Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > bütçe doğrusu nedir, bütçe doğrusu ne demek (bütçe doğrusu nnd)

bütçe doğrusu nedir, bütçe doğrusu ne demek?

bütçe doğrusu

  1. Neoklasik tüketici dengesi çözümlemesinde kullanılan, iki mallı bir modelde fiyatların veri olduğu varsayımı altında, tüketicinin gelirinin tümünü harcaması koşuluyla satınalabileceği mal bileşimlerinin geometrik yeri.
  2. (en) Budget line.

bütçe (nedir ne demek)

  1. Devletin, bir kuruluşun, bir aile veya bir kimsenin gelecekteki belirli bir süre için tasarladığı gelir ve giderlerinin tümü
    Örnek: Düğün sahibinin bütçesi ne kadar dar ve mütevazı olursa olsun, hokkabaz şarttı. S. Ayverdi
  2. Devlet ve öteki kuruluş veya toplulukların belirli bir dönem içindeki gelir ve giderlerinin oranlama niceliklerini önceden belirleyen, onaylayan ve bu işlemlerin yapılmasına izin veren kanun veya karar.
  3. Devletin gelecek dönem içinde elde edeceği gelirlerle, yapacağı giderleri bir arada gösteren belge. krş. genelbütçe, konsolidebütçe, mahalli idarelerbütçesi, katmabütçe
  4. İşletmelerin gelecekte belirli bir dönemde gerçekleşmesini öngördükleri gelir ve giderlerin karşılıklı tahminlerini içeren cetvel.
  5. Hanehalkının gelir ve harcamaları. krş. tüketicibütçesi
  6. Bk. ödeneklik
  7. Bk. geçinge
  8. (en) Budget.
  9. (en) Supply.
  10. (en) İncome.
  11. (en) The estimates.

ödeneklik (nedir ne demek)

  1. Devletin, ilin ya da bir kuruluşun, bir aile ya da kişinin gelecekteki belirli bir süre için tasarladığı gelir ve giderlerini çeşit ve ayrıntılarıyle gösteren çizelge,
  2. Devlet ve öteki kamu kişileri ile tüm kurum ve toplulukların belirli bir dönem içindeki gelir ve giderlerinin oranlama niceliklerini önceden saptayan, onaylayan ve bu işlemlerin yapılmasına izin veren yasa ya da karar.
  3. Belirli bir dönem için önceden oranlanan gelir ve gider çizelgesi.
  4. (en) Budget.
  5. (fr) Budget

doğrusu (nedir ne demek)

  1. Gerçeği söylemek gerekirse, gerçek şu ki
    Örnek: Doğrusu ilk Türkçeleşme denemeleri de zevksizdirler. F. R. Atay
  2. (en) İn fact.
  3. (en) Actually.
  4. (en) As a matter of fact.
  5. (en) Honestly.
  6. (en) To tell the truth.
  7. (en) İn all conscience.
  8. (en) Frankly speaking.
  9. (en) Strictly speaking.
  10. (en) The straight of it.
  11. (en) Frankly.
  12. (en) Honest.
  13. (en) İndeed.
  14. (en) İn sooth to say.
  15. (en) Strictly.
  16. (en) Verily.
  17. (en) Of a verity.
  18. (en) The truth of the matter.
  19. (en) To speak honestly.

doğru (nedir ne demek)

  1. Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı.
  2. Gerçek, yalan olmayan.
  3. Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun
    Örnek: Bunları sana şimdiden söylemek daha doğrudur. A. Gündüz
  4. Gerçek, hakikat
    Örnek: Söyleyin doğrusunu, siz insanoğlunun ahlaklı olabileceğine inanmıyorsunuz. N. Ataç
  5. İki nokta arasındaki en kısa çizgi.
  6. Yanlışsız, eksiksiz.
  7. Hiçbir yöne sapmadan, dosdoğru, doğruca.
  8. Yakın, yakınlarında
    Örnek: Şafağa doğru otomobil sesi duyuldu. F. R. Atay
  9. Gerçeğe uygun olan.
  10. (Mantıkta) Düşünme yasalarına uygun olan.
  11. Akla, mantığa uygun.
  12. Dürüst, namuslu, ahlaklı.
  13. (en) Correct.
  14. (en) True.
  15. (en) Right.
  16. (en) Exact.
  17. (en) Accurate.
  18. (en) Proper.
  19. (en) Authentic.
  20. (en) Honest.
  21. (en) Fair.
  22. (en) Truthful.
  23. (en) Straight.
  24. (en) Direct.
  25. (en) Above-Board.
  26. (en) Faithful.
  27. (en) Guileless.
  28. (en) Just.
  29. (en) Orthodox.
  30. (en) Righteous.
  31. (en) Sincere.
  32. (en) Spot-On.
  33. (en) Square.
  34. (en) Upstanding.
  35. (en) Through.
  36. (en) Thru.
  37. (en) Thro.
  38. (en) Aboveboard.
  39. (en) Base.
  40. (en) Becoming.
  41. (en) Fitting.
  42. (en) Mathematical.
  43. (en) Precise.
  44. (en) Upright.
  45. (fr) Vrai
  46. (la) Verus

neoklasik (nedir ne demek)

  1. (en) [neoklasik] adj. neoclassical.
  2. (en) Neoclassical.

tüketici (nedir ne demek)

  1. Mal ve hizmetlerden yararlanan, satın alıp kullanan, tüketen kimse, yoğaltıcı, müstehlik, üretici karşıtı
    Örnek: Devlet tüketicileri koruyucu ve aydınlatıcı tedbirler alır. Anayasa
  2. Bitiren, mahveden.
  3. Mal ve hizmetleri doğrudan doğruya kullanarak gereksinimlerini karşılayan iktisadi karar birimi.
  4. Ototrof organizmaların ürettiği kaynakları tüketen heterotrof organizmalar.
  5. (en) Consumer müstehlik.
  6. (en) Enjoyer.
  7. (en) Depletory.
  8. (en) Consumer.
  9. (en) User.
  10. (en) Consuming.
  11. (en) Exhausting.
  12. (fr) Consommateur

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.009