|
bakan
-
Hükûmet işlerinden birini yönetmek için, genellikle milletvekilleri arasından, başbakan tarafından seçilerek cumhurbaşkanınca onaylandıktan sonra işbaşına getirilen yetkili, vekil, nazır
Örnek:
O sadece iyi bir bayındırlık bakanıdır. F. R. Atay
-
Attendant. onlooking. minister. secretary of state. secretary. chancellor.
-
Chancellor. minister. secretary.
-
Minister. secretary. state secretary. cabinet officer. officer of state. viewer.
-
Bakanlar Kurulu.
-
Bir ülkenin yönetim kuruluşları
Örnek:
Kadınlar çil yavrusu gibi dağılmış, hükûmete haber vermişler, hükûmet gelmiş, ölüyü kaldırmışlar. H. E. Adıvar
-
Devlet yönetimi.
-
konağı
Örnek:
Hükûmetin karşısındaki Türklerin merkez kumandanlık dairesine girince şapkasını çıkardı. Ö. Seyfettin
-
Hükûmet konağı
-
Bir kurum veya kuruluşun yasalara, kurallara ve belli şartlara uygun biçimde işlemesini sağlamak, idare etmek, tedvir etmek.
-
Birinin bir konudaki etkinliğine, çalışmasına yön vermek, birini yönlendirmek.
-
Program ve oyunların yapımını, gerçekleşmesini sağlamak.
-
Yönetim işi.
-
Direct, produce
-
Administer. administrate. boss. captain. chair. command. conduct. direct. edit. govern. head. lead. oversee. police. preside. rule. run. run the show. steer. supervise.
-
Administer. boss. captain. chair. command. conduct. direct. govern. handle. head. lead. manage. preside. rule. steer. superintend. to administer. to direct. to manage. to run. to rule. to govern. to preside. to chair. to conduct. to command.
-
Administer. administrate. captain. command. conduct. to be in control of sth. direct. govern. head. lead. manage. rein. rule. run. steer.
-
Regie führen, inszenieren
-
Réaliser, mettre en scène
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|