|
bağımsız
-
Davranışlarını, tutumunu, girişimlerini herhangi bir gücün etkisinde kalmadan düzenleyebilen, hür, özgür, müstakil
Örnek:
Konsolosların her biri bağımsız bir vali gibi davranırdı. N. Cumalı
-
Herhangi bir kuruluşa, partiye bağlı olmayan kimse
Örnek:
... Meclis dışındaki bağımsızlardan olmak üzere, siyasi parti gruplarından, oranlarına göre, üye alınır. Anayasa
-
Milletvekili.
-
Bağımsız milletvekili.
-
Müstakil. ~ elmen: aslî zi'l -yed.
-
Independent. free. detached. unattached. unconnected. distanced. sovereign. crossbench.
-
Free. independent. maverick. sovereign.
-
Stand-alone. independent. autonomous. cross bencher. free. frc- floating. on one's own. substantive. unaffiliated. uncommitted.
herhangi (nedir)
-
Belli olmayan, özellikleri iyice bilinmeyen, rastgele.
-
Any. whichever. soever. whichever. whatever. whatsoever.
-
Whichever. whatever. any. whoever.
-
Any.
-
Dara dar.
-
Güçlükle, ancak, zorla.
-
[gücü] n. reed, any of several varieties of tall marsh grass; thin piece of wood or plastic placed on the mouthpiece of reed instruments (the air flow causes it to vibrate and create sound)
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|