|
basık kemer
-
Drop arch, flat arch
-
Basılmış, yassılaşmış
Örnek:
Başına, arkası basık, önü yüksek, çuha püsküllü bir şapka giymiş. M. Ş. Esendal
-
Çok yüksek olmayan, alçak
Örnek:
Arka sokağa bakan, dar, basık tavanlı, ışıksız bir yerdi. P. Safa
-
Kısık
Örnek:
Onun sesi de aynı şekilde basıktı. T. Buğra
-
Poky. flattened. depressed. low.
-
Low. pressed down. compressed.
-
Bele dolayarak toka ile tutturulan, kumaş, deri veya metalden yapılan bel bağı
Örnek:
Nihat elinde tuttuğu kemeri denize fırlatıp attı. P. Safa
-
Etek, pantolon vb. giysilerin bele gelen bölümü.
-
Emniyet kemeri.
-
Tümsekli.
-
Kemiklerden oluşmuş kemer biçiminde tavan.
-
Katmanlı kayaçlarda bir kıvrımın kabarık tepe yeri, tekne karşıtı.
-
İki sütun veya ayağı birbirine üstten yarım çember, basık eğri, yonca yaprağı vb. biçimlerde bağlayan ve üzerine gelen duvar ağırlıklarını, iki yanındaki ayaklara bindiren tonoz bağlantı
-
Özellikle yolculukta kullanılan, üzerinde altın, para yerleştirmeye yarar gözleri olan meşin kuşak.
-
Bir kıvrımın kabarık, tepe yeri. bkz. tekne, kıvrım.
-
Belt. waistband. strap. band. arch. archway. vaulting. cincture. cove. cummerbund. fascia. girdle.
-
Arch. belt. girdle. waistband. waist. vault. anat arch. anticline. safety belt. seat belt emniyet kemeri.
-
Belt. vault. arch. aqueduct. arc. cincture. girdle.
-
anticline
-
anticlinal
-
Damlamak, düşmek, bitmek, kesilmek, dalmak, tutulmak, alçalmak, yavrulamak, damlatmak, düşürmek, atmak, söylemek, bırakmak, kesmek, ilişkisini kesmek, görüşmemek, çıkarmak, söyleyememek (harf), öldürmek
-
Damla, katre
-
Az miktarda herhangi bir şey, bir yudum içki
-
damla
-
Damlaya benzeyen herhangi bir şey damla şeklinde küpe
-
Akide şekeri
-
pastil
-
Düşme sukut
-
Asma tiyatro perdesi, pano
-
Düşüş uzaklığı
-
Sarp yamaç
-
Paraşütle atlama, paraşütle bir defada atlayan asker sayısı
-
(ped veya -t, ping) damlatmak
-
Elinden bırakıp düşürmek
-
serpmek
-
Yol vermek, salıvermek, bırakmak
-
Yazıda, örgüde satır veya ilmik atlamak
-
İndirmek, geride bırakmak
-
damlamak
-
Düşmek, birdenbire inmek
-
Düşüp ölmek, ölü gibi düşmek
-
Argo kumarda para kaybetmek
-
(hayvan) doğurmak
arch
(nedir ne demek)
-
Nazlı, cilveli, çapkın
-
Archaic, archaism, architect.
-
Önek baş, en büyük.
-
Kemer, tak
-
Ayak kemeri
-
Kavis arch stone kemerin kilidi makamında olan taş
-
Kemer yapmak veya kemerlerle kapatmak, kemer ekline koymak, kemer eklini almak
-
(sırt veya kaş) kabartmak.
-
Kemer yapmak; kamburlaştırmak, kamburunu çıkarmak; kubbelenmek, kamburlaşmak, kabarmak
-
Baş, önde gelen, en büyük
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|