|
başyazar
-
Bir gazete veya derginin başyazılarını yazan kimse, başmuharrir, sermuharrir
Örnek:
Tanin gazetesine ve başyazarına pek şiddetli bir dille çatmaktan kendimi alamamıştım. Y. K. Karaosmanoğlu
-
Editor. editorial writer.
-
Politika, ekonomi, kültür ve daha başka konularda haber ve bilgi vermek için, yorumlu veya yorumsuz, her gün veya belirli zaman aralıklarıyla çıkarılan yayın
Örnek:
Kahvelerde ikinci bir oyalanma yolu, gazetelerdi. N. Cumalı
-
Bu yayının yönetildiği, hazırlandığı, basıldığı yer.
-
Genellikle günlük, kimi zaman haftalık ya da haftada birkaç kez olmak üzere yayımlanan, güncel haber ve bilgileri veren süreli yayın.
-
Gazette. journal. news medium. newspaper. paper. sheet.
-
Copy. journal. newspaper. paper. sheet. daily paper.
-
Newspaper.
-
Newspaper
-
Siyaset, edebiyat, teknik, ekonomi vb. konuları inceleyen ve belirli aralıklarla çıkan süreli yayın, mecmua
Örnek:
Yanında getirdiği dergileri çıkardı; karıştırmaya, okumaya başladı. M. Ş. Esendal
-
Magazine. periodical. review. journal. bulletin. print.
-
Journal. mag. magazine. periodical. review.
-
Magazine. periodical. review. mag. print.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|