturur, bahriye çiftetellisi çalardık. S. F. Abasıyanık
  8. Müzik aletlerinden çıkan ses perdesi.
  9. Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı.
  10. Yeryuvarını saran uçun ve uçuk katmanın oluşturduğu akışkan ortam.
  11. Yeryuvarını saran uçun ve uçuk katmanın oluşturduğu akışkan ortam.
  12. Dramatik durumu, karakterler, konuşma, dekor, giyim-kuşam, ışık, müzik aracılığıyla bir oyunun özelliğini, tinsel iklimini ortaya çıkaran öğe.
  13. Belirli bir çevreye, başka çevrelerden ayrı, değişik bir özellik sağlayan öğelerin oluşturduğu bütün.
  14. (en) atmosphere
  15. (en) Air. aerial. atmospheric. air. airs. shades. sky. weather. climate. wind. ambiance. ambience. aroma. atmosphere. aura. flavor. flavour. mood. ostentation. showing-off. side. splash. splurge. strain. swank. vanity. aero-.
  16. (en) Air. aerial. atmospheric. airs. shades. sky. weather. climate. wind. ambiance. ambience. aroma. atmosphere. aura. flavor. flavour. mood. ostentation. showing-off. side. splash. splurge. strain. swank. vanity. aero-. airborne. bubble. flourish. tone. tune.
  17. (en) Air. atmosphere. tune. weather. wind. climate. the sky. breeze. melody. nothing. airs. affectation. ambience. exhale. strain.
  18. (en) air
  19. (al) Atmosphäre
  20. (al) Luft
  21. (fr) Atmosphère, ambiance
  22. (fr) ambiance
  23. (fr) air

birim(nedir ne demek)

  1. Bir kümenin her elemanı.
  2. Bir çokluğu oluşturan varlıkların her biri, ünite.
  3. Bir niceliği ölçmek için kendi cinsinden örnek seçilen değişmez parça, vahit.
  4. Herhangi bir kuruluştaki alt bölümlerden her biri.
  5. Dilin, oluşturduğu yapı içinde, belli bir düzlemde yer alan öbür ögelerle kurduğu bağıntılarla tanımlanan ayrı nitelikli öge, ünite.
  6. Bir doğabilimsel niceliğin ölçümü için o nicelik cinsinden seçilen ve 1 değerinde sayılan büyüklük.
  7. Bir ölçme ölçünü olarak benimsenen nicelik ya da boy.
  8. Bir tanem, sevdiğim, biriciğim.
  9. (en) Unit, measuring unit
  10. (en) Unit. monad.
  11. (en) Denomination. unit.
  12. (en) Volume. module. unit. point.
  13. (en) unit
  14. (al) Einheit, Niasseinheit
  15. (al) Einheit
  16. (fr) Unité (de mesure)
  17. (fr) unité

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük