|
basılma dayanımı
-
Dokusunu basarak ezmeye çalışan dış etkilere ağacın gösterdiği direnç.
-
Bir varlığın dış etkilere karşı direnme özelliği, direnç.
-
Resistance. endurance.
-
Bir iş kolunda, bir kurumda görevli olan kimse.
-
Working, laboring, labouring [Brit.], active
dış(nedir ne demek)
-
Herhangi bir cisim veya alanın sınırları içinde bulunmayan yer, hariç, iç karşıtı
Örnek:
Hafta sonunda şehrin dışına çıkıyoruz. Şehrin artık dışındayız. Bostanlar, bağlar, sürülmüş tarlalar. A. Haşim
-
Bir konunun kapsamına girmeyen şey.
-
Görülen, içte bulunmayan yüzey.
-
Bir kimsenin görünüşü, durum ve davranışları.
-
Bireyin ötesinde bir varlığı olan.
-
Somut kavramlarda iki veya ikiden çok şeyde merkeze daha uzak olan.
-
Yabancı ülkelerle ilgili.
-
Açık havada geçen sahneleri içine alan çekim.
-
Açık havada geçen görünçlüklerin yer aldığı çekim; bu anlamda, kapalı bir yerde çevrilse bile, görüntüleri açık havayı, işlikdışını gösteren çekim için de kullanılır
-
Açık havada çevrilmiş çekim. İç'in karşıtı.
-
Exterior (shot)
-
Outer. outside. exterior. external. outward. out. foreign. extrinsic. offshore. salient. superficial. outside. without. ecto-. exo-.
-
Exterior. external. foreign. out. outer. outside. outward.
-
external.
-
Aussenaufnähme
-
Extérieur, plein air
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|