|
büyük abdest
-
Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), küçük karşıtı
Örnek:
Büyük ağaçların altında, gazinoya doğru gidiyoruz. Y. Z. Ortaç
-
Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram)
Örnek:
Büyük bir cevap sıkıntısı geçirdikten sonra itiraf etti. P. Safa
-
Niceliği çok olan
Örnek:
Benim büyük kalabalıklara karşı ürkekliğim vardır. R. N. Güntekin
-
Üstün niteliği olan
Örnek:
Molière büyük adammış, yeryüzüne gelmiş kişilerin en büyüklerinden biri. N. Ataç
-
Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş
Örnek:
Büyüklerin yanında sesim çıkmazdı. S. F. Abasıyanık
-
Önemli
Örnek:
Ömrünün tek ve büyük oyunu bitmişti. T. Buğra
-
Alman mastı.
-
Big. large. wide. grand. enormous. great. almighty. long. high. major. maxi. elder. older. ample. bulky. capacious. capital. cyclopean. no end. no end of. exalted. extended. handsome. healthy. keen. large-scale. magniloquent. mighty. precious. rousin.
-
Ample. big. bulky. colossal. considerable. crying. dire. edifice. expansive. extensive. grand. great. huge. large. legend. major. massive. prize. redoubtable. stupendous. substantial. sumptuous. tremendous. untold. voluminous. walloping. widely.
-
Major. big. great. large. old. senior. grand. wide. huge. giant. full grown. capital. cyclopean. macro. mega. coarse. outsized. adult. jumbo. monumental. mammoth. large-scale. mighty. main. large-size. heavy. vast. acute. ample. blockbuster. considerable.
-
Müslümanların, bazı ibadetleri yapabilmek için belli bir düzen içerisinde bazı organları yıkayıp bazılarını mesh etme yoluyla yaptıkları arınma.
-
İdrar ve dışkı yapma.
-
Purification by washing the hands before prayer; a Mohammedan rite.
-
Ritual ablution.
-
Sindirim sonunda anüs yoluyla dışarıya atılan besin artığı, kazurat.
-
Sindirim kanalından dışarı atılan besin artıkları.
-
Sindirim kanalının sonundan dışarı atılan, sindirilmemiş madde veya artık.
-
Faeces. excrement. faecal matter. rejection. dejection. evacuation. excreta. excretion. rejectamenta. stool. turd.
-
Excrement. excreta. faeces. slag. stool. feces. stool kazurat.
-
Feces. excrement. excreta. excretion. faeces feces. offal. ordure. scoria. shit. stool.
-
Excreta, faeces
-
Faeces, stool
-
Excreta, matière fécale, faeces
-
cloaca:dışkı
kaka
(nedir ne demek)
-
Çocuk dilinde dışkı.
-
Çocuk dilinde kötü, çirkin.
-
Excrement. dejection. evacuation. excreta. faecal matter. faeces. rejectamenta. stool.
-
Excrement. faeces. dirty. bad.
-
A New Zealand parrot of the genus Nestor, especially the brown parrot.
-
Excrement. dirty. filthy. bratty. turd.
-
Yeni zelanda papağanı
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|