|
bakır kaplamak
-
copper
-
Bu elementten yapılmış kap.
-
Bu elementten yapılmış
-
Atom numarası 29, yoğunluğu 8,95 olan, 1084 °C'ye doğru eriyen, doğada serbest veya birleşik olarak bulunan, ısı ve elektriği iyi ileten, kolay dövülür ve işlenir olduğundan eski çağlardan beri türlü işlerde kullanılan, kızıl renkli element (simgesi Cu).
Örnek:
Ertesi gün çadırların önünde Haldun Nedret'in Kadıköy'den getirdiği bakır lamba yanıyordu. A. Ş. Hisar
-
Birçok enzimin yapısında, kan yapımında ve bağ doku metabolizmasında rol oynayan, eksikliğinde kansızlık, ödem ve kemik yapısında bozukluklara yol açan, kırmızımtırak parlak, atom numarası 29, atom ağırlığı 63. 54, sembolü Cu olan tuzları zehirli bir metal. Bakır, beslenmede esansiyel bir element olup seruloplazmin, lizil oksidaz, sitokrom oksidaz ve tirozinaz gibi çeşitli proteinlerin yapısına katılır.
-
Doğada serbest ve birleşik olarak bulunan kızıl renkli, kolay işlenir bir maden.
-
Copper. cupric. cuprous. copper.
-
copper.
-
copper
-
Her yanını örtmek, istila etmek.
-
Çepeçevre sarmak, kuşatmak
Örnek:
Evlerin bir tarafını yol, üç tarafını da yine çam ormanları kaplar. S. F. Abasıyanık
-
Bir kabın, bir kılıfın, bir örtünün içine almak.
-
Yayılıp doldurmak, etkisinde bırakmak.
-
Bir yüzeyi döşemek, başka bir nesne ile örtmek
-
Kaplama adı verilen ince ağaç levhaları, değişik yöntemlerle hazırlanan tablalara yapıştırmak.
-
Bir madeni bir başka madenle kimyasal bir yöntemle örtmek.
-
Bir kimsenin veya bir şeyin nitelikleri herkesçe bilinir olmak.
-
Kaplama adı verilen ince ağaç levhaları, değişik yöntemlerle hazırlanan tablalara yapıştırma eylemi.
-
Bk. kaplamak
-
Cover. line. face. plate. veneer. bestrew. canopy. carpet. case. clothe. coat. encrust. envelop. fleece. incrust. infest. overgrow. overlap. overspread. overwhelm. revet. sheathe. sheet. shield. smother in. smother with. suffuse. take. thread. wreath.
-
Cake. cap. carpet. cover. drape. encase. envelop. face. fill. pack. pervade. smother. wreathe. to cover. to cake. to coat. to plate. to face. to surround. to include. to comprise. to veneer. to crown. to envelop. to fill. to pervade. to take up.
-
To cover. to cover completely. to plate. to coat. to veneer. to spread over. to envelop. to encase.
-
hang
-
back
-
upholster
-
recap
-
fair
-
Film, film over
-
furnieren
-
plaquer
-
Bakır kaplamak
-
Bakır rengi vermek
-
Bahis tutuşmak
-
bakır
-
Ufak para
-
polis
-
, bakır kazan
-
Bakırdan yapılmış,bakıra benzer, bakır renginde
-
Copperbottomed bakır dipli, karinası bakır kaplı
-
Bakırlamak, bakır kaplamak, bakır rengi vermek
kap(nedir ne demek)
-
Aşık kemiği.
-
İçi gaz, sıvı veya katı herhangi bir maddeyi alabilen oyuk nesne.
-
Kap kacak.
-
Türlü şeylerin taşınması veya saklanması için kullanılan torba, kılıf, çanta, sepet, sandık vb.
-
Kapak, cilt.
-
Gövdeyi omuzların üstünden çepeçevre saracak biçimde yapılmış olan bir tür üst giysisi.
-
Kadınların giydiği kolsuz üstlük.
-
Aşık kemiği.
-
Container. case. holder. vessel. pot. utensil. binder. cape. hollowware. jacket. receptacle.
-
Basin. can. cover. pot. utensil.
-
Container. folder.
-
Cape , headland.
-
[KAP] n. foreland, piece of land jutting out into the sea, land located in front
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|