Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > baba tarafı nedir, baba tarafı ne demek, baba tarafıın anlamı, ingilizcesi (baba tarafı nnd)

baba tarafı nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






baba tarafı

  1. Ailenin baba yönünden akrabaları.
  2. (en) Paternal line. paternal side.

baba  US UK (nedir ne demek)

  1. Çocuğun dünyaya gelmesinde etken olan erkek
    Örnek: Türk babanın ve Türk ananın çocuğu Türktür. Anayasa
  2. Çocuğu olmuş erkek, peder.
  3. Kazılarda çıkarılan toprağın miktarını hesaplayabilmek için yer yer bırakılan toprak dikme.
  4. Çatı merteği.
  5. Bir ülkeye veya bir topluluğa yararlı olmuş kimse.
  6. Anlayışlı, iyi huylu erkek.
  7. Silah kaçakçılığı, kara para aklama ve uyuşturucu madde ticareti vb. kirli ve gizli işler yapan çetenin başı.
  8. Koruyucu, babalık duyguları ile dolu kimse.
  9. (Mimarlık) Mahya kirişini dikey olarak alttan tutan kalın, kare kesitli kerestelerden her biri. a. bk. çatı.
  10. Özellikle dört ayaklı hayvanlar için kullanılan, bir hayvanın ebeveynlerinden erkek olanına verilen ad.
  11. (en) Father. daddy. dad. papa. pa. pater. pop. old man. the old man. goodman. governor. the governor. guv. guvnor. senior. sire. begetter.
  12. (en) Dad. daddy. father. pa. papa. pop. poppa. bollard. newel post. very good. great. very difficult.
  13. (en) A kind of plum cake. a small cake leavened with yeast.
  14. (en) Father. venerable old man. upright post of a staircase. knob. post. snubbing post. boss. timberhead. king post. crown post. pillar post. broachpost. corner post. bitt. male. begetter. governor. head post. papa. patronymic. pop.
  15. (en) A term of affection for a Saint or holy man. a term of affection for a saint or holy man meaning 'father'.
  16. (en) Religious master or father; term of respect. a small cake leavened with yeast.
  17. (en) king-post
  18. (en) sire
  19. (fr) poinçon
  20. Antik Sümerli bir Tanrıça

taraf (nedir ne demek)

  1. Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri
    Örnek: Dört tarafı kesme billur kapaklı bir eski saat... R. H. Karay
  2. Yön, yan, doğrultu
    Örnek: Deniz tarafındaki çayırdan bir sürü koyun geçiyor. M. Ş. Esendal
  3. Yöre, yer
    Örnek: Üsküdar tarafındaki evlerin camları kor gibi parlıyordu. H. Taner
  4. İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri.
  5. Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi.
  6. Bir şeyin belli bölümü, kısmı.
  7. yan.
  8. (en) Side. part. end. party. hand. way. contractor. facet.
  9. (en) Behalf. part. side. way. aspect. direction. district. edge. border. party.
  10. (en) Part. side. portion. area. region. direction. party. aspect. behalf. facet. hand. quarter. way.
  11. (en) member

aile (nedir ne demek)

  1. Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik.
  2. Karı, koca ve çocuklardan oluşan topluluk
    Örnek: En büyük cevizin altını kalabalıkça bir aile kaplamıştı. O. C. Kaygılı
  3. Aynı soydan gelen veya aralarında akrabalık ilişkileri bulunan kimselerin tümü
  4. Birlikte oturan hısım ve yakınların tümü.
  5. Eş, karı.
  6. Aynı gaye üzerinde anlaşan ve birlikte çalışan kimselerin bütünü.
  7. Temel niteliği bir olan dil, hayvan veya bitki topluluğu.
  8. Ortak özellikleri olan matematiksel nesneler kümesi. (Örneğin yüzeylerailesi, operatörlerailesi gibi.)
  9. Canlıların sınıflandırılmasında benzer cinslerin meydana getirdiği grup anlamında kullanılan terim.
  10. (en) Family. domestic. family. stirpes. relations. stirps. brood. kin. next of kin. menage.
  11. (en) Family. house. kindred. wife. domestic.
  12. (en) Family. wife. house. household. people.
  13. (en) family
  14. (fr) famille

akraba(nedir ne demek)

  1. Kan veya evlilik yoluyla birbirine bağlı olan kimseler, hısım
    Örnek: Geceleyin, babam, amcam, akrabamız, hepsi istasyonda idiler. Y. K. Beyatlı
  2. Oluşma yönünden aynı kaynağa dayanan şeyler.
  3. Biri, diğerinin doğurduğu sonuç veya olgular.
  4. Aynı kandan gelen ya da geldiklerine inanan bireylerle, birtakım uygulama ve kutsamalarla aralarında kan birliği sağlanan bireylere verilen ad. bk.akrabalık, dirimbilimselakraba, atasoyluakrabalık.
  5. (en) Related. connected. akin. akin to. agnate. allied. connate. consanguine. kindred. relative. flesh and blood. kin. agnate. cognate. connection. connexion.
  6. (en) Cognate. folks. kin. kindred. relation. relative.
  7. (en) A relative. relatives. akin. family. kinsman. related. relation.
  8. (en) Kin, relative
  9. (fr) parent

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük