Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > bakır para nedir, bakır para ne demek (bakır para nnd)

bakır para nedir, bakır para ne demek?

bakır para

  1. (en) Copper.

bakır (nedir ne demek)

  1. Bu elementten yapılmış kap.
  2. Bu elementten yapılmış
  3. Atom numarası 29, yoğunluğu 8,95 olan, 1084 °C'ye doğru eriyen, doğada serbest veya birleşik olarak bulunan, ısı ve elektriği iyi ileten, kolay dövülür ve işlenir olduğundan eski çağlardan beri türlü işlerde kullanılan, kızıl renkli element (simgesi Cu).
    Örnek: Ertesi gün çadırların önünde Haldun Nedret'in Kadıköy'den getirdiği bakır lamba yanıyordu. A. Ş. Hisar
  4. Simgesi Cu, atom numarası 29, atom kütlesi 63,546 g olan, periyodik çizelgede 1B grubunda bulunan ve metal özellikleri gösteren,iki kararlı izotopa sahip, bir ve iki değerlikte olabilen, nitrik asit ve sıcak sülfürik asitte çözünen, atmosferik korozyona karşı demirden daha fazla direnç gösteren, bazlar tarafından kolay etkilenen, elektriği çok iyi ileten ve insan, tarih öncesinden beri bilinen ve bitki metabolizmasında önemli bir element. Doğada metal, oksit (küprit), sülfür (glans, kalhopirit) ve karbonat (malahit) halinde bulunan bir element.
  5. Birçok enzimin yapısında, kan yapımında ve bağ doku metabolizmasında rol oynayan, eksikliğinde kansızlık, ödem ve kemik yapısında bozukluklara yol açan, kırmızımtırak parlak, atom numarası 29, atom ağırlığı 63. 54, sembolü Cu olan tuzları zehirli bir metal. Bakır, beslenmede esansiyel bir element olup seruloplazmin, lizil oksidaz, sitokrom oksidaz ve tirozinaz gibi çeşitli proteinlerin yapısına katılır.
  6. Doğada serbest ve birleşik olarak bulunan kızıl renkli, kolay işlenir bir maden.
  7. (en) Copper.
  8. (en) Cupric.
  9. (en) Cuprous.
  10. (fr) Cuivre

para   US UK (nedir ne demek)

  1. Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit.
  2. Kazanç
    Örnek: Balıkçılıkta para vardır ama dalgıçlık kadar genç işidir. S. F. Abasıyanık
  3. Kuruşun kırkta biri.
  4. Yanında, yan. Örn. Para-aortik aortun yanında.
  5. Yunanca yanında anlamına gelen bir ön ek.
  6. 1,4 durumunu gösteren ön ek.
  7. Bir asit, tuz ya da esterin olağanüstü sayıda su molekülü ile birleştiğini gösterir ön ek.
  8. Çift dönme nicem sayısı ve karşıt koşut çekirdek dönüsü koşulunu belirleyen ön ek.
  9. Yan.
  10. Yanında.Dgr.: anat. para
  11. (en) Prefix signifying alongside of, beside, beyond, against, amiss; as parable, literally, a placing beside; paradox, that which is contrary to opinion; parachronism.
  12. (en) Ortho-, and Meta-.
  13. (en) Refers to groups occupying 1,4 positions on a benzene ring.
  14. (en) Beside/Next to.
  15. (en) Para-.
  16. (en) Para.
  17. (en) Money.
  18. (en) Monetary.
  19. (en) Pecuniary.
  20. (en) Coffers.
  21. (en) Cash.
  22. (en) Shekels.
  23. (en) Currency.
  24. (en) Shiners.
  25. (en) Coin.
  26. (en) Boodle.
  27. (en) Brass.
  28. (en) Bread.
  29. (en) Chink.
  30. (en) Chip.
  31. (en) Dough.
  32. (en) Ducat.
  33. (en) Dust.
  34. (en) Funds.
  35. (en) Green.
  36. (en) Jack.
  37. (en) Kale.
  38. (en) Lolly.
  39. (en) Lucre.
  40. (en) Filthy lucre.
  41. (en) Means.
  42. (en) Purse.
  43. (en) Rock.
  44. (en) Sugar.
  45. (en) Wherewithal.
  46. (en) Capital.
  47. (en) Drain.
  48. (en) Fund.
  49. (en) Leeway.
  50. (en) Obverse.
  51. (en) Take.
  52. (en) Wealth.
  53. (en) Prefix denoting: Likeness, similarity, or connection, or that the substance resembles, but is distinct from, that to the name of which it is prefixed; as paraldehyde, paraconine, etc.; also, an isomeric modification.
  54. (en) Specifically: That two groups or radicals substituted in the benzene nucleus are opposite, or in the respective positions 1 and 4; 2 and 5; or 3 and 6, as paraxylene; paroxybenzoic acid.
  55. (en) Piece of Turkish money, usually copper, the fortieth part of a piaster, or about one ninth of a cent.
  56. (en) An estuary in northern Brazil into which the Tocantins River flows 100 para equal 1 dinar.
  57. (en) Commodity money.
  58. (en) Dibs.
  59. (en) Dimes.
  60. (en) Face value.
  61. (en) Geets.
  62. (en) Gelt.
  63. (en) İnvestment.
  64. (en) The necessary.
  65. (en) Net personality.
  66. (en) Pocket.
  67. (en) To be pushed.
  68. (en) Rhino.
  69. (en) Riches.
  70. (en) Roll.
  71. (en) Spendol.
  72. (en) Having resemblance to certain features.
  73. (en) Prefix, beside, near.
  74. (en) Far from, away, out, different from.
  75. (en) Variety of forastero cacao bean cultivated in the Brazilian state of the same name.
  76. (en) Prefix meaning behind, e g , para-appendiceal.
  77. (en) Woman who has been delivered of a viable fetus.
  78. (en) Paragraph.
  79. (en) Paraplegic.
  80. (en) The number of live-born children a woman has delivered; 'the parity of the mother must be considered'; 'a bipara is a woman who has given birth to two children'.
  81. (en) 100 para equal 1 dinar.
  82. (en) Soldier in the paratroops.
  83. (en) An estuary in northern Brazil into which the Tocantins River flows.
  84. (en) Port city in northern Brazil in the Amazon delta; main port and commercial center for the Amazon River basin.
  85. (al) Para
  86. (fr) Para
  87. Yakın
  88. Ötesinde
  89. İkinci derecede
  90. Benzer.
  91. Paraşütçü asker, paragraf

copper   US UK (nedir ne demek)

  1. Bakır kaplamak
  2. Bakır rengi vermek
  3. Bahis tutuşmak
  4. Bakır
  5. Ufak para
  6. Polis
  7. , bakır kazan
  8. Bakırdan yapılmış,bakıra benzer, bakır renginde
  9. Copperbottomed bakır dipli, karinası bakır kaplı
  10. Bakırlamak, bakır kaplamak, bakır rengi vermek

kap (nedir ne demek)

  1. Aşık kemiği.
  2. İçi gaz, sıvı veya katı herhangi bir maddeyi alabilen oyuk nesne.
  3. Kap kacak.
  4. Türlü şeylerin taşınması veya saklanması için kullanılan torba, kılıf, çanta, sepet, sandık vb.
  5. Kapak, cilt.
  6. Gövdeyi omuzların üstünden çepeçevre saracak biçimde yapılmış olan bir tür üst giysisi.
  7. Kadınların giydiği kolsuz üstlük.
  8. Aşık kemiği.
  9. Bir aygıtın verimini olumsuz yönde etkileyebilecek iç ve dış kaynaklı elektromanyetik alanların etkilerine karşı o aygıtın gerekli görülen yerlerini kaplayan iletken gereç.
  10. (en) Case.
  11. (en) Holder.
  12. (en) Basin.
  13. (en) Cover.
  14. (en) Folder.
  15. (en) Cape , headland.
  16. (en) Foreland, piece of land jutting out into the sea, land located in front.
  17. (en) Container.
  18. (en) Vessel.
  19. (en) Utensil.
  20. (en) Binder.
  21. (en) Cape.
  22. (en) Hollowware.
  23. (en) Jacket.
  24. (en) Receptacle.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.023