Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > başı bütün nedir, başı bütün ne demek, başı bütün anlamı (başı bütün nnd)

başı bütün nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






Bu kelime tam olarak bulunamadı, belki aşağıdaki(ler) işinize yarayabilir:

Bu kelimeyi ekleyerek katkıda bulunabilirsiniz.

bütün

  1. Eksiksiz, tam
    Örnek: Güller bütün güller bu sabah / Bir ağızdan şarkı söyler gibi açıyor her bahçede. N. Cumalı
  2. Çok sayıdaki varlık ve nesnelerin hepsi
    Örnek: Bütün civar köylerde onu sevmeyen yoktu. Y. K. Karaosmanoğlu
  3. Bozuk olmayan (para).
  4. Parçalanmamış.
  5. Birlik, tamlık
    Örnek: Şiirde bir bütünün lüzumuna inananlar bile mısralar arasında birtakım aralıklar kabul eder. O. V. Kanık
  6. Tümel niceleyicinin Türkçe'deki bir karşılığı.
  7. Eksiksiz, tüm.
  8. (en) Whole. entire. complete. total. all. every. solid. undivided. gross. all-out. aggregate. clear. continuum. out-and-out. round. sheer. unbroken. utter. one and only. the whole. the total. entire. gross. totality. complement. holo-. omni-. pan-. all ov.
  9. (en) Aggregate. all. entire. entirety. grand. intact. total. whole.
  10. (en) Whole.

eksiksiz (nedir ne demek)

  1. Eksiği olmayan, tam, tamam.
  2. Tam olarak
    Örnek: Verdiği emirler, on, on beş dakika içinde bütün Ege bölgesinde duyuluyor, eksiksiz uygulanıyordu. N. Cumalı
  3. İyi, namuslu, temiz.
  4. (en) Complete. perfect. solid. consummate. factual. thoroughgoing. thorough. without defect. in full.
  5. (en) Complete. consummate. definitive. exhaustive. perfect. thorough. true. unabridged. watertight. completely. perfectly.
  6. (en) Complete. perfect. absolute. accurate. definitive. in full force. intact. resounding. unexpurgated.

tam  US UK (nedir ne demek)

  1. Eksiksiz, kesintisiz
    Örnek: Tam iki saat yalandan tamirle uğraştım. A. Gündüz
  2. Bütün, tüm.
  3. Zaman ve yer için anlamı kesinleştirir
    Örnek: Bohçasını aldı, tam çıkacaktı... Ö. Seyfettin
  4. Uygun olarak, tıpkı, aynı.
  5. Sırasında, anında
    Örnek: Tam mağazaya gireceğim zaman arkamdan bir ses geldi. Ö. Seyfettin
  6. Gerçek, ehliyetli, yetkin, kusursuz
    Örnek: Reşit Galip tam bir idealist gibi öldü. O. S. Orhon
  7. Amerikan doları.
  8. Bk. belgin
  9. (en) Complete. full. whole. entire. just. exact. precise. perfect. integral. absolute. accurate. true. trueborn. very. accomplished. all-out. blank. clear. consummate. correct. dead. downright. engrained. even. factual. implicit. ingrained. intact. intima.
  10. (en) Absolute. accurate. bang. complete. consummate. crass. dead. definitive. direct. due. entire. exact. exactly. finished. flat. good. grand. graphic. immaculate. implicit. intact. just. literal. literally. outright. particular. perfect. positive. precise. precisely. prompt. proper. regular. sharp. square. strict. total. true. truly. unabridged. unadulterated. undivided. unqualified. unrelieved. utter. veritable. very. completely.
  11. (en) A woolen cap of Scottish origin.
  12. (en) Complete. full. perfect. whole. absolute. on the button. consummate. correct. direct. directly. entire. exact. exactly. express. implicit. mathematical. orthodox / adj. outright payment. precise. proper. resounding. ripe. solid. stark. strict. thorough. t.
  13. (en) Early Fon of Bum. abbr Test and Administration Manual.
  14. (en) Total Available Market.
  15. (en) Telecommunications Automation Model.
  16. İskoç beresi

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük