|
baba soylu
-
Baba soyluluğa ilişkin olan, baba soyluluğa dayanan.
-
Çocuğun dünyaya gelmesinde etken olan erkek
Örnek:
Türk babanın ve Türk ananın çocuğu Türktür. Anayasa
-
Çocuğu olmuş erkek, peder.
-
Kazılarda çıkarılan toprağın miktarını hesaplayabilmek için yer yer bırakılan toprak dikme.
-
Çatı merteği.
-
Bir ülkeye veya bir topluluğa yararlı olmuş kimse.
-
Anlayışlı, iyi huylu erkek.
-
Silah kaçakçılığı, kara para aklama ve uyuşturucu madde ticareti vb. kirli ve gizli işler yapan çetenin başı.
-
Koruyucu, babalık duyguları ile dolu kimse.
-
(Mimarlık) Mahya kirişini dikey olarak alttan tutan kalın, kare kesitli kerestelerden her biri. a. bk. çatı.
-
Özellikle dört ayaklı hayvanlar için kullanılan, bir hayvanın ebeveynlerinden erkek olanına verilen ad.
-
Father. daddy. dad. papa. pa. pater. pop. old man. the old man. goodman. governor. the governor. guv. guvnor. senior. sire. begetter.
-
Dad. daddy. father. pa. papa. pop. poppa. bollard. newel post. very good. great. very difficult.
-
A kind of plum cake. a small cake leavened with yeast.
-
Father. venerable old man. upright post of a staircase. knob. post. snubbing post. boss. timberhead. king post. crown post. pillar post. broachpost. corner post. bitt. male. begetter. governor. head post. papa. patronymic. pop.
-
A term of affection for a Saint or holy man. a term of affection for a saint or holy man meaning 'father'.
-
Religious master or father; term of respect. a small cake leavened with yeast.
-
king-post
-
sire
-
poinçon
-
Antik Sümerli bir Tanrıça
-
Doğuştan veya hükümdar buyruğuyla, bazı ayrıcalıklara sahip olan ve özel unvanlar taşıyan (kimse), asil
Örnek:
Soylu kişidir, iyi bir öğrenim görmüştür, zekidir, yeteneklidir. N. Cumalı
-
İyi tanınmış, köklü bir aileden gelen (kimse), necip, kişizade, asil
-
Saygı uyandıran, yücelik taşıyan
Örnek:
Japonların soylu ve çetin savaşçılık gururuna, bu eğiliş ağır geldi. F. R. Atay
-
Soyu iyi nitelikli olan, iyi cins soydan gelen (at vb.).
-
İyi tanınmış, köklü bir aileden gelen kimse.
-
Noble. of good family. well-born. well-bred. aristocratic. aristocratical. gently born. born in the purple. genteel. of gentle birth. grand. high. patrician. pedigreed. princely. thoroughbred. titled. truebred. u. noble. blue blood. aristocrat. silk.
-
Aristocrat. august. noble. nobleman. thoroughbred. of a good family. noblewoman.
-
Noble. highborn. of a good family. elevated. genteel. gentle. high. high- born. nobleman. princely. thoroughbred. titled. well born.
-
İlgisi, ilişiği olan, bağlı, ilgili, ait, merbut, müteallik
Örnek:
Haber ve düşünceleri yayma araçlarının kullanılmasına ilişkin düzenleyici hükümler... Anayasa
-
Related. concerning. regarding. respecting.
-
Regarding. relative. concerning. relating to.
-
Corresponding. relating to. concerning. regarding. about.
olan(nedir ne demek)
-
Olmak eyleminin şimdiki zaman ortacı.
-
[Olan] pron. one
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|