|
Bu kelime tam olarak bulunamadı, belki aşağıdaki(ler) işinize yarayabilir:
Bu kelimeyi ekleyerek katkıda bulunabilirsiniz.
devletli
-
Mutluluk ve refah içinde olan (kimse).
-
Osmanlı İmparatorluğunda paşa, vezir vb. devlet adamlarına verilen unvan.
-
Fortunate, favored by fortune, prosperous and happy (person).
-
Hist. member of the Ottoman imperial family.
-
Hist. (someone) who is a member of the Ottoman imperial family.
-
Toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlık.
-
Büyüklük, mevki.
-
Mutluluk
Örnek:
Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi / Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi. Muhibbî
-
Talih.
-
Devletin yönetim organları
-
Sınırları belirli bir yurt ve türe düzeni içinde, ülküdeş insanların topluca ve kamu yararını sağlamak amacıyle örgütlenerek kurdukları ve benzeri topluluklarca bağımsız ve siyasal kişiliği tanınmış birlik.
-
Büyük mutluluk.
-
Kut, talih.
-
Büyük aşama, orun, mevki.
-
Toprak bütünlüğü ve siyasal örgütü olan bir ulusun oluşturduğu hukuksal varlık.
-
State. governmental. official. political. state. government. commonweal. commonwealth. the community. polity.
-
State. government.
-
Government. state. prosperity. good luck. the collectivity. commonwealth. nation. polity. power.
-
State, Commonwealth
-
Etat
-
Bütün özlemlere eksiksiz ve sürekli olarak ulaşılmaktan duyulan kıvanç durumu, ongunluk, kut, saadet, bahtiyarlık
-
1-Genellikle insanların kendilerine en yüksek erek olarak koydukları değer. Bilinci dolduran tam bir doygunluk durumu. İstek ve eğilimlerin tam bir uyumu ve doygunluğu. Değerli şeylerin bolluğu içinde alınan nesnel durum. 2- Kişiselmutluluk duygusu: a. durum olarak; b. bir kezlik bir yaşantı olarak. 3- Ahlâk felsefesinin ana kavramlarından biri ; özellikle klasik eskiçağ ahlâkının temel kavramı: a. Bireyin mutluluğu, b. Toplumun mutluluğu. 4- Kant'tamutluluk erişilmesi güç bir ülküdür; bunun karşısına Kant mutluluğa lâyık olma değerini ulaşılabilir bir erek olarak koyar.
-
Happiness. well-being. felicity. bliss. blissfulness. elation. glory. heaven. nirvana. weal. welfare. sense of well-being. smiles.
-
Happiness. high. joy. weal. wellbeing. bliss.
-
Happiness. cheer. elation. felicity. heaven. weal. well being.
-
happiness
-
bonheur
refah(nedir ne demek)
-
Bolluk, varlık ve rahatlık içinde yaşama, gönenç
Örnek:
Sağlığında borç içinde olmakla beraber müthiş bir refah havası içinde yüzen aile beş parasız kalıyor. S. F. Abasıyanık
-
Bk. gönenç
-
Bolluk, rahatlık.
-
Prosperous. comfort. ease. welfare. weal. prosperity. bonanza. opulence.
-
Comfort. ease. opulence. prosperity. weal. welfare. wellbeing. luxury. affluence. comfort gönenç.
-
Easy circumstances. prosperity. welfare. affluence and ease. affluence. boom. comfort. easy street. high living. milk and honey. physical comfort. weal. well being.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|