|
büyük aile
-
Büyük baba, büyük anne ile bunların evli oğullarından, gelinlerinden ve çocuklarından oluşan aile.
-
Büyükbaba ve büyük anne ile evli oğullarının, bunların karılarının ve çocuklarının birlikte oluşturdukları, aynı zamanda geniş aile diye de adlandırılan toplumsal ve ekonomik birlik.
-
Extended family
-
Famille large
-
Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), küçük karşıtı
Örnek:
Büyük ağaçların altında, gazinoya doğru gidiyoruz. Y. Z. Ortaç
-
Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram)
Örnek:
Büyük bir cevap sıkıntısı geçirdikten sonra itiraf etti. P. Safa
-
Niceliği çok olan
Örnek:
Benim büyük kalabalıklara karşı ürkekliğim vardır. R. N. Güntekin
-
Üstün niteliği olan
Örnek:
Molière büyük adammış, yeryüzüne gelmiş kişilerin en büyüklerinden biri. N. Ataç
-
Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş
Örnek:
Büyüklerin yanında sesim çıkmazdı. S. F. Abasıyanık
-
Önemli
Örnek:
Ömrünün tek ve büyük oyunu bitmişti. T. Buğra
-
Alman mastı.
-
Big. large. wide. grand. enormous. great. almighty. long. high. major. maxi. elder. older. ample. bulky. capacious. capital. cyclopean. no end. no end of. exalted. extended. handsome. healthy. keen. large-scale. magniloquent. mighty. precious. rousin.
-
Ample. big. bulky. colossal. considerable. crying. dire. edifice. expansive. extensive. grand. great. huge. large. legend. major. massive. prize. redoubtable. stupendous. substantial. sumptuous. tremendous. untold. voluminous. walloping. widely.
-
Major. big. great. large. old. senior. grand. wide. huge. giant. full grown. capital. cyclopean. macro. mega. coarse. outsized. adult. jumbo. monumental. mammoth. large-scale. mighty. main. large-size. heavy. vast. acute. ample. blockbuster. considerable.
-
Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik.
-
Karı, koca ve çocuklardan oluşan topluluk
Örnek:
En büyük cevizin altını kalabalıkça bir aile kaplamıştı. O. C. Kaygılı
-
Aynı soydan gelen veya aralarında akrabalık ilişkileri bulunan kimselerin tümü
-
Birlikte oturan hısım ve yakınların tümü.
-
Eş, karı.
-
Aynı gaye üzerinde anlaşan ve birlikte çalışan kimselerin bütünü.
-
Temel niteliği bir olan dil, hayvan veya bitki topluluğu.
-
Ortak özellikleri olan matematiksel nesneler kümesi. (Örneğin yüzeylerailesi, operatörlerailesi gibi.)
-
Canlıların sınıflandırılmasında benzer cinslerin meydana getirdiği grup anlamında kullanılan terim.
-
Family. domestic. family. stirpes. relations. stirps. brood. kin. next of kin. menage.
-
Family. house. kindred. wife. domestic.
-
Family. wife. house. household. people.
-
family
-
famille
-
Dede.
-
gramps.
-
Çocuğun dünyaya gelmesinde etken olan erkek
Örnek:
Türk babanın ve Türk ananın çocuğu Türktür. Anayasa
-
Çocuğu olmuş erkek, peder.
-
Kazılarda çıkarılan toprağın miktarını hesaplayabilmek için yer yer bırakılan toprak dikme.
-
Çatı merteği.
-
Bir ülkeye veya bir topluluğa yararlı olmuş kimse.
-
Anlayışlı, iyi huylu erkek.
-
Silah kaçakçılığı, kara para aklama ve uyuşturucu madde ticareti vb. kirli ve gizli işler yapan çetenin başı.
-
Koruyucu, babalık duyguları ile dolu kimse.
-
(Mimarlık) Mahya kirişini dikey olarak alttan tutan kalın, kare kesitli kerestelerden her biri. a. bk. çatı.
-
Özellikle dört ayaklı hayvanlar için kullanılan, bir hayvanın ebeveynlerinden erkek olanına verilen ad.
-
Father. daddy. dad. papa. pa. pater. pop. old man. the old man. goodman. governor. the governor. guv. guvnor. senior. sire. begetter.
-
Dad. daddy. father. pa. papa. pop. poppa. bollard. newel post. very good. great. very difficult.
-
A kind of plum cake. a small cake leavened with yeast.
-
Father. venerable old man. upright post of a staircase. knob. post. snubbing post. boss. timberhead. king post. crown post. pillar post. broachpost. corner post. bitt. male. begetter. governor. head post. papa. patronymic. pop.
-
A term of affection for a Saint or holy man. a term of affection for a saint or holy man meaning 'father'.
-
Religious master or father; term of respect. a small cake leavened with yeast.
-
king-post
-
sire
-
poinçon
-
Antik Sümerli bir Tanrıça
-
Çocuğunu dünyaya getiren kadın, ana, valide.
-
Yavrusu olan dişi hayvan.
-
Maternal. mother. mama. mom. mummy. ma. mam. mamma. mammy. mater. maw. mum. old woman. old lady.
-
Ma. mama. mammy. mom. momma. mother. mum. mummy. mommy.
-
Mother. lady. ma. mama mamma. old lady. old women.
-
Sister Anne Sister of Fatima, the seventh and last of Bluebeard's wives.
-
Women in labor, Cabinet Makers, Horsemen, Housekeepers, Housewives.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|