Nedir Ne Demek Sözlük
Ana Sayfa > bölge denetimi nedir, bölge denetimi ne demek, bölge denetiminin anlamı (bölge denetimi nnd)

bölge denetimi nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.








bölge denetimi

  1. Yapıda, ısınma koşullarını aynı bölümlere ayırıp, herbirini ayrı ayrı denetleme yöntemi.

bölge (nedir)

  1. Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka
    Örnek: Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, seçildikleri bölgeyi veya kendilerini seçenleri değil, bütün Milleti temsil ederler. Anayasa
  2. Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye.
  3. 1- Bir kentin, bilinçli bir belgeleme yöneltisinin sonucu olarak, işleyim, tarım, konut, yönetim, tecim vb. işlevleri için, düzentasarında ayrılmış alanlardan herbiri. 2 - Bir ülkenin, doğal özellikleri, nüfus yapısı, kaynakları, çıkarları açısından türdeşlik gösteren, bir bütün olarak tasarlanmasında yarar görülen bölümü.
  4. (en) Area. zone. region. district. division. section. belt. circumscription. climate. corner. department. latitude. phase. precinct. quarter. sector. sky. territory. tract. ward. parts.
  5. (en) Area. belt. country. district. latitudes. parish. place. precinct. quarter. region. section. sector. ward. zone.
  6. (en) Region. zone. area. belt. circumscription. clime. closet. denuclearize. dispensation. district. locale. precinct. section. sector. tract. ward.
  7. (en) Region, zone
  8. (fr) Région, zone

denetim (nedir)

  1. Denetleme
    Örnek: Din ve ahlak eğitim ve öğretimi devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Anayasa
  2. Denetlik yardımıyla görüntünün ya da sesin niteliğini izleme işi.
  3. Bk. denetleme
  4. Eğitim ve öğretim çalışmalarının yürürlükteki yasa, tüzük, yönetmelik ve genelgelere göre yapılıp yapılmadığının incelenmesi, yoklanması ve soruşturulması işi.
  5. (en) [İng.monitoring
  6. (en) Control. check. test. audit. review. superintendence. governance. discipline.
  7. (en) Charge. check. control. inspection. supervision. audit. censure. censorship.
  8. (en) Supervision. check. inspection. auditing. control. audit.
  9. (en) Inspection
  10. (en) Auditing, control
  11. (al) Kontroll, Betriebsaufsicht, Überwachung
  12. (fr) Contrôle

denetleme (nedir)

  1. Bir görevin yolunda yürütülüp yürütülmediğini anlamak için yapılan araştırma, denetim, bakı, teftiş, murakabe, kontrol.
  2. Denetlemek işi.
  3. Bir oyunun yürürlükteki yasalara ve geleneklere aykırı olup olmadığını anlamak için yapılan inceleme. bk. sıkıdenetim.
  4. Bir filmin, yürürlükteki yasalara aykırı yönü ya da sakıncaları olup olmadığını anlamak amacıyla, kamuya sunulmadan önce, ilgililerce yapılan inceleme.
  5. (en) Censorship, scissor (a.)
  6. (en) Inspection. auditing. checking. supervision. check. inspectorship.
  7. (en) Reappraisal. inspection. supervision.
  8. (en) Auditing. supervision. inspection. control.
  9. (en) Inspection
  10. (al) Zensur, Filmzensur, Kontrolle, Filmkotrolle
  11. (fr) Censure, contrôle (de film)
  12. (fr) Inspection

yapı (nedir)

  1. Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina.
  2. Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme.
  3. Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür
    Örnek: Yapısı sağlam, güzel bir erkekti. Y. Z. Ortaç
  4. Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür.
  5. Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün.
  6. Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür.
  7. Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat.
  8. Kayaçların ve onların oluşturdukları katmanlarında yerkabuğu içindeki düzeni, durumu.
  9. (en) Structural. architecture. being. blood. build. building. chemistry. composition. conformation. constitution. construction. contexture. corpus. disposition. edifice. erection. fabric. fiber. fibre. form. frame. framework. habit. habit of body. make. m.
  10. (en) Build. building. constitution. construction. disposition. erection. make. structure. temperament. vein. edifice. edifice bina. structure strüktür. fabric. configuration. conformation. build.
  11. (en) Structure. build. building. constitution. construction. make. edifice. constructing. physique. frame. origin. conformation. fabric. fibre. framing. make up. making. texture.
  12. (en) Structure
  13. (fr) Structure

ısınma (nedir)

  1. Isınmak işi.
  2. Güreşten önce yapılan gövde eylemleri.
  3. (en) Heating. warming. heating. tune-up. calefaction. heat. practice. thaw. warm. warmup.
  4. (en) Heating. warming. tune-up. calefaction. heat. practice. thaw. warm. warmup.
  5. (en) Warming. becoming warm. warmup.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  İletişim

© NND Sözlük (Nedir Ne Demek Sözlük)