|
Bu kelime tam olarak bulunamadı, belki aşağıdaki(ler) işinize yarayabilir:
Bu kelimeyi ekleyerek katkıda bulunabilirsiniz.
kara
-
Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak
Örnek:
Havamız da, karamız da, denizlerimiz de kirli olduğuna göre... H. Taner
-
En koyu renk, siyah, ak, beyaz karşıtı.
-
Bu renkte olan
-
Esmer.
-
Kötü, uğursuz, sıkıntılı
-
Yüz kızartıcı durum, leke.
-
İftira.
-
Kara renk; üzerine düşen bütün ışığı soğuran cisimlerin rengi.
-
En koyu renk, siyah.
-
Zenci, esmer.
-
Black. dark. overland. sable. territorial. sooty. earth. ground. ivory-black. land. sable. shore. smut. terra firma. nigr-.
-
Black. blot. mainland. shore. land. territorial. terrestrial.
-
Black and dry land. shore continent. biosphere. black. earth.
-
Iron Bracelet. -working; -producing; -energetic.
-
S steel bangle worn on the right wrist by Sikhs. 'China'. empty of China.
-
Empty.
-
black
-
noir
-
Örtüsü olan
Örnek:
Orta yaşlı, başı örtülü bir kadın yanımda duruyor. R. H. Karay
-
Örtülmüş, bir şey ile kaplanmış
Örnek:
Yerler yemyeşil ve ıslak bir çimenle örtülü. A. Haşim
-
Açıklama yapmadan, kapalı olarak, müphem.
-
Covered. veiled. wrapped. under cover. covert. buried. masked. shut. clad. coated. mantled. muffled. submerged. submersed. thick with.
-
covert.
-
İmplicit. covered. veiled. shut. closed. hidden. hushed up. concealed.
bölüm(nedir ne demek)
-
Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım
Örnek:
Asıl yalıya bitişik bir binada, belki de eski selamlık bölümünde idiler. R. H. Karay
-
Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon.
-
Çağ, devir
Örnek:
O gün edebiyat tarihinde hecenin beş şairi diye bir bölüm açanların üçü orada tanıştılar. Y. Z. Ortaç
-
Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik.
-
Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman.
-
Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı.
-
Bir kamu kurumunun tüm görevlerini parça parça yapan iş yerlerinin ayrı ayrı her birinin adı.
-
Bir filmde birkaç ayrımdan oluşan, konunun ana parçalarından birini ortaya koyan bölük.
-
Bk. ayrım
-
Filumların bir araya gelmesiyle teşekkül eden, canlıların sınıflandırılmasında kullanılan bir terim. Divizyo.
-
Yazmaların kendi içinde bölünebildiği büyük ayırımlardan her biri.
-
part
-
Section. chapter. part. category. division. class. department. instalment. installment. cantle. compartment. desk. episode. fraction. fragment. portion. segment. septum. sequence. side. squad.
-
Bay. branch. breakup. contingent. department. fraction. instalment. leg. movement. part. passage. portion. proportion. quotient. section. segment. segmentation. side. division. chapter.
-
Chapter. division. quotient. section. part. division. portion. bay. block. book. branch. catch. category. department. episode. instal l ment. office. paying department. piece. repartition. rubric. segment.
-
division
-
office
-
TV
-
Partie, épisode
-
division
-
Local, bureau d'une administration
-
Dividere: bölmek
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|