Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > büyük kaya sıvacı kuşu nedir, büyük kaya sıvacı kuşu ne demek, büyük kaya sıvacı kuşuun anlamı (büyük kaya sıvacı kuşu nnd)

büyük kaya sıvacı kuşu nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






Bu kelime tam olarak bulunamadı, belki aşağıdaki(ler) işinize yarayabilir:

Bu kelimeyi ekleyerek katkıda bulunabilirsiniz.

büyük

  1. Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), küçük karşıtı
    Örnek: Büyük ağaçların altında, gazinoya doğru gidiyoruz. Y. Z. Ortaç
  2. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram)
    Örnek: Büyük bir cevap sıkıntısı geçirdikten sonra itiraf etti. P. Safa
  3. Niceliği çok olan
    Örnek: Benim büyük kalabalıklara karşı ürkekliğim vardır. R. N. Güntekin
  4. Üstün niteliği olan
    Örnek: Molière büyük adammış, yeryüzüne gelmiş kişilerin en büyüklerinden biri. N. Ataç
  5. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş
    Örnek: Büyüklerin yanında sesim çıkmazdı. S. F. Abasıyanık
  6. Önemli
    Örnek: Ömrünün tek ve büyük oyunu bitmişti. T. Buğra
  7. Alman mastı.
  8. (en) Big. large. wide. grand. enormous. great. almighty. long. high. major. maxi. elder. older. ample. bulky. capacious. capital. cyclopean. no end. no end of. exalted. extended. handsome. healthy. keen. large-scale. magniloquent. mighty. precious. rousin.
  9. (en) Ample. big. bulky. colossal. considerable. crying. dire. edifice. expansive. extensive. grand. great. huge. large. legend. major. massive. prize. redoubtable. stupendous. substantial. sumptuous. tremendous. untold. voluminous. walloping. widely.
  10. (en) Major. big. great. large. old. senior. grand. wide. huge. giant. full grown. capital. cyclopean. macro. mega. coarse. outsized. adult. jumbo. monumental. mammoth. large-scale. mighty. main. large-size. heavy. vast. acute. ample. blockbuster. considerable.

kaya (nedir ne demek)

  1. Büyük ve sert taş kütlesi
    Örnek: Dört tarafı su ile çevrili bir kayadır, bir adacık. R. H. Karay
  2. Kayaç.
  3. Büyük ve sert taş kütlesi.
  4. (en) rock.
  5. (en) Rock cliff. rock precipice. palisade. rock.

sıvacı (nedir ne demek)

  1. Duvarları sıvayan kimse.
  2. (en) Plasterer. puddler.
  3. (en) plasterer.

boyut (nedir ne demek)

  1. Bir cismin herhangi bir yöndeki uzantısı.
  2. Nitelik, genişlik, kapsam
    Örnek: Macarların kukla tiyatrosunu seyrederken de aynı inanılmaz boyutlara vardığını görmüştüm. H. Taner
  3. Durum
    Örnek: Yeni boyutlar, düşünme olanakları kazandığımı sanarak ayrıldım tiyatrodan. N. Cumalı
  4. Doğruların, yüzeylerin veya cisimlerin ölçülmesinde ele alınan üç doğrultudan uzunluk, genişlik ve derinlikten her biri, buut.
  5. (en) Dimension. size. format. extent. dimensions.
  6. (en) Dimension. size. extent.
  7. (en) Dimension. size.

daha(nedir ne demek)

  1. Şimdiye kadar, henüz.
  2. Var olana, elde bulunana ek olarak, olana katarak
    Örnek: Bir kızım daha olsaydı, adını Meliha koyardım. P. Safa
  3. Kendisinden sonra üçüncü kişi iyelik eki alan bir sıfatla birlikte sözü edilen konuda en önemli durumu belirtmek için kullanılan bir söz.
  4. Bundan başka, bunun dışında
    Örnek: Daha çiçekleri de sulayacağım. H. Taner
  5. (en) Any. more. over. yet. still. any. only. plus.
  6. (en) Any. more. over. yet. still. only. plus. else. further.
  7. (en) Yet. so far. until now. still. only. more. in addition. else.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük