Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > bakakalmak nedir, bakakalmak ne demek, bakakalmakın anlamı, ingilizcesi (bakakalmak nnd)

bakakalmak nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






bakakalmak

  1. Şaşkınlığa uğrayıp ne yapacağını bilmez durumda kalmak
    Örnek: Neferin arkasından uzun uzun bakakaldı. P. Safa
  2. (en) To stand in wonder. to gawp.
  3. (en) To stand in bewilderment.

durum   US UK (nedir ne demek)

  1. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon
    Örnek: Genel Sekreter, kazadaki sıtma durumu hakkında verdiğim uzun tafsilattan pek memnun kaldı. R. N. Güntekin
  2. Duruş biçimi, konum.
  3. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.
  4. İsim soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl.
  5. Bkz. hal.
  6. Bir ayaktopu kümesinde takımların aldıkları sonuçlara göre kazandıkları değerler. Uluslararası kurallara göre kazanan takım iki, yenişemeyen takımlar birer değer alırlar. Yenik takımlar ise değer alamazlar.
  7. (en) Condition. situation. state. circumstance. case. position. status. attitude. score. occasion. state of affairs. ball game. conjuncture. context. estate. event. fact. fettle. footing. instance. lay. lie. pass. plight. posture. repair. set. set-up. sha.
  8. (en) Capacity. case. circumstance. condition. footing. occasion. order. point. position. situation. state. status. things.
  9. (en) Wheat with hard dark-colored kernels high in gluten and used for bread and pasta; grown especially in southern Russia, North Africa, and northern central North America.
  10. (en) State. condition. situation. circumstances. status.
  11. (en) score
  12. Unundan makarna yapılan bir cins buğday (bot.) Triticum durum.
  13. Durum, durum buğŸdayı, bir buğŸday türü

kalmak (nedir ne demek)

  1. Olduğu yeri ve durumu korumak, sürdürmek
    Örnek: Sıkı sıkı kucakladı ve öylece kaldı. T. Buğra
  2. Zaman, uzaklık veya nicelik belirtilen miktarda bulunmak
  3. Konaklamak, konmak
  4. Oturmak, yaşamak, eğleşmek
  5. Hayatını sürdürmek, yaşamak.
  6. Varlığını korumak, sürdürmek
  7. Oyalanmak, vakit geçirmek
  8. Sınıf geçmemek.
  9. 1) yapılması düşünülmüş olduğu hâlde yapılmamak; 2) kararı bağlandığı hâlde uygulanmamak.
  10. (en) Stay. remain. continue. keep. stand. fail. be left. be left over. abide. bed. come to. devolve. flunk. keep to. leave. put up. refuge. rest with. room. sleep. stop. survive. tarry. wait.
  11. (en) Stay. remain. continue. keep. stand. fail. be left. be left over. abide. bed. come to. devolve. flunk. keep to. leave. put up. refuge. rest with. room. sleep. stop. survive. tarry. wait. descend. go. persist.
  12. (en) To remain. to be left. to be leftover. to stay in a place temporarily. to come to a halt. to reach a standstill. to fail. to be postponed to. to be entrusted to sb to be left to sb by sb else. to be kept from doing sth.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük