|
bütün
-
Eksiksiz, tam
Örnek:
Güller bütün güller bu sabah / Bir ağızdan şarkı söyler gibi açıyor her bahçede. N. Cumalı
-
Çok sayıdaki varlık ve nesnelerin hepsi
Örnek:
Bütün civar köylerde onu sevmeyen yoktu. Y. K. Karaosmanoğlu
-
Bozuk olmayan (para).
-
Parçalanmamış.
-
Birlik, tamlık
Örnek:
Şiirde bir bütünün lüzumuna inananlar bile mısralar arasında birtakım aralıklar kabul eder. O. V. Kanık
-
Tümel niceleyicinin Türkçe'deki bir karşılığı.
-
Eksiksiz, tüm.
-
Whole. entire. complete. total. all. every. solid. undivided. gross. all-out. aggregate. clear. continuum. out-and-out. round. sheer. unbroken. utter. one and only. the whole. the total. entire. gross. totality. complement. holo-. omni-. pan-. all ov.
-
Aggregate. all. entire. entirety. grand. intact. total. whole.
-
Whole.
eksiksiz (nedir)
-
Eksiği olmayan, tam, tamam.
-
Tam olarak
Örnek:
Verdiği emirler, on, on beş dakika içinde bütün Ege bölgesinde duyuluyor, eksiksiz uygulanıyordu. N. Cumalı
-
İyi, namuslu, temiz.
-
Complete. perfect. solid. consummate. factual. thoroughgoing. thorough. without defect. in full.
-
Complete. consummate. definitive. exhaustive. perfect. thorough. true. unabridged. watertight. completely. perfectly.
-
Complete. perfect. absolute. accurate. definitive. in full force. intact. resounding. unexpurgated.
-
Eksiksiz, kesintisiz
Örnek:
Tam iki saat yalandan tamirle uğraştım. A. Gündüz
-
Bütün, tüm.
-
Zaman ve yer için anlamı kesinleştirir
Örnek:
Bohçasını aldı, tam çıkacaktı... Ö. Seyfettin
-
Uygun olarak, tıpkı, aynı.
-
Sırasında, anında
Örnek:
Tam mağazaya gireceğim zaman arkamdan bir ses geldi. Ö. Seyfettin
-
Gerçek, ehliyetli, yetkin, kusursuz
Örnek:
Reşit Galip tam bir idealist gibi öldü. O. S. Orhon
-
Amerikan doları.
-
Bk. belgin
-
Complete. full. whole. entire. just. exact. precise. perfect. integral. absolute. accurate. true. trueborn. very. accomplished. all-out. blank. clear. consummate. correct. dead. downright. engrained. even. factual. implicit. ingrained. intact. intima.
-
Absolute. accurate. bang. complete. consummate. crass. dead. definitive. direct. due. entire. exact. exactly. finished. flat. good. grand. graphic. immaculate. implicit. intact. just. literal. literally. outright. particular. perfect. positive. precise. precisely. prompt. proper. regular. sharp. square. strict. total. true. truly. unabridged. unadulterated. undivided. unqualified. unrelieved. utter. veritable. very. completely.
-
A woolen cap of Scottish origin.
-
Complete. full. perfect. whole. absolute. on the button. consummate. correct. direct. directly. entire. exact. exactly. express. implicit. mathematical. orthodox / adj. outright payment. precise. proper. resounding. ripe. solid. stark. strict. thorough. t.
-
Early Fon of Bum. abbr Test and Administration Manual.
-
Total Available Market.
-
Telecommunications Automation Model.
-
Iskoç beresi
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|