Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > baş dönmesi ve göz kararması nedir, baş dönmesi ve göz kararması ne demek (baş dönmesi ve göz kararması nnd)

baş dönmesi ve göz kararması nedir, baş dönmesi ve göz kararması ne demek?

baş dönmesi ve göz kararması

  1. (en) Staggers.

baş (nedir ne demek)

  1. İnsan ve hayvanlarda beyin, göz, kulak, burun, ağız vb. organları kapsayan, vücudun üst veya önünde bulunan bölüm, kafa, ser
    Örnek: Sağ elinin çevik bir hareketiyle başındaki tülbendi çekip aldı. N. Cumalı
  2. Bir topluluğu yöneten kimse
  3. Başlangıç.
  4. Temel, esas
  5. Arazide en yüksek nokta.
  6. Bir şeyin genellikle toparlakça ucu
  7. Bir şeyin uçlarından biri
  8. Kasaplık hayvanlarda ve bazı yiyeceklerde adet.
  9. Çıban.
  10. İnsan vücudunun ağız, duygu organları ve beyni içine alan en ön bölgesi.
  11. Herhangi bir hayvanın bu bölgeye karşılık olan yapısı. Sefal, kafa.
  12. Bakteriyofajlarda ikozahedral şekilli, DNA içeren kısmı.
  13. Miyozinin bir parçası. Fosfolipitlerin yağ asitleri içermeyen kısmı.
  14. Spermlerde haploit çekirdeğin bulunduğu kısmı.
  15. İnsan vücudunun üst, hayvan vücudunun ön ucu, sefalika.
  16. (en) Head.
  17. (en) Chief.
  18. (en) Arch.
  19. (en) Capital.
  20. (en) Central.
  21. (en) İn chief.
  22. (en) Especial.
  23. (en) First.
  24. (en) Foremost.
  25. (en) General.
  26. (en) Governing.
  27. (en) Grand.
  28. (en) İnitial.
  29. (en) Master.
  30. (en) Premier.
  31. (en) Primal.
  32. (en) Primary.
  33. (en) Prime.
  34. (en) Principal.
  35. (en) Beginnings.
  36. (en) Knob.
  37. (en) Heading.
  38. (en) Beginning.
  39. (en) Coconut.
  40. (en) Costard.
  41. (en) Leader.
  42. (en) Base.
  43. (en) Cardinal.
  44. (en) Helm.
  45. (en) Kingpin.
  46. (en) Leading.
  47. (en) Crest.
  48. (en) Either of two ends.
  49. (en) Glove.
  50. (en) Bulb.
  51. (en) Agio.
  52. (en) Exchange premium.
  53. (en) Upper end.
  54. (en) Sconce.
  55. (en) Prow.
  56. (en) Foreship.
  57. (en) Fore.
  58. (en) Poll.
  59. (en) Major.
  60. (en) Boss.
  61. (en) Standard.
  62. (en) Headman.
  63. (en) Header.
  64. (al) Kopf Dgr.: Yun. kephale:baş
  65. (fr) Tête

dönme (nedir ne demek)

  1. Ameliyatla cinsiyet değiştiren kimse.
  2. Biçimi değişmeyen bir şeklin ekseni çevresindeki hareketi.
  3. Başka bir dindeyken Müslüman olan, mühtedi.
  4. Dönmek işi
  5. Bir cismin bir eksen çevresindeki devinimi.
  6. Resim eşlemesinin bozulmasından dolayı almaç görüntülüğünde resmin aşağıya ya da yukarıya doğru yavaş ya da hızlı olarak yer değiştirmesi.
  7. Bk. inversiyon
  8. Bir bağırsak halkasının kendi ekseni etrafında lümenin daralmasına neden olacak tarzda dönmesi, volvulus.
  9. (en) Linehold, rooll (of frame).
  10. (en) Apostasy.
  11. (en) Volvulus.
  12. (en) Turning.
  13. (en) Turn.
  14. (en) Rotation.
  15. (en) Torsion.
  16. (en) Conversion.
  17. (en) Convert.
  18. (en) Circumvolution.
  19. (en) Cycle.
  20. (en) Deflection.
  21. (en) Deflexion.
  22. (en) Facing.
  23. (en) Gyration.
  24. (en) Loop.
  25. (en) Proselyte.
  26. (en) Renegade.
  27. (en) Spin.
  28. (en) Swing.
  29. (en) Tumble.
  30. (en) Twist.
  31. (en) Veer.
  32. (en) Wheel.
  33. (en) Whirligig.
  34. (en) Winding.
  35. (en) Apostle.
  36. (en) Relapse.
  37. (en) Reversal.
  38. (en) Revolution.
  39. (en) Turnabout.
  40. (en) Transsexual.
  41. (en) Member of a Jewish community which converted to Islam in the seventeenth ce.
  42. (en) Circulation.
  43. (en) Rotative.
  44. (en) Rotary motion.
  45. (en) Regress.
  46. (en) Circuit.
  47. (en) Rolling.
  48. (en) Return.
  49. (en) Currency.
  50. (en) Circular motion.
  51. (en) Curling.
  52. (en) Warping.
  53. (en) Whirli.
  54. (al) Vertikal Ablenkung, Durchfallen, Bildurchfallen
  55. (al) Drehung
  56. (fr) Défilement vertical
  57. (fr) Rotation

inversiyon (nedir ne demek)

  1. İçe döndürme
  2. Bir kromozomda, iki noktadan kırılma sonucu aradaki parçanın 180 derece dönmesi ve tekrar birleşmesi şeklinde oluşan yapısal değişiklik.
  3. Bir kromozomda bulunan bir dizi genin yüz seksen derece tersine çevrilmesi. Normal dizilişin alfabetik olduğunu kabul edersek, A B C G F E D H I, D E F G genlerinininversiyonunu gösterir. Ters çevrilme sentromeri kapsarsa perisentrik, kapsamazsa parasentrik olarak adlandırılır.
  4. Yüksek hava basıncında hafifçe ısınan havanın ağır ve soğuk hava tabakası üzerinde birikmesi ile çok tabakalı hava yapısının oluşması.
  5. Dönme, ters dönme.
  6. Bir kromozomda bulunan bir dizi genin yüz seksen derece tersine çevrilmesi.
  7. (en) İnversion.
  8. (en) İnvertion.
  9. (al) İnversion
  10. (al) Inversionen
  11. (fr) İnversion
  12. (la) İnvertere: ters çevirmek

ve (nedir ne demek)

  1. Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu.
  2. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan bir söz
    Örnek: Galiba bir vehme kapılıyorum ve galiba bir hastalık beynimi kemiriyor. A. Gündüz
  3. (en) Brother of Odin and Vili He was one of the three deities who took part in the creation of the world.
  4. (en) The two-character ISO 3166 country code for VENEZUELA.
  5. (en) Ventilation Exchange is the exchange of gases, primarily oxygen and carbon dioxide, during the passage of air into and out of the respiratory passages.
  6. (en) Visual Emissions.
  7. (en) Value engineering.
  8. (en) Vented Electric; the implanted pump contains an electric motor but is vented to outside air through the driveline.
  9. (en) Visual Emissions Source: US EPA.
  10. (en) Vector Equilibrium.
  11. (en) Also known as Lothur, one of Odin's brothers.
  12. (en) Bosch Distributor type injection pump used on 89-93 Ram diesel engines.
  13. (en) Vietnam Era.
  14. (en) Plus.
  15. (en) Victory in Europe.
  16. (en) Verb.
  17. (en) Very early in the season.
  18. (en) Vaginal examination.

göz (nedir ne demek)

  1. Görme organı.
  2. Bazı deyimlerde, görme ve bakma.
  3. İyi veya kötü nitelikler, tutkular, duygular anlatan bakış.
  4. Bakış, görüş.
  5. Suyun topraktan kaynadığı yer, kaynak
    Örnek: Asıl felaket bu pınara sırt çevirmek, bu pınarın gözlerine taş tıkamak değil de ne olurdu? T. Buğra
  6. Delik, boşluk
    Örnek: Köprünün gözleri karış karış kazılmıştır. S. F. Abasıyanık
  7. Çekmece.
  8. Terazi kefesi.
  9. Bk. ada.
  10. Kartlar üzerinde açılan ve içerisine mikrofilm parçası geçirilen delik.
  11. Görme organının, içinde dış dünyanın görüntüsünün oluştuğu ve bu görüntünün sinirsel uyarmalara dönüştüğü, başlangıç parçası.
  12. Bk. çekmece
  13. Bk. göz
  14. Çok küçük budak.
  15. Çekmece boşluğu.
  16. (en) Aperture.
  17. (en) Eye.
  18. (en) Optic.
  19. (en) Optical.
  20. (en) Ocular.
  21. (en) Orbital.
  22. (en) Ophthalmic.
  23. (en) Orbit.
  24. (en) Blinker.
  25. (en) Sight.
  26. (en) Cell.
  27. (en) Compartment.
  28. (en) Drawer.
  29. (en) Cubbyhole.
  30. (en) Cubby.
  31. (en) Cubicle.
  32. (en) Cuddy.
  33. (en) Eyehole.
  34. (en) Glim.
  35. (en) Opto-.
  36. (en) Seeing.
  37. (en) Attitude.
  38. (en) Way of behaving.
  39. (en) Spring.
  40. (en) Division.
  41. (en) Part.
  42. (en) The evil eye.
  43. (en) Bad luck caused by another's envy.
  44. (en) Love.
  45. (en) Friendship.
  46. (en) Esteem.
  47. (en) Square.
  48. (en) Case.
  49. (en) Source.
  50. (en) Orifice.
  51. (en) Bord.
  52. (en) Rack.
  53. (en) Pane.
  54. (en) Partition.
  55. (en) Pore.
  56. (al) Auge
  57. (fr) Oeil

kararma (nedir ne demek)

  1. Kararmak işi.
  2. Görüntülerin gittikçe kararıp görünmez duruma geçmesine dayanan bir noktalama çeşidi.
  3. Kara renge bürünme; ışık alan fotoğraf plağının gittikçe koyulaşması.
  4. Aynı sonucun televizyonda sağlananı.
  5. Bir çekimin, aydınlıktan başlayıp gittikçe karanlıklaşarak görüntülerinin yitmesine dayanan noktalama çeşidi. Açılmanın karşıtı. TV
  6. Hava ile temas sonucu metal veya mineral yüzeyinde oluşan (genellikle oksit veya sülfür) farklı renkli film. Örneğin havadaki kükürtdioksit veya kükürt bileşikleri ile temas sonucu gümüş ve altın yüzeyinde oluşan gri-siyah sülfür filmi.
  7. (görüntü için)
  8. (en) Fade out, fade-in black.
  9. (en) Blackening.
  10. (en) Tarnish.
  11. (en) Fade out.
  12. (al) Ausblendung, Ausblende, Abblende, Abblendung, Schwarzb-blende, Schwarzblendung, Schlussblende,
  13. (al) Weiche Ausblendung
  14. (fr) Noircissemest
  15. (fr) Fondu à la fermeture (au noir), fermeture en fondu,
  16. (fr) Disparition graduelle
  17. (fr) Ternissement

staggers   US UK (nedir ne demek)

  1. Delibaş hastalığı [vet.], baş dönmesi ve göz kararması
  2. DelibaşŸ hastalığŸı [vet.], başŸ dönmesi ve göz kararması

stagger   US UK (nedir ne demek)

  1. Derecelendirmek, sendelemek, tökezlemek, yalpalamak, bocalamak, tereddüd etmek, sersemlemek, çakışmayacak şekilde düzenlemek
  2. Sendelemek, sersemleyip düşecek gibi olmak
  3. Tereddüt etmek
  4. Şaşırtmak, hayrete düşürmek, sersem etmek
  5. Karışık düzenlemek
  6. Ayrı saatlere bölüştürmek
  7. Kanatları karşı karşıya gelmeyecek şekilde tertip etmek
  8. İ sendeleme
  9. Sersemleşme
  10. Çoğ

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.017