NND Sözlük

Ana Sayfa > balık istifi nedir, balık istifi ne demek (balık istifi nnd)

balık istifi nedir, balık istifi ne demek?

balık istifi

  1. Çok sıkışık olarak bir yere dolmuş (insanlar).
  2. (en) Packed like sardines, jam packed.

balık (nedir ne demek)

  1. Omurgalılardan, suda yaşayan, solungaçla nefes alan ve yumurtadan üreyen hayvanların genel adı.
  2. Zodyak üzerinde Kova ile Koç arasında yer alan burcun adı.
  3. Omurgalı hayvanlardan, sularda yaşayan, yüzgeçleriyle hareket eden, kemikli veya kıkırdaklı olan, soğukkanlı, suda erimiş oksijeni solungaçlarıyla soluyan, genellikle yüzme keseleri bulunan, ayrı eşeyli, yumurtayla çoğalan, çoğunlukla pullu, mekik biçiminde yüzmeye elverişli vücutları olan canlılar.
  4. (en) Fish.
  5. (en) Finny.
  6. (en) Piscine.
  7. (en) İchthyo-.
  8. (en) Curry.
  9. (en) Hack.
  10. (en) Pate.

istif (nedir ne demek)

  1. Eşya veya başka nesnelerin düzgün bir biçimde üst üste konulmasıyla oluşan yığın.
  2. Kereste, tahta vb. ağaç ürünlerini kurutmak veya bekletmek amacı ile belirli düzenlerde üst üste dizerek yapılan yığın.
  3. Stok.
  4. Kereste, tahta vb. ağaç ürünlerini, kurutmak ya da bekletmek amacı ile belli düzenlerde üst üste dizerek yapılan yığın.
  5. Bk. istif
  6. (en) Stacking.
  7. (en) Stowing.
  8. (en) Piling.
  9. (en) Stack.
  10. (en) Hoard.
  11. (en) Stowage.
  12. (en) Storing.
  13. (en) Hoarding.
  14. (en) Orderly stack.
  15. (en) Neatly arranged file.
  16. (en) Storage.
  17. (en) Composure.
  18. (en) Serenity.
  19. (al) Stapelung
  20. (fr) Mise en pile

çok (nedir ne demek)

  1. Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı
    Örnek: Bana matematik çok kolay geldi. F. R. Atay
  2. Aşırı bir biçimde
    Örnek: Sanırım ki anamı daha çok severim. M. Ş. Esendal
  3. (en) Much.
  4. (en) Many.
  5. (en) Very.
  6. (en) Awfully.
  7. (en) Badly.
  8. (en) Considerably.
  9. (en) Copious.
  10. (en) Dearly.
  11. (en) Dreadfully.
  12. (en) Too much.
  13. (en) Too many.
  14. (en) Bountiful.
  15. (en) Devilish.
  16. (en) Downright.
  17. (en) Galore.
  18. (en) Great.
  19. (en) Handsome.
  20. (en) İnfinite.
  21. (en) Like blazes.
  22. (en) Perfectly.
  23. (en) Power of.
  24. (en) Profu.
  25. (en) Plenty.
  26. (en) Plentiful.
  27. (en) Good.
  28. (en) Fair.
  29. (en) Like hell.
  30. (en) Deadly.
  31. (en) Heavy.
  32. (en) Abounding.
  33. (en) Abundant.
  34. (en) Affluent.
  35. (en) Ample.
  36. (en) Countless.
  37. (en) Dead.
  38. (en) Exuberant.
  39. (en) Hearty.
  40. (en) Hell of.
  41. (en) Helluva.
  42. (en) İnnumerable.
  43. (en) Lavish.
  44. (en) Multitudinous.
  45. (en) Numerous.
  46. (en) Piping.
  47. (en) Plenteous.
  48. (en) Precious.
  49. (en) Eminently.
  50. (en) Enormously.
  51. (en) Exceedingly.
  52. (en) Excess.
  53. (en) Extreme.
  54. (en) Extremely.
  55. (en) Full.
  56. (en) Greatly.
  57. (en) Hard.
  58. (en) Heartily.
  59. (en) Highly.
  60. (en) Hugely.
  61. (en) İmmensely.
  62. (en) Jolly.
  63. (en) Large.
  64. (en) Madly.
  65. (en) Manifold.
  66. (en) Most.
  67. (en) Multiple.
  68. (en) Myriad.
  69. (en) Positively.
  70. (en) Power.
  71. (en) Profoundly.
  72. (en) Profuse.
  73. (en) Rich.
  74. (en) Roaring.
  75. (en) Simply.
  76. (en) Soaking.
  77. (en) Sorely.
  78. (en) Stinking.
  79. (en) Substantially.
  80. (en) Such.
  81. (en) Terribly.
  82. (en) Terrifically.
  83. (en) Umpteen.
  84. (en) Uncommonly.
  85. (en) Unduly.
  86. (en) Unusually.
  87. (en) Vast.
  88. (en) Vastly.
  89. (en) Whacking.
  90. (en) Wildly.

sıkışık (nedir ne demek)

  1. Sıkışmış bir durumda olan
    Örnek: Size bu kadar ücreti niye ödemekteyiz, böyle sıkışık anlarımızda? A. İlhan
  2. (en) Cramped.
  3. (en) Serried.
  4. (en) Tight.
  5. (en) Tightly wedged or jammed.
  6. (en) Dense.
  7. (en) Pressed.
  8. (en) Pushed.
  9. (en) Closely pressed together.
  10. (en) Close.
  11. (en) Crowded.
  12. (en) Congested.
  13. (en) Very crowded.
  14. (en) Hard pressed (for time.
  15. (en) Hard up (for money.
  16. (en) Chock a block.
  17. (en) Closely spaced.
  18. (en) Cramped for space.
  19. (en) İncommodious.
  20. (en) Pinched.
  21. (en) Pressing.
  22. (en) Squash.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)



Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.013