|
balık istifi
-
Çok sıkışık olarak bir yere dolmuş (insanlar).
-
Packed like sardines, jam packed
-
Omurgalılardan, suda yaşayan, solungaçla nefes alan ve yumurtadan üreyen hayvanların genel adı.
-
Zodyak üzerinde Kova ile Koç arasında yer alan burcun adı.
-
Fish. finny. piscine. fish. ichthyo-.
-
Curry. fish.
-
Fish. hack. pate.
-
Eşya veya başka nesnelerin düzgün bir biçimde üst üste konulmasıyla oluşan yığın.
-
Kereste, tahta vb. ağaç ürünlerini kurutmak veya bekletmek amacı ile belirli düzenlerde üst üste dizerek yapılan yığın.
-
Stok.
-
Kereste, tahta vb. ağaç ürünlerini, kurutmak ya da bekletmek amacı ile belli düzenlerde üst üste dizerek yapılan yığın.
-
Bk. istif
-
Stacking. stowing. piling. stack. hoard.
-
Hoard. stack. stacking. stowage. storing. hoarding.
-
Orderly stack. neatly arranged file. storage. hoarding. storing. composure. serenity.
-
Stapelung
-
Mise en pile
-
Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı
Örnek:
Bana matematik çok kolay geldi. F. R. Atay
-
Aşırı bir biçimde
Örnek:
Sanırım ki anamı daha çok severim. M. Ş. Esendal
-
Much. many. very. big. plenty. plentiful. good. fair. like hell. deadly. heavy. abounding. abundant. affluent. ample. countless. dead. exuberant. hearty. hell of. helluva. innumerable. lavish. multitudinous. numerous. piping. plenteous. precious. pro.
-
Much. many. very. big. plenty. plentiful. good. fair. like hell. deadly. heavy. abounding. abundant. affluent. ample. countless. dead. exuberant. hearty. hell of. helluva. innumerable. lavish. multitudinous. numerous. piping. plenteous. precious. pro. awfully. badly. considerably. copious. dearly. dreadfully. eminently. enormously. exceedingly. excess. extreme. extremely. far. full. greatly. hard. heartily. highly. hugely. immensely. jolly. large. lot. madly. manifold. most. multiple. myriad. positively. power. profoundly. profuse. rich. roaring. simply. so. soaking. sorely. stinking. substantially. such. terribly. terrifically. umpteen. uncommonly. unduly. unusually. vast. vastly. whacking. wildly.
-
Many. much. very. too. too much. too many. awfully. bountiful. copious. devilish. downright. dreadfully. galore. good. great. handsome. highly. infinite. large. lavish. like blazes. multitudinous. numerous. perfectly. plentiful. a power of. profuse. profu.
sıkışık(nedir ne demek)
-
Sıkışmış bir durumda olan
Örnek:
Size bu kadar ücreti niye ödemekteyiz, böyle sıkışık anlarımızda? A. İlhan
-
serried.
-
Cramped. dense. pressed. pushed. serried. closely pressed together. close. crowded. congested.
-
Tight. tightly wedged or jammed. very crowded. congested. hard pressed (for time. hard up (for money. chock a block. close. closely spaced. cramped. cramped for space. incommodious. pinched. pressed. pressing. serried. squash.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|